Arazinin markalaşmış efsaneleri

Günümüzde oldukça popüler olan 4×4 araçlar her türlü ihtiyaca cevap verebilen çok yönlü kullanıma sahipler ve her türlü şartta ilerleyebilmeleriyle beğeni kazanıyorlar. Zaten 4×4’lerin ortaya çıkmasının asıl sebebi de ihtiyaç. Başlangıcı 2. Dünya Savaşı yıllarına kadar giden 4×4 araçlar o dönem bütün beklentileri karşılayarak başarıyla sivil hayata geçiş yapmışlar. 4×4’ün tarihini yazan 3 marka ve bu markaların hikayesi, arazi araçlarının gelişimine tanıklık ediyor.

Land Rover

60 yıl öncesine kadar çok amaçlı araçlar ise sadece ordu tarafından kullanılıyordu. 1948 yılında cesur ve küçük bir otomobil firması bütün bunları değiştirdi. Bu aracın adı Land Rover’dı. Savaş sonrası şartları ve kısıtlı bütçe, sadece ihtiyaca yönelik bir araç tasarlanmasına sebep olmuştu. İlk araç çelikten değil alüminyumdan üretilmişti ve orijinal yeşil renk boyası bir savaş uçağı fabrikasından alınmıştı. İlk başlardan beri Land Rover hep keşif yolculuklarında kullanıldı. Sürekli dört tekerlekten çekişe sahip Land Rover modelleri bütün dünyada yıllar boyunca bilimsel araştırmaların ve büyük maceraların dayanıklı ve sadık aracı oldu. Land Rover sadece bir arazi aracı olarak değil, demiryolu aracından safari aracına, askeri ulaşım aracından ilk yardım araçlarına kadar pek çok farklı ihtiyaca cevap verebilmesi için değiştirilmişti.~Ayrıca Land Rover’ını çiftlikte tarla sürmek için veya yüzer gemi (amphibious craft) olarak modifiye eden amatör meraklılar da vardı.Land Rover üretildiği tarihten itibaren ünlülerin de hayatlarında önemli yer aldı. Kraliçe II. Elizabeth1953’teki ilk dünya turunu ve PapaII. John Paul 1982’deki İngiltere turunu dönüştürülmüş bir Land Rover’ın üstünde gerçekleştirdi.Ayrıca pek çok sinema filminde de rol aldı.1960’larda marka, lüks ve 4 tekerlekten çekişli araçlar için bir pazar olduğunu tespit etti. Bu nedenle bir 4×4’ün konforunu Land Rover’ın yetenekleri ve bir otomobilin performansı ile birleştirdiği Range Rover modelini 1970’de tanıttı. Dünyanın ilk çok amaçlı aracı olan Range Rover (arazi performansı ve yol konforu bir arada) büyük ilgi görmüştü.Üretildiği andan itibaren dernekler ve yardım kuruluşlarının en büyük yardımcılarından biri olan Land Rover, Kraliyet Coğrafya Derneği ve National Geographic ile yakın ilişkileri sayesinde hep büyük keşifler ve yeniliklerin merkezinde oldu.Günümüzde Land Rover markası pek çok yardım kuruluşu ve dernekle birlikte çalışarak onların ihtiyaçlarına cevap veriyor. Reklamlarında da hep farklı bir bakış açıcı sergileyerek doğaya ve aracın kabiliyetlerine yönelik içerikler sunan Land Rover, reklamlarında ilk kez İngiliz Kraliyet ailesi fertlerinden Zara Phillips de rol almıştı.1989 yılında tanıtılan Discovery, bir Land Rover’ın yoldışı kabiliyetlerini Range Rover’ın konforu ile birleştiren sportif bir aktivite aracı olarak tanıtılmıştı. Off-Road’un popülaritesini giderek artırması Land Rover’ın Eastnor Kalesive Solihul’daki fabrikasının yanında off-road eğitimi verdiği Land Rover Driving Experience’ın açılmasına sebep olmuştu. Günümüzde 16 ülkede toplam 30 Land Rover Sürüş Eğitim Merkezi bulunuyor. 1991 yılında İngiltere Dizayn Akademisi’nden aldığı ödül dahil bugüne kadar 96 ödülün sahibi olan Discovery 3, böylece ne kadar başarılı bir arazi aracı olduğunu kanıtlamış oldu. Land Rover 50. yılını kutlamak için ürettiği Freelander ile yeni bir sınıfa giriş yaptı.~1997 yılında tanıtılan Freelander, ilk kez  sunulan eğim iniş kontrolü (Hill Descent Control) ile 2001 yılında Kraliçe Girişimcilik Ödülü’nün de sahibi oldu. Land Rover’ın şimdiye kadar ürettiği en sportif kimliğe sahip aracı Range Rover Sport hem süper-şarjlı hem de TDV8 motorlarıyla yollarda dikkat çekti. Discovery için geliştirilen Terrain Response sistemide Range Rover Sport’a uygulandı. Land Rover 60. yılını Defender modelinin SVX özel serisiyle kutladı. Ayrıca Land Rover, gelecekte modellerinin nasıl görüneceği ve kullanacağı teknolojilerle ilgili fikir vermesi için LRX konseptini hazırladı. Aslında 2 kapılı bir sportif arazi coupesi olan LRX köşeli tasarımıyla da dikkat çekti.

