Spor, insan ırkının gelişimine katkıda bulunmanın yanı sıra, bir diğer yandan da kitleleri ve ulusları kaynaştırması, buluşturması ya da zaman zaman karşı karşıya getirmesiyle, duygulara, hatta kimi zaman da milli duygulara hitap eden bir aktivitedir. Aslında sporu yapan kadar, izleyenin de keyif alması, haz alması, tat alması beklenmelidir, aksi takdirde keyifsiz bir spor müsabakasını izlemek, "Bir an önce bitse de gitsek" diye düşünülen, boğucu bir sanatsal etkinlikte bunalmak kadar sıkıcıdır.?
Sporda keyif, tat, lezzet aranırken, motor sporlarında keyif daha da fazla aranır durumda. Hiçbir rekabetin, çekişmenin bulunmadığı, ilk sırada start alan hızlı pilotun tüm turlar boyunca lider olarak sürdürüp lider olarak bitirdiği bir pist yarışı düşünün. Bunun keyfi, bunun tadı neresinde. Geçtiğimiz hafta iki farklı firma, Ülker ve Koksa, motorsporlarının farklı alanlarındaki sponsorluklarını açıkladılar. Koksa, Borusan Motorsport Takımı'ndan İbrahim Okyay'ı destekleme kararı aldı. Ülker ise, Ahmet Öngün ve Erdal Tokcan'dan oluşan Türk ekibinin "Eğitime Yol Ver" temasıyla katıldığı Pekin-Paris Klasik Otomobil Rallisi'ni destekliyor. Dileriz bu iki firmanın katkılarıyla motorsporlarımıza tat gelir, lezzet gelir ve bizler de zevkli mücadelelere tanık oluruz, spor camiamızda yaşanan bazı tatsızlıklar da böylece tatlıya bağlanır. Ve dileriz bu iki firma, motorsporlarından umduklarını bulur ve desteklerini önümüzdeki yıllarda da artırarak devam ettirirler.?