Fransa, İspanya, İtalya ve Akdeniz’deki büyük adaları, turizmi “halletmiş”, tüm otelleri fazlasıyla dolup taşan yerler… Otomobil markalarının yeni modellerinin lansmanları ve deneme sürüşleri için tercih edilen bu merkezler, Kuzey Yarım Küre’de özellikle kış aylarında daha ılıman havalarıyla her türlü organizasyon için çok olumlu ortam sunabiliyorlar. Diğer yanda, turizmi dört dörtlük değerlendirmelerine rağmen, ölü sezonlarda da, bu tip lansmanlar ile iyi tesislerine ek gelir sağlayabiliyorlar. Diğer yanda, dünyanın dört bir tarafından buralara gelen otomotiv gazetecileri, yazdıkları makalelerde bu turizm merkezlerinden bahsediyor ve çektikleri görüntülerle de oralara ilgi gösterebileceklerin iştahlarını kabartıyor. Fakat, sadece benim 20 yıllık otomobil dergiciliğim ve yayıncılığım süresinde bile tüm bu yerlere kaç kez gittiğimi, tüm sayfalarını vize ve damgalarla doldurduğum tam 7 pasaportuma bakarak hesaplamam gerekiyor. Yine bu bölgelerde bir test sürüşüne gittiğimde, artık ne navigasyon, ne de bir haritalı road-book kullanmam gerekiyor. Türkiye yolları kadar iyi öğrendik, bu çok “tercih” edilen yerleri… Oysa, yıllardan beri katıldığımız uluslararası lansmanların gala yemeklerinde, aynı masada o markanın bu tip organizasyonlarından sorumlu bir yetkilisini yakaladığımda, hep niye bu işi Türkiye’de, çok daha güzel, ekonomik ve ilginç bir ortamda yapmıyorsunuz, diye telkinlerde bulunurdum. Birçok meslektaşım da, benim gibi, uluslar arası lansman ve test sürüşlerinin Türkiye’ye gelmesi için yıllardır uğraşırlardı… Fakat, nihayet Türkiye’deki otomotiv endüstrisinin ve otomobil distribütörlerinin gelişmesine paralel, uluslararası lansman ve test sürüşleri için Türkiye de cazip bir ülke olarak kabul edilmeye başlandı. Örneğin, önümüzdeki Ekim ayında Opel’in yeni Sports Tourer modeli için İstanbul’da düzenlenecek tanıtım organizasyonuna dünyanın dört bir yanından en usta otomobil gazetecisi ve ekonomi yazarları Türkiye’ye gelecek. General Motors Avrupa ve Opel’in Almanya merkezindeki yöneticileri ikna etmeyi başaran Opel Türkiye Dış İlişkiler Direktörü S. Sinan Ulusoy, bu çok büyük organizasyona şimdiden tüm yoğunluğunu vermiş durumda. Kendisi ya da Opel Türkiye, bu organizasyondan elbette kâr etmeyecek, hatta bir sürü ek masrafla boğuşacaklar, fakat Türkiye’nin tanıtımına bu kadar etkin bir fayda sağlayacak olmaları, hem kendisini hem de şirketindeki yöneticileri, fazlasıyla sevindiriyor. Çünkü, Opel Astra Sedan’ın Antalya’da düzenlenmiş enternasyonal lansmanında da bu sevincin nasıl birşey olduğunun tadına bakmışlardı. Opel’in bu organizasyonlarından başka, yakın geçmişte, Fiat’ın ilk Doblo’su, Mitsubishi’nin L200’ü, Dacia’nın Logan’ı, Proton’un ilk Gen’i, Fiat’ın Linea’sı, Renault’nun Symbol’ü ve son olarak Fluence sayesinde sayısız yabancı gazeteci Türkiye’ye geldi. Jeep’in özel Off-Road organizasyonları, Toyota, Tofaş, Oyak-Renault, Ford-Otosan, Hyundai-Assan, Honda, Mercedes Otobüs ve Kamyon, MAN, TemSa, Otokar, Karsan, traktör fabrikaları ve daha birçok otomotiv ana ve yan sanayi tesislerindeki üretim yenilikleri için ülkemize gelen gazetecileri de unutmamak gerek… Başta Volkswagen olmak üzere Türkiye’yi bir ana üs olarak gören markaların burada düzenledikleri kapalı toplantılar için gelenlerin sayısı da hiç küçümsenecek gibi değil!.. Artık, otomotiv ve otomobil fuarlarındaki yabancı katılımın yoğunluğu, biz Türk gazetecilerin popülasyonuna yaklaştı… Elbette, bu nicelik, turizmimize katkı sağlıyor. Fakat, asıl önemli olan, en profesyonel organizasyon şirketleri tarafından düzenlenen bu büyük toplantılar sayesinde, Türkiye, en güzel gerçek nitelikleriyle yurtdışına yansıtılabiliyor! İşte, lansmanların kârıda budur! Şahsen yurt dışında anlattığımda abarttığımı düşünen ve buraya ilk kez gelince otomotiv endüstrimizin gücü ve seviyesini gören birçok yabancı gazetecinin şaşkın bakışlarını çok iyi hatırlıyorum… Sanayimizin ve her anlamda potansiyelimizin tüm dünyaya gösterilmesi, ülkemizin genel imajını ve ekonomi puanlarımızı nasıl hızla yükseltebilir; bunun farkında olmalıyız!.. “Gerçek Kalitemiz”i tüm dünyaya başarıyla duyurulabilmek için çaba gösteren, tüm şirket yöneticilerini de burada bir kez daha kutlamak istiyorum!