Bilindiği gibi Hyundai, ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada otomotiv devlerinin korkulu rüyası haline geldi. Pazardaki iddiasını her geçen gün biraz daha artıran Hyundai’nin, Avrupalı tüketicinin odaklandığı modelleri ile bestseller listelerinin en üstlerinde yer almaya başladı. İ ön eklentisi verilen modelleri ile (i10, i20,i30) Avrupa pazarlarında bomba etkisi yapan Hyundai, bu modelleri ile her türlü beklentiyi bir adım daha ileriye taşıyor. Yakalanan başarıların ardından sahip olduğu tüm ürün gamını Avrupalı kullanıcıların beğenisine göre yeniden tasarlayan Hyundai, bu kez karşımıza lüks modeli Genesis ile çıktı. Mercedes ve BMW gibi markalarla rekabet etmeyi hedefleyen Hyundai’nin bu atağı nasıl sonuçlanacak bilemiyoruz ama kullandığımız test otomobili her türlü sınavdan başarıyla sıyrıldı ve lüks araçlara kafa tutacağını ispatladı.Öncelikli olarak bu otomobilin görünümünün bize çok yabancı gelmediğini söylememiz gerekiyor. Alışkın olduğumuz Alman lüks otomobil tasarımlarına benzer bir yapıya sahip olan Genesis, güçlü ve kaliteli bir görünüm sunuyor. Bu nedenle ilk baktığınız anda, hedefinin son derece yüksek olduğunu anlıyorsunuz. Hyundai Tasarım Merkezi Baş Tasarımcısı Joel Piaskowski bu otomobil üzerinde çalışırken, asıl amaçlarının otomobil tutkunlarının rüyalarını süsleyecek bir tasarıma sahip olmasını sağlamayı amaçladıklarını dile getiriyor. Bizim hoşumuza gitse de Genesis, herkesin beğenisini kazanabilecek bir tasarıma sahip değil. Beklendiği gibi tasarım üst sınıflara ait, yani Genesis’i bu sınıftaki araçlarla karşılaştırmak gerekiyor. Heybetli yapısına rağmen dinamik görünen araçta asıl şov, sportif görünümle değil, yüksek kalite hissiyle yapılıyor. İşte bu özellik, Genesis’in teste önemli bir artı puanla başlamasını sağlıyor.