Kodo Design, yani Soul of Motion, tercüme de edersek, “hareketin ruhu” ya da “canlı hareket” veya “hareketin duygusu” anlamında yeni bir tasarım anlayışına geçiyor. Laurens van den Acker’in başlatmış olduğu Nagare’nin akıcı tasarım çizgilerinin, son kez yeni Mazda5 ile gösterilmesinin ardından şimdi, hareketsiz halde bile “atak” duran otomobillerin devri başlıyor. Malum, Mazda, tasarım başlığında en çok beğenilen ve ödüllendirilen markalardan biri… Şimdi, bu Kodo tasarım diline geçişte Ikuo Maeda’nın imzasını görmeye başlıyoruz. Babasının ilk Mazda RX-7’yi tasarlayan mühendislerden biri olduğunu ve kendisinin de gençlik yıllarından beri Mazda çatısı altında çalıştığını daha önceki yazılarımızda anlatmıştık. Şimdi, Maeda, Kaliforniya’daki tasarım üssündeki Derek Jenkins, Hiroshima’daki R&D departmanındaki “TJ” Nakamuta ve Almanya’daki tasarım merkezindeki Peter Birtwhistle ile, yeni geliştirilecek modelleri tek bir imza ile çıkarmak yerine, tüm bu dizayn zekalarını bir araya getirerek, Mazda’nın gelecekteki “hareketin duygusu”nu gösterecekleri modellerini hazırlamaya başlamış. Mazda’nın geleceğine işaret eden ilk tasarım konsepti ise “gerilmiş çubuk” anlamında Shinari ismindeki bir prototip idi… Paris Mondial de l’Automobile fuarında bile gösterilmeyecek olan Shinari, üretime çok yakın bir çalışma olarak karşımıza çıktı. Bu araç Paris’te kendini göstermeyeceğine göre ve Milano’daki geniş bir lansmandan sonra doğrudan Japonya’ya Mazda Yönetim Kurulu’nun önüne gönderildiğine göre, aklımıza bu otomobilin “ciddiyeti” geldi. Demek ki, bu otomobil gerçekten üretilecek ve çok yakında piyasaya çıkacak bir yeni Mazda’nın prototip şekliydi. Bu hangi model olabilir diye düşünürsek; aklımıza ilk başta, Mazda’nın büyük boşluk yaşadığı E segmenti bir sportif sedan varyasyonu olabileceği geliyor. Böylece Mazda’nın özellikle gelişmiş olan pazarlarda büyük başarı ile satmış olduğu Xedos9, belki bu sefer Mazda9 ismiyle yeniden “üst orta sınıf” piyasasına katılabilir. Aslında dış tasarımda Cho, kabin içi tasarımda Montousse ve materyal seçiminde Stenuit isimlerindeki baş tasarımcı yardımcılarının geliştirerek tamamlamış oldukları Shinari konsepti de, bu yakın geleceğin E segmenti sportif sedanı için birçok açıdan fikir veriyordu. Uzun motor kaputu, otomobile hareketlilik kazandıran ön panjurdan başlayan ve arka çamurluklara kadar uzanan kaslı dış ve iç bükey çizgiler, bir sürat teknesinin burnunu andıran yepyeni bir ön panjur çizgisi, basık tavan ve geriye basarak inen tavan çizgisi, bu yeni gelecek Mazda9 için uygulanabilir hatları gösteriyordu. Kabin içinde tümüyle sürücüye dönük, adeta monoego kumanda konsolu, metal ve deri kombinasyonundaki üst düzey kalite ve Porsche’leri hatırlatan göstergeler de, fantastik tasarımı saymazsak, kolayca üretime sokulabilir nitelikteydi… Özet olarak, Shinari konsepti, Mazda9 için bir prototip! Ve geleceğin yeni Mazda6, Mazda3 ve Mazda2 gibi volüm modellerinin nasıl değişeceğine dair de bir ön gösterim!