Audi için zor zamanlar. Ingolstadt’lı üretici, VW Grubu’nun sportif markası ve böyle olmaya da devam etmek istiyor. Ancak büyüyen VW krallığına entegrasyonu sadece kendi grubundan rakipler edinmesine neden olmakla kalmadı, Audi yeni bir başkana da sahip oldu. Başkan Martin Winterkorn bir konuşmasında “Audi değil Porsche, spor otomobil sınıfının seçkin markası olacak ve gelecekte yüksek dinamizme sahip her şeyi geliştirecek.” demişti. Peki ama bu doğru bir karar mı? Bu sorunun cevabını bulabilmek için 5’er güncel modeli, özel sportiflik kriterleri ışığında birbirleriyle karşılaştırdık. Tamam, burada prestij de önemliydi. Ancak asıl önemi ana teknoloji konseptlerine verdik: Arkadan itiş mi, 4x4 mü, atmosferik mi turbo mu, enlemesine motor yerleşimimi uzunlamasına yerleşim mi?
Hızlı ve zengin aileler için
A7 de Panamera da, zengin aile babaları için uygun iki otomobil. Çoğu üst düzey yönetici olan paralı sahipleri bu otomobilleri, hafta sonları yarış pistlerinde de kullanmak isteyebilir.
MOTOR
AUDI
Kompresörlü besleme sistemi V6’ya öyle bir güç kazandırıyor ki A7, 0-200 km/s hızlanmada daha büyük hacimli Porsche’yi 2.5 saniye geride bırakıyor. Ayrıca bunu oldukça rahat yapıyor. Buna rağmen bu 4 kapılı coupe bir spor otomobil değil, orta devirlerde aşırı güç üreten bir gezinti gemisi. Üst devirlerde ise 6 silindirli motor canlılığını kaybetmeye başlıyor. Ayrıca sesi de derinden gelen bir etkileyicilik yerine ipeksi bir etki bırakıyor.