Dakar Rallisi dünyanın en
zorlu yarışlarından biri. Bu yarışta
bırakın finiş görmeyi, oraya
gitmek ve boy göstermek bile
başlı başına bir cesaret örneği.
Yarışın zorluğunun yanında
yaşanan terör olayları ile de sık
sık gündeme gelen Dakar Rallisi,
her açıdan büyük bir cesaret gerektiren
bir organizasyon.
Fakat son yıllarda yaşanan
terör olaylarının büyük etkisi ve
bazı takımların değişiklik istemi
ile Dakar Rallisi çok büyük değişikliklere
uğradı. Hatta Dakar
Rallisi’nin ruhu büyük bir değişim
gösterdi ve her yıl biraz daha
değişerek çok farklı bir organizasyon
olmaya başladı.
Bildiğimiz ve alıştığımız Dakar
Rallisi, Paris ve Dakar arasında
düzenlenen bir yarıştı. Bu bölgede
yer alan coğrafya üzerinde
düzenlenen yarışçılar, doğaya,
mekaniğe, teröre, birbirlerine
ve hatta kendilerine meydan
okuyarak finiş görmeye, en iyi
olmaya çalışırlardı.
Fakat son dönemlerde, yarışın
güzergahı başta olmak üzere
çok önemli değişimler ortaya
çıktı. Yarış bilindiği gibi bu yıl
Arjantin ve Şili arasında belirlenen
bir güzergahta gerçekleştirildi.
Tamam, bu güzergah
da oldukça zorluydu ama Dakar
ruhuna çok önemli bir darbe daha
indirilmiş oldu.
Yarışta bu yıl çok büyük bir
sürpriz yaşandı. Volkswagen
Touareg ile yarışan ekiplerin
damgasını vurduğu yarışta ilk üçsırayı bu araçla yarışan pilotlar
elde etti. Yarış sonunda Katarlı
pilot Nasser Al-Attiyah birinciliği
elde ederek, Dakar Rallisi’nde
birinci olan ilk Arap pilot
oldu.