Çıtayı yeniden Mercedes belirliyor

Mercedes yeniden doğru rotada. Çok da iyi gitmeyen birkaç yılın ardından Alman firma, özellikle S Serisi (2013’ten beri) ve C Serisi (2014’ten beri) ile yeniden yüksek puanlar topluyor. Puanların dışında Mercedes’in başarıları da, sempati seviyesi de arttı. Bunu sağlayansa Mercedes’i Mercedes yapan erdemlere dönüş yapması: Konforlu, kaliteli, lüks ve güvenli.
Tam da bu rotayı izleyen yeni GLC’de Mercedes, işini sağlama almış. GLC, köşeli öncüsü GLK’nın aksine daha geniş kitlelere hitap edebilecek bir dizayna sahip. C Serisi’nin başarısını kanıtlamış teknolojilerinin kullanıldığını ise model adındaki “C” harfinden anlamak mümkün. Elit iç mekanda da aralarındaki akrabalık hemen fark ediliyor. Tüm bunlara eksiksiz bir güvenlik paketi de ekleniyor.

Durum böyle olunca rakipleri, GLC’ye pek kafa tutamıyor. Olgunlaşmış bir model olan BMW X3 (2010’dan beri yollarda), kalitesiyle öne çıkan Audi Q5 (2008) ve karakter sahibi Volvo XC60 (2008) GLC’nin yanında biraz “yaşlı” kalıyor. Rakiplerin dördü de karşılaştırmamıza 200 HP civarında güç üreten dizel motorlar, 4 tekerlekten çekiş ve otomatik şanzıman kombinasyonuyla katıldı. Dört rakip de bolca konfor ve performansın yanında birçok çekici özellik de sunuyor. Ancak finalde ipi Mercedes göğüslüyor.

tekniktablo4. Volvo Xc60 d4 AWD / 472 Puan
+ Stil sahibi iç mekan ve 5 silindirli motoru XC60’ın en önemli kozları.
– Süspansiyon karakteri uyumlu değil, konfor ve ataklıkta geri planda kalıyor.

Bu Volvo’yu tavsiye etmemizin bir, hayır iki nedeni var. İlki motor. Çünkü tam da olması gerektiği gibi: Güçlü, boğuk sesli ve benzersiz. 2.4 lt’lik makine 190 HP ile gayet güçlü, çekişi kuvvetli ve iyi devirleniyor. Madalyonun diğer yüzüyse tüketim: 7.4 lt ile 4 silindirli rakiplerinden 1 litre daha yüksek. Otomatik şanzıman ise hem sadece 6 ileri orana sahip, hem de vites geçişleri gecikmeli. Ancak bu pek de rahatsız edici değil, çünkü Volvo’nun rahat karakteriyle gayet uyumlu. XC60 aceleyi pek sevmiyor: Direkt olmayan ve darbelerden etkilenen direksiyon ağırkanlı kalıyor ve 20 inçlik büyük jantlarıyla süspansiyonu sert ve vuruntulu çalışıyor. İkinci neden: İç mekanın temiz ve rahat İskandinav stili. Volvo bu konuda kesinlikle başarılı. XC60’ın gayet geniş olan iç mekanı da, 575 kg ile karşılaştırmanın en yüksek taşıma kapasitesini sunması da beğeni topluyor.

3. degerlendirmetabloAUDI Q5 2.0 TDI quattro / 505 Puan
+ Sessiz ve sarsıntısız çalışan TDI da, canlı şanzıman da beğeni topluyor. Arka kısım değişken, kalite yüksek
– BMW ve Mercedes’in süspansiyonları daha konforlu, direksiyon hissi sentetik, asistan sistem sayısı kısıtlı

Q5 genel olarak başarılı, olgun ve becerikli bir SUV. Aslında tek bir problemi var: X3 ve GLC bazı konularda daha da iyi. Yüksek kalite seviyesi, geniş iç mekanı ve ayrı ayrı ileri-geri kaydırılabilen pratik arka koltuk sırası Audi’ye yüksek puanlar kazandırıyor. 2.0 lt 190 HP’lik TDI motor yumuşak ve sessiz çalışırken, 7 ileri oranlı DSG şanzıman hızlı ve yumuşak vites değişimleri sunuyor. Ancak rögar kapakları veya enlemesine yarıklardan geçerken 20 inçlik jantlar nedeniyle süspansiyondan vuruntu sesleri geliyor. Direksiyon ise sentetik ve geri bildirimsiz çalışıyor. Asistan sistemlerdeki eksiklikleri (park asistanı, head-up gösterge, adaptif farlar) Audi’nin yaşlandığının işaretleri. Halefi 2016’da gelecek.

