Dünyanın en güzeli

lFisker fuar standının alanı o
kadar küçük ki, 100 m2 bile değil.
Var olan yere de ancak bir otomobil
sığıyor. Yanındaki bir konsol
ve bir küçük sohbet alanı burayı
doldurmaya yetiyor. Hoparlörlerden
yayılan kısık sesli müzik
ortamı sararken, gereksiz ışık
gösterileri veya mini etekli hosteslere
de gerek duyulmamış.
Standın tam ortasında yer alan yıldız
model, fazla şatafata da gerek
bırakmıyor zaten. Birden karşımıza
Henrik Fisker çıkıyor. Koyu
takım elbise ve beyaz gömleği ile
sakin ve kendinden emin olarak
neredeyse çevresine fark ettirmeksizin
bir anda beliriveriyor.
Otomobil ile ilgili tüm sorulara yanıt
verirken, aldığı övgüler karşısında
yüzünde kalıcı bir gülümseme
beliriyor. Aksansız İngilizcesiyle
bize, bu otomobilin Finlandiya’daki
üretim bandından
inen ilk Karma olduğunu söylüyor:
“Sonunda muradımıza erdik.
Artık hasat toplama vakti. Önümüzdeki
yaz aylarından hemen
önce dünyanın bu en güzel çevreci
otomobilini pazara sunacağız.”
“Büyük üreticilerin bizi hafife
alması çok hoşuma gidiyor”
Henrik Fisker için Los Angeles
Otomobil Fuarı, deyim yerindeyse
kendisini evinde hissettiriyor.
Çünkü firmanın merkezi, Melekler
Şehri’nin sadece bir kaç kilometre
güneyinde yer alıyor. Karma’nın
fuar alanındaki duruşu
Aston Martin’in çizgilerini hatırlattığı
gibi Maserati’yi de anımsatıyor.
Ön ızgara ise biraz BMW’yi
çağrıştırıyor. Karma’nın ruhu ise
Henrik Fisker’in geçmiş işverenlerinden
geliyor. Her ne kadar
Danimarkalı Fisker mükemmel
Almanca konuşuyor olsa da, tüm
röportajlarını İngilizce verirken
bizlere otomobil ile ilgili olarak,
teknolojinin tasarımı takip ettiğini
söylüyor. Fisker’e göre bu yüzyılda
lüks otomobil satmak isteyenlerin,
kendisine aşık ettirecek
şıklıkta araçlar üretmesi gerektiğine inanıyor. İşte bu görüş Fisker’in
ana ilkesini oluşturuyor.
Karoserin altındaki teknoloji
ise belli: Tabi ki elektrik motorları.
Arka aksın üzerine yerleştirilmiş
iki adet elektromotor güçlerini,
araca 80 km menzil sağlayan lityum-
iyon bataryalardan alıyor.
General Motors imzalı 2.0 litre hacimli
turbo beslemeli motor ise
menzile 400 km’lik ilave sağlıyor.
~Ana teknoloji Chevrolet Volt ile neredeyse
aynı olan bu plug-in hibrid,
Q-Drive adıyla karşımıza çıkıyor. Sistemin toplam güç çıkışı
ise 403 HP. Çekici bir tasarıma sahip
olan Karma’nın sürüş özelliklerinin
de görüntüsü kadar başarılı
olup olmadığını birkaç hafta
sonra öğreneceğiz. Beş metre
uzunluğa sahip bu dört kapılı
lüks otomobil Avrupa pazarlarında
90 bin Euro’nun biraz altında
fiyatlarla satılacak. Bu otomobille
Fisker, Mercedes, BMW, Audi
veya Porsche gibi otomobil dünyasının
devlerine resmen meydan
okuyor. Dev üreticiler tarafından
küçük görülmeleri Fisker’in
hoşuna gidiyor. Ayrıca rahatsız
edilmedikleri gibi yarışı
önde götürdüklerini de söylüyor ve
bu sayede Karma’nın yer alacağı
sınıfta önümüzdeki üç yıl boyunca
rakipsiz olacaklarına inanıyor.


Karma’ya böyle sahip olacaksınız


Karma ile ilgili dünya çapında üç bin adetten fazla sipariş bulunuyor.
Ön sipariş için 3800 Euro depozito yatırmak gerekiyor ve bu rakam
daha sonra alış fiyatından düşülecek. Almanya için Emil-Frey Grubu
ithalat ve servisi üstleniyor. Karma Almanya’nın sekiz büyük kentinde
hizmet verecek. Türkiye’ye ise markayı, aynı zamanda Çinli BYD’yi de
temsil eden BD otomotiv ithal edecek. HYPERLINK
“http://www.fisker-automobile.com” www.fisker-automobile.com
adresinden daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak mümkün.


Henrik Fisker kimdir?


47 yaşındaki Danimarkalı 1989 yılında BMW’nin tasarım
bölümünde işe başlayıp Z8’in çizimlerini yaptı. 2001’de Ford’a
geçti. Aston Martin için V8 Vantage modelini yarattı. 2005 ile 2007
yılları arasında bağımsız tasarımcı olarak çalıştı. Daha sonra
Fisker Automotive’in hem kurucusu, hem de sorumlusu oldu.

