Mr. Spock, bu uzay gemisi ne kadar iyi?

Işık yıllarını saniyeler içinde
katediyorsanız uzay aracınızın
çok güvenilir olması gerekir.
Ancak dünya yollarında
arızalar hem doğal, hem de
başa çıkılabilir sorunlar.

Acaba Mr. Spock dünyada bir
Honda Civic kullanır mıydı?
2006 yılında yollara çıkan 8.
kuşak Civic, en azından Volkanlı
uzay adamının bu otomobile
geçişini kolaylaştırırdı.
Çünkü içi de dışı da bir uzay
aracı gibi görünüyor.

Diğer taraftan sadece mantığıyla
düşünen bir canlı olan
Spock’un, bu başarılı Japon’un
saçma marş sistemini sevmeyeceği
kesin: Önce sağ elinizle
anahtarı yuvasına sokup çevirerek
kontağı açmak, ardından
da sol elinizle marş düğmesine
basmak gerekiyor. Bunun
dışında Honda Civic de
yollardaki birçok otomobil gibi.
Hem de görüş özellikleri oldukça
kötü bir otomobil…

Mr. Spock’un “Bir Japon
otomobili neredeyse asla bozulmaz”
önyargısından kurtulması
gerekiyor.
Tamam, okur şikayet mektuplarına Civic, servislere gayet
ender konuk oluyor ama
bunun sebebi aracın 3 yıllık
standart garantisi ve 5 yıllık egzoz
garantisi olmalı. Tipik bir
sorun olarak kopan egzoz manifoldu,
bu süre içinde sorun
olmaktan çıkıyor. Tabi ki servis
bakımları düzenli olarak yapıldığı
sürece…

Ancak ön lastiklerdeki aşırı
aşınma eğilimi ve alçak konumlu
ön panelden gıcırtı sesleri
gelmesine neden olan işçilik
zayıflıkları kesinlikle can
sıkıcı.

Arka koltukların çok basit
katlama sistemi ise tam bir
deha ürünü. Tüm bunlara rağmen
Mr. Spock, ne bir Honda,
ne de başka bir dünyalı otomobil
kullanmak isterdi. Hem
ışınlanmak varken neden kullansın
ki?
~
Test Sürüşü

Test aracı: Bir ikinci el bayiinden sürüş için ödünç
aldığımız otomobil pek de dikkat çekmeyen metalik
siyah renge sahipti. 2.2 CDTi dizel motorlu 2007
model otomobilde Comfort adlı zengin bir donanım
paketi (otomatik klima, CD değiştirici) bulunuyordu.
Kilometre sayacında 67 bin rakamının okunduğu
otomobil, motor kaputundaki küçük bir vuruk ve
taş çarpması izleri dışında çok iyi durumdaydı.
Meteor yağmurunu yakalanmış olabilir mi?


Test sürüşü:
Dizel motor çok yüksek güç üretiyor
olsa da hızlanmalarda turbo devreye girene kadar
kısa bir bekleme süresi yaşatıyor. Neticede hareket
ettirilmesi gereken kütle gayet ağır: 1460 kg. Bu
rakam, Civic’in sınıfının ağır sıkletlerinden biri
olduğunu ortaya koyuyor. Lifte kaldırdığımızda ise
bu uzay mekiğinin, birkaç tipik sorunu gün ışığına
çıktı: Tüm bağlantı noktalarının kenar kısımlarında
pas izleri, gevşediği için ses yapan ön amortisör
bağlantısı ve iyice gevşemiş hatta her an
kopacakmış gibi duran bir depo kapağı
açma teli.

Değerlendirme: Gerçekten farklı bir otomobil
kullanmak isteyenler ve abartılı tasarımlardan
çekinmeyenler için Civic doğru bir seçenek
olacaktır. Makul sayılabilecek fiyatları ve triger
kayışı yerine zincir kullanılan dayanıklı dizel
motorları da Civic’in kozları arasında.
Zayıf nokta kontrolünün yanı sıra
ikinci el alımlarda, karar
vermeden önce, aracın
servis ziyaretlerinin
düzenli olduğuna
dikkat etmeniz
yeterli.
~
Cansıkanlar

Honda Civic kesinlikle fütüristik
görünüyor ama teknolojileri
daha normal. Buna rağmen
Japon üretici için pek de alışılmış
olmayan birkaç tipik zayıflığı
var: Yırtılan egzoz manifoldları,
yürüyen aksamdaki erken arızalar,
bolca kullanılan plastik aksamın
gıcırtı ve tıkırtılara neden
olması… İngiltere/Swindon’da
üretilen Civic’in diğer bir
tipik zayıflığı ise parça birleşim
noktaları arasındaki boşlukların
homojen olmaması. Bu durum,
kazalı bir Civic’i, kaza yapmamış
olanından ayırmayı zorlaştırıyor.
Hidrolik direksiyondaki
bir bağlantı problemi nedeniyle
Civic, geri çağırılmıştı. Dizel
motorlarda triger zincirinin
gergi sistemi problem çıkarabiliyor.
Kısa mesafelerde kullanılan
örneklerde ise egzoz sistemi erken
paslanıyor.

1. YAĞ KAÇAKLARI neredeyse yok
denecek kadar az. Ancak biz bir istisna
yakaladık.

2. KULE BAĞLANTISI plastik yatağın
sızan pislik nedeniyle aşındığı
durumlarda ses yapabiliyor.

3. ÇAPRAZ SEVK ÇUBUĞU BAĞLANTISI
ön aksta yırtılabiliyor. Bu
örnek de ömrünün sonuna gelmiş.

4. PASLANMA neredeyse tüm bağlantı
noktaları ve karoserin kenarlarında
karşımıza çıkıyor.

5. ARKA FREN KALİPERİ arada bir kilitlenip
disk ve balatalara hasar
verebiliyor.

6. DEPO KAPAĞI eğer çekme teli
gevşemişse açılmayı (sık sık) reddedebiliyor.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.