Farklı bir rüzgar mı?

Bir arkadaşınız, açılıp
arkada gizlenen tavan
kısmıyla Wind’in bir
tür cabrio olup olmadığı
sorarsa, bunun tek bir
cevabı var: Evet, cabrio
gibi bir tür! Şimdiyse sıra,
kardeşleri Twingo ve
Clio’nun güçlü versiyonlarının
taşıdığı, efsanevi
Renault modifiye uzmanı
Gordini’nin ismini
taşıyan versiyonda. Sadece
bu isim bile otomobilin
Almanya fiyatının,
Night&Day donanım paketinden
200 Euro pahalı
olmasına neden oluyor.
Bu fazlalığın karşılığında
Renault, ralli tipi karoser
şeritleri ve birçok noktası
mavi renkle dekore edilmiş
bir iç mekan sunuyor.
Yeni dekorasyon
sayesinde direksiyon gayet
zarif, Porsche tarzındaki
kapı kolları ise gayet
sportif duruyor ve insanın
gözünü okşuyor. Bu tasarımın
en azından Wind’in
tarzını olumsuz etkilemeyeceği
kesin.

Şıklığa pek de önem
verilmediğini hissettiren
karoserle ilgili olarak yapılacak
diğer bir eleştiri
de kötü görüş açıları olabilir:
Eğimli A sütunları,
yüksek kapı çizgileri ve
yükselen kalın B sütunu
park manevralarını iyice
zorlaştırıyor. Aracın üstü
açık kullanımda sahip
olduğu karoser burulma
direnci (rijitlik) de çok iyi
değil. Bir hatırlatma:
Tavan, sadece araç dururken
açılabiliyor. Tavan
arka kısımdaki yerinde
kaybolduğunda ise
iç mekanda taze rüzgarlar
yerine, iyi ihtimalle
yumuşak meltemler esebiliyor.

Diğer taraftan Wind,
serin havalarda bile hoş
yolculuklar sunabiliyor.
Twingo Sport’tan türetilmiş
olması ise yolculukların
gayet atak olmasını
sağlıyor: Sportif kardeşinden
alınan 1.6 lt’lik,
canlı ve devirlenmeyi seven
bir motora ve kısa oranlı
ve sert vites geçişli
bir manuel şanzımana
sahip. ~Vites büyütme uyarısı
da asıl varlık amacına
pek uygun çalışmayarak,
yani motor devri kırmızı
bölgeye ulaşmak üzereyken
uyarı vererek sürüş
keyfini destekliyor. Renault
Sport ekibinin, bir araca
nasıl dinamizm kazandıracaklarını
iyi bilen
insanlardan oluştuğunu
herkes biliyor. Ancak aynı
şey konfor için kesinlikle
geçerli değil: Kullanılan
sert süspansiyon ayarları
virajlı şehir dışı
yolları eğlenceli hale getirirken,
zemin bozukluklarının
üzerinden geçerken
sert gümbürtüler
yükseliyor.

Tamam, Wind ne güzel,
ne de mükemmel bir
otomobil değil. Ancak kesinlikle
çok atak bir araç
ve muhteşem bir başına
buyrukluğa sahip.
VW’nin bir Polo Spider
üretme cesaretini gösteremediği
bir dünyada var
olması da önemli bir cesaret
göstergesi.

Beğendiklerimiz

Keyif verenler
Renault’nun sadece
konuşmak yerine
böyle bir aracı
üretmiş olması büyük
cesaret. Değil mi VW?

Beğenmediklerimiz

Can sıkanlar
Süspansiyon
konforu yetersiz.
Görüş açıları daha iyi
olabilirdi.

Bizi şaşırtan

Sürpriz oldu
Böyle küçük bir
cabrio’nun bu
kadar keyifli
olabilmesi şaşırtıcı

Teknik veriler

Önde enlemesine yerleştirilmiş
4 silindirli motor; motor hacmi:
1598 cc; maksimum güç: 133
HP-6750 d/d; maksimum tork:
160 Nm-4400 d/d; önden çekiş;
5 ileri oranlı manuel şanzıman;
boş ağırlık: 1248 kg; yakıt
deposu: 40 lt; maksimum hız:
201 km/s; 0-100 km/s: 9.2 sn;
tüketim: 7.0 lt/100 km; CO2
emisyonları: 165 gr/km

Sonuç



Opel Tigra Twin Top, Nissan
Micra CC veya Mitsubishi
CZC gibi açılır metal tavanlı
cabrioların artık ortadan
kalktığını düşünürken,
bir anda Wind karşımıza
çıktı. Gordini versiyonunda
fiyat artmamış. Ancak
aynı şey hız veya kalite
için de geçerli. Ancak
Wind, kesinlikle yolların
ender rastlanan
karakter sahibi
araçlarından
biri.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.