İki yılda bir düzenlenen ve hatta “uluslar arası” bir kimliğide olan İstanbul Auto Show, bu hafta kapılarını açıyor. Amerikalılardan Çinlilere, dünyanın neredeyse tüm markaları, CNR salonlarının hepsini tıka basa yepyeni modelleriyle dolduracak. Yeni donanım ve motor versiyonlarıyla birlikte 150’den fazla yenilikle karşılaşacak olan fuar ziyaretçileri, yarım milyon liralık Aston Martin’lerden Lamborghini’lere, dev Mercedes’lerden en güçlü BMW’lere rüyalarının otomobillerine dokunabilecekler. Fakat, bu imrenilen otomobillerden kaç adet satılabiliyor? Kaç kişi rüyalarına kavuşabiliyor?.. Keyifsiz geçen son iki yıldan sonra bu fuarla birlikte sıkıntılı günlere veda edecek olan otomobil sektörümüz, 2010 yılı başından bu yana devam eden rekor satışlarını daha yüksek zirvelere taşımaya çalışacak. Ancak, bu yüksek hedeflerin yarım milyon liralık otomobillerle gerçekleşmesinin mümkün olmadığı malum. Son 10 yıldır olduğu gibi Türkiye’nin en çok satılan modellerini Symbol veya Accent gibi B segmenti sedanlar oluşturuyor. Çünkü, çoğunluk ancak bu otomobilleri satın alabiliyor. Türkiye’nin halen gelişmekte olan bir pazar olduğu unutulmamalı! Sadece büyük şehirlerin değil, Anadolu’nun ihtiyacı olan otomobillerin çeşitliliğine bakmamız gerekiyor. Fuarda, aynı Paris, Cenevre veya Frankfurt otomobil fuarlarında olduğu gibi, elektrikli otomobillere doğru yolculuğun realiteye en yakın örneklerini de göreceğiz. Hibrit otomobiller için siparişler alınacak, elektrikli otomobiller için filo satış sözleşmeleri imzalanacak. Bu da pazarın zenginliğinin arttırılması açısından çok önemli. Fakat, yine söylemek zorundayız; halk, bunlarla ilgilenmiyor! Genel müşteri kitlesi, halen, satın alabileceği ekonomik ve güzel yeni modelleri arıyor! O sebeple, İstanbul Auto Show’un yıldız otomobilini bir süper Porsche ya da ultra lüks bir Bentley olarak ilan etmek, kesinlikle hatalı bir karar olacak! İstanbul Auto Show’un yıldız otomobili, bir yeni küçük sedan seçeneği olmalı! Keşke, Toyota’nın bahsettiği Yaris Sedan, Mazda’nın 2 modelinin ve yeni Ford Fiesta’nın sedan versiyonu, artık modernleşmesi ve kalite seviyesinin yükselmesi gereken bir veya birkaç Çinli ya da Hyundai’nin yeni Accent’i gibi fiyatları 30 bin liraları aşmayacak alternatifler de gelse, piyasanın gerçek yıldızları olan B segmenti sedan zenginliğine başka renkler kazandırsalar! Türkiye’de otomobil pazarının hafif ticari araçlarla birlikte sahip olduğu 700.000 adetlik hacmin ancak halkın genelinin ihtiyacı olan ekonomik otomobillerle 1.000.000 sınırını aşabileceğini, aklımızdan hiç çıkarmasak!.. Sanıyorum, çok daha tutarlı ve mantıklı oluruz!