Sanki 8 silindir gibi

407’nin motor kaputunun altında
yatan, 2.0 lt’lik HDi dizel ünite aslında
çok güçlü değil. Elbette güçlü
ama 4000 d/d’de ortaya çıkan 163
HP’den çok daha fazlasını aynı hacimli
motor seçeneklerinde kullanma
fırsatı bulmuştuk.

Özellikle gaz pedalına dokunduğunuz
anda çıkardığı homurtulu
sesler bile, başlı başına bu otomobili
alma nedenlerinizden biri olabilir.
Gaz pedalına dokunduğunuz anda
ortaya çıkan motor sesinin dışında iç
mekana yansıyan en ufak bir mekanik
gürültü ya da vuruntu ve tıkırtı
sesinin olmaması, 407’nin lüks beklentilere
vereceği en iyi yanıtlardan
biri oluyor.

Büyük radyatör ızgarası ile ağzı
açık bir yırtıcıyı andıran tasarımı
onun bir Aslan olduğunu haykırıyor.
Arka tarafta çıkıntı bagaj kapağı ile
bir spoyler görünümü elde eden
Peugeot tasarımcıları, bu bölümde de
akılcı davranmış.

İç mekanda kendi tarzını ortaya
koyan 407, kullanışlılık, kalite, genişlik
ve kullanım kolaylığı gibi detayları
ile beğenimizi kazandı. Kumanda
elemanlarının sayısının biraz
fazla olması ve irili ufaklı boyutları
ilk başta bir karışıklık yaratıyor ama
bu yapıya alışmak uzun sürmüyor.
Havalandırma sisteminin kumandaları
ise çok iyi değil: Yönlendirme
kabiliyetleri zayıf. Bunun dışında
sistem, istenen ortam sıcaklığını yakalamkta
da biraz geç kalıyor. Klimayı
devreye büyük ekran üzerinde
araç ayarlarını aramak ise biraz
mantıksız. İç mekanda şaşırtıcı bir
başka özellikse, eşya gözlerinin azlığı
oldu. Müzik sisteminin kalitesi
de hepimizi memnun etti.

Artan güç ve yüksek tork keyfi artırırken,
karoser ve süspansiyonun
başarılı çalışma karakteri göz dolduruyor.
Yaptığımız zorlama testlerinden
bile 407 başarıyla ayrıldı, ön
ve arka tarafını sürekli kontrol altında
tutabilen bir otomobil olduğunu
gösterdi. Orta sertlikte ayarlara
sahip olan süspansiyon sistemi
konfor beklentilerini de rahat karşılıyor.
Karoserde biraz salınım olsa
bile bu, birkaç kullanımın ardından
kolaylıkla alışılabilen bir durum.
Süspansiyonunda konfor öncelikli
ayararın ön planda olduğu bir araçta
bu salınımlar normal olarak görülebilir
ama sanıyoruz yeni nesil sedanda
bu sorun olmayacaktır. Direksiyon
netliği konusunda da beğenimizi
kazanan 407, yüksek hızlara
çıkıldığında biraz yumuşak kalan
direksiyon hassasiyeti ile tedirgin
edebiliyor. Sesini sevdiğimiz
motorun ortaya koyduğu performans
da bizden aynı övgüyü alıyor.
Ağır karoser bu motor seçeneği ile
10 sn’nin altında 100 km/s hıza rahatça
ulaşıyor. Hız göstergesi kırmızı
renkli ışığı ile yukarı doğru tırmanırken
motor ve şanzıman uyumu
performansın kesintiye uğramadan
devam etmesini sağlıyor. 6 ileri
oranlı bir otomatik şanzımanla kombine
edilen motor, aynı zamanda
ekonomik sonuçlara imza atıyor.

Sonuç

Peugeot 407, 2.0 lt’lik HDi dizel motoru, altı
ileri oranlı otomatik şanzımanı, zengin donanımları,
kaliteli görünümü ve konforuyla
herkesi memnun edecek bir otomobil. Fiyatı
biraz yüksek olmasa, cazibesi çok daha fazla
olabilirmiş. İç mekan özellikleri de yaşam
standardını yükselten detaylara sahip. Artık
iyice ilerleyen yaşına rağmen 407, görünüm
konusunda hala rakiplerine çok rahat bir şekilde
kafa tutabiliyor.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.