~Lüks Karma’yı 2012 sonunda
Nina projesi takip edecek

2011 yılında yaklaşık 10 bin
adet Karma üretim bantlarından
inecek. Bir sonraki yıl ise bu sayı
15 binlere çıkacak. Fisker’e göre
üretilen araçların yüzde 40’lık
kısmı Avrupa’ya ihraç edilecek. Bu
arada ihraç etme kavramının daaslında göreceli olduğunu belirtelim.
Karma’nın üretim yeri zaten
Finlandiya: Fin Valmet firması
bundan uzun bir süre önce Porsche’nin
modellerini monte ediyordu.
Pazarlama konusunda ise Fisker,
bu işin uzmanı bir firma olan
İ sviçreli Emil-Frey Grubu ile ortaklık
kurmuş durumda ve mart
ayında ilk araç İsviçre’de bir müşteriye
teslim edilecek.
Fisker’in Start-up şirketinin
aslında bu noktaya kadar gelmesi
uzun ve zorlu bir yolculuk anlamına
geliyordu. Şirket ilk fuar
aracını 2008 yılında bitirmiş, küresel
krizin ortaya çıkmasıyla beraber
maddi akışın sekteye uğraması
projenin ertelenmesine
neden olmuştu. Fisker’e göre bu
durumun açıklaması gayet basitti:
“Yeni bir şirket olarak bir geçmişinizin
olmaması, tedarikçilere
sürekli peşin ödeme yapılmasını
gerektiriyordu. Tedarikçiler
ayrıca, kriz ortamı nedeniyle piyasadan
silinme ihtimalimizin
olduğunu da düşünüyordu.”
Start-up şirketinin dönüm
noktası ise Amerikan Enerji Bakanlığı’nın
Eylül 2009’da verdiği
düşük faizli 400 milyon Euro’luk
teşvik paketi oldu. Bu
kaynağın açıklanmasıyla beraber
Tesla Motors ile mahkemelik
olmaları bile kimseyi rahatsız etmemişti:
Henrik Fisker Tesla’nın
yedi koltuklu S modelinin
geliştirilmesine destek vermişti:
Fisker’in daha sonra Karma modelini
tanıtmasıyla beraber Tesla,
sanayi casusluğu iddiasında
bulundu. Mahkeme ititrazı red
edince dosya kapanmış oldu.
Mayıs 2010’da iştirakçilerden
245 milyon Euro toplandığında
ise seri üretimin planları yapılmaya
başlandı.
Bu maddi desteği aldıktan sonra
Fisker, aslında çok hızlı hareket
ettiklerini söylüyor: “Bu durum
aslında 300 kişilik bir şirket için
büyük bir avantaj anlamına geliyor.
Kapı kolları veya malzeme seçimi
gibi konularda hızlı kararlar
verip hemen uygulamaya dönüştürebilme
yeteneğine sahibiz”.
Karma’nın iç mekanı sonlara doğru
tekrar elden geçirilip daha fazla
alan yaratıldı, tavanda güneş
enerjisi hücreleri kullanıldı ve geri
görüş kamerası standart donanıma
alındı. ~Bu değişiklikler doğal
olarak fiyatı yukarılara çekti.
Ancak sonuçta Karma lüks demek.
Nina projesi ise daha büyük
bir üretim kapasitesine sahip olacak.
Yine çevreci bir otomobil
olacak olan Nina, Amerika’da üretilecek
ve BMW 3 Serisi’ne rakip
olacak. 2012 yılının sonuna doğru
hayata geçecek projede yıllık
üretim 100 bin adet olacak ve fiyatı
40 bin doların altında olacak.
Bu rakamlara bakıldığında Henrik
Fisker’in büyük düşündüğü görülüyor.
Beş yıl içerisinde müşteriler,
üçü Karma platformundan,
üçü de Nina’yı baz alan toplam 6
modelden birini seçebilecek. Fisker’e
göre büyük üreticilerin elektrikli
modellerinin üretimi, sadece
markanın imajına hizmet edecek
ve gelecekte Amerikan ithal
onay belgesini alabilmek için faydalı
olacak. Bu görüşten yola çıkan
Fisker’i, Mercedes SLS E-Cell veya
Audi R8 e-tron gibi modeller
korkutmuyor.
Sohbetimizin ardından Henrik
Fisker ortaya çıkardığı eserinin etrafında
dolaşmaya ve bir ziyaretçiye
aracın neden 22 inçlik jantlara
sahip olması gerektiğini kendinden
emin bir dille anlatmaya başlıyor.
Minimalizmin zirvesi: kokpitte toplam
üç düğme bulunuyor. Klima, Navigasyon
ve ses sistemi. Daha fazla işlemler
için ise 10 inçlik dokunmatik ekran
devreye giriyor. Dikkatin dağılmaması
için ekrandan enerji miktarı ile ilgili
bilgiler veriliyor.


TEKNİK VERİLER


Fisker Karma

Arka konumlanmış iki elektrikli motor
(150’şer kW), menzil uzatmaya yönelik
2.0 litre turbo motor (260 HP),
tork: 1300 Nm, lityum-iyon batarya,
kapasite 20 kWh, arkadan itiş, Menzil
elektrik ile 80 km ve toplamda 483
km (hibrid moda), lastikler 255/35 R
22 ön, 285/35 R 22 arka, U/G/Y:
4998/1986/1330
Fiyat: yaklaşık 90 bin Euro (Almanya)

~SONUÇ

Çevreci Karma nihayet bu model ile
küçük elektrikli otomobil imajından
sıyrılıyor. Fisker’in hedefi aşık olunabilecek
bir otomobile imza atmaktı.
Açıkcası bunu başardığını belirtmek
isteriz. Marka ayrıca yeni bir
egzotik model ve zamana uygun bir
teknoloji ile karşımıza
çıkıyor. Gerisini ise ancak
ilk test sürüşünden
sonra görebileceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.