2. BMW X3 xDrive 20d / 512 Puan
+ X3 bir SUV’a göre oldukça dinamik. Direksiyon direkt ve canlı, otomatik şanzıman birinci sınıf.
– Sadece iki eleştiri konusu var. İşçiliğin Q5 ve GLC’dekinden daha özensiz olması ve arka koltuklardaki kısıtlı iç mekan.

X3 her zaman SUV sınıfının dinamizm ustası olmuştur. Aynı zamanda çok da sevilen bir modeldir. Başka hiçbir model (buna yeni Mercedes GLC de dahil) onun kadar atak ve kıvrak değil. 2.0 lt 190 HP’lik dizel motor, sert süspansiyon ve direkt direksiyonla çok iyi uyum sağlıyor. Derinden gelen seslerle çalışmasına rağmen gücü ve çekişi beğeni topluyor. 8 ileri oranlı ZF üretimi otomatik şanzıman ise canlı karaktere ve hızlı tepkilere sahip. Bu konuda hiçbir rakibi X3’ün eline su dökemez. Ancak Bavyeralı üreticinin iç mekana biraz dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü Audi’nin SUV’u ve yeni GLC hem görsel hem de hissel olarak daha kaliteli. Diğer bir eleştiri ise, X3’ün arka koltuklarının göreceli olarak daha konforsuz (zemine çok yakın) olması.

1. MERCEDES GLC 250 d 4MATIC / 528 Puan
+ Konfor yüksek; iç mekan tasarımı etkileyici; genişlikler bonkör; performans yüksek; direksiyon başarılı
– Mercedes’in genelde yüksek olan fiyat politikası; manuel vites seçeneğinin olmaması; 2.1 lt’lik motorun sarsıntılı ilk çalıştırma karakteri

Köşeli GLK’dan GLC’ye dönüşüm önemli bir adım. Düz hatlı silueti biraz Q5’i hatırlatıyor. İç mekanda C Serisi’nin çok sevilen çizgileri kullanılmış. Oturma pozisyonu alçak ve sürücü kendisini otomobile entegre olmuş hissediyor. Bu durum bir zamanlar sadece BMW’ye özgüydü. Performansta bir sürpriz yaşadık: 2.1 lt’lik tanıdık motor rakiplerini geride bırakmayı başararak atak bir kullanım sağlıyor. İlk çalışmalarda eskisi gibi sarsıntılı ve kaba olsa da, hız arttıkça sakinleşiyor ve etkili bir çekiş sağlıyor. 9 ileri otomatik şanzıman hızlı çalışıyor ama ender de olsa, çok sayıdaki vites arasından doğru olanı seçmekte zorlanıyor. Hisli ve hassas direksiyon da beğeni topluyor. Özellikle havalı süspansiyona (opsiyonel) sahip olduğunda, GLC harika bir konfor sunuyor. GLC’nin iç mekan sonucgenişlikleri de bonkör ve tüm bunlara çok sayıdaki güvenlik asistanı da ekleniyor. Yani bu sınıfta çıtanın yüksekliğini GLC belirliyor.

SONUÇ
Dirk Branke ve Berend Sanders
Mücadele zorlu olsa da yeni GLC, en önemli rakipleri olan X3 ve Q5’i geride bırakmayı başardı. Yüksek konforu, etkileyici kalitesi, geniş iç mekanı ve en modern asistan sistemlerine sahip olması, Mercedes’e birinciliği getirdi. GLC’yi sırasıyla dinamik X3 ve olgunlaşmış Q5 takip etti. Sempatik Volvo da 5 silindirli motoruyla hala iyi bir seçim olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.