JEEP

Jeep, Chrysler firmasının tescilli bir markası olmasına rağmen ülkemizde 4×4 araçların hepsi, yanlış bir tanımlamayla “cip” olarak adlandırılıyor. Belki de bu Jeep markasının arazideki başarısını bir yansıması olabilir. Amerikan Ordusu, askerlerini taşımakta ve ulaşımda kullanabilmek için her türlü arazide hareket edebilecek, hafif bir araç üretmesi için bütün üreticilere açık bir yarışma gerçekleştirdi. 1938 yılında gerçekleştirilen bu yarışmanın belli şartları vardı ve bu şartlara sadece 3 üretici uyarak birer prototip hazırladı. Bu firmalar Bantam, Willy-Overland ve Ford oldu. Ordunun taleplerine göre ilk örneği hazırlayan Bantam oldu. Fakat Ordu, Bantam’ın hazırladığı aracın motor torkunun çok düşük olduğunu ve küçük bir üretici olduğu için yüksek üretim adetlerini karşılamakta zorlanabileceğini düşündüğü için Willy Overland ve Ford’a şans verdi.~Bantam’ın tasarım detaylarına benzeyen diğer bir örnek Willy-Overland tarafından hazırlandı. Kapsamlı testler ve düşük masrafları dolayısıyla 16 bin araçlık üretim anlaşmasını Willy-Overland kazandı. Fakat bu sefer de firmanın tek üretim tesisi olması, savaş sırasında bir sabotaj gerçekleşirse bütün üretimin felç olması anlamına geliyordu. Dolayısıyla daha önce modifiyeli Ford T modellerini Ordu için üreten Ford’un da Jeep üretimine katılması gerektiği düşünüldü. Böylece hem üretim maliyetleri düşecek, hem de ihtiyaçlar daha hızlı karşılanabilecekti. 2.Dünya Savaşı döneminde Ford ve Willy-Overland toplamda 600 bin adetten fazla Jeep üretti. Bu araçların tanesi 300 dolardan daha ucuza mal oluyordu. Artık heryerde dolaşan Jeep modelleri lisanslı olarak Fransa’da ve Mitsubishi tarafından da Japonya’da üretiliyordu. Ayrıca pek çok farklı model versiyonu üretilmişti. Basitliği sayesinde farklı kesimlerin de dikkatini çeken Jeep, Modern Sanat Müzesi tarafından “fonksiyonelliğin başyapıtı” olarak adlandırılmıştı. Ordudaki başarılarını sivil hayata da taşıyan Jeep, 1945 yılından itibaren CJ model serisiyle sivil halkında kullanımına sunulmuştu. Zaten CJ-Civilian Jeep (Sivil Jeep’i) adı da bu yüzden kullanılıyordu. İlk model CJ-2A adıyla üretilmişti. Jeep, daha sonra Amerika-Vietnam savaşında kullanılmak üzere ordu kamyonu M715 modelini üretmişti. Oldukça başarılı olan bu model halen Kia tarafından lisanslı olarak üretiliyor. Pek çok kez el değiştiren Jeep markası, ilk olarak 1941 yılında Willy’s çatısı altında hayatına başladıktan sonra 1953’te Kaiser, 1963’te Kaiser –Jeep, 1970’de AMC (American Motors Corporation),1979’da Renault ve en son 1987’de Chrysler markasının çatısı altına girdi.~1998 yılında Chrysler, Daimler tarafından satın alınınca 2007 yılındaki ayrılığa kadar Daimler Chrysler markası altında üretildi. Jeep 1950’li yıllarda piyasaya sürdüğü CJ serisinin üretimini 1986 yılına kadar sürdürdü. 1963’te Wagoneer ve Gladiator serilerini piyasaya sürdü. 4 tekerlekli bir aracın yeteneklerini bir aile aracında sunan Wagoneer oldukça başarılı oldu. 1974 yılında tanıtılan Cherokee,Wagoneer modelinin 2 kapılı spor koltuklu bir versiyonu olarak üretilmişti.  Araç yarışçı detayları ve spor direksiyonuyla genç kullanıcıları hedeflemişti. 1970’lerin sonuna doğru 4 kapılı Cherokee’ler üretilmeye başlanmıştı.1980’lerde zayıflayan Amerikan otomotiv endüstrisi, karlı otomobiller üretmek için arayışlardayken Jeep, XJ kasa Cherokee modeliyle şimdiye kadar geliştirdiği en karlı ve başarılı modelini üretmiş oldu. XJ, Wagoneer’den çok daha kısa, dar, alçak tasarlanmıştı ve daha hafifti.1986’da CJ7’ye veda niteliğinde daha konforlu ve güvenli sürüş özellikleri sunan Jeep Wrangler’ı tanıttı. Bir yıl sonra da Jeep markası el değiştirerek Chrysler çatısı altına girdi. XJ Cherokee, 1990’larda iyice güçlenerek 1 milyon satış rakamına ulaştı. Ayrıca Chrysler markasının Avrupa’da en çok satılan modeli oldu. Daha sonra Jeep’in 8. platform modeli ve Chrysler markası altındaki 2. model daha lüks donanım özellikleri sebebiyle Grand Cherokee olarak isimlendirildi. 1996 yılında yenilenen model daha ilerici teknik özelliklere, şasi ve motor seçeneklerine sahipti. 1990’ların sonunda da yeni Wrangler tanıtıldı.~1997 yılında Daimler Chrysler, Jeep Dakar isimli 4 kapılı bir Wrangler konsepti tanıttı. 1998 yılında Jeepster tanıtılarak spor otomobil gücünü ve performansını Rubicon modelinin yetenekleriyle birleştirdi. Jeep’in 60. yaşını kutladığı 2001 yılında Wrangler, Cherokee ve Grand Cherokee’nin özel bir versiyonunu üretti. Günümüzde en başarılı arazi aracı üreticilerinden biri olan Jeep, haklı ününü savaş ortamındaki zorluklardan elde ettiği tecrübelere ve başarısını da günümüz ihtiyaçlarına uygun modelleri doğru zamanda tespit edip üretmesine borçlu.

Toyota

Japon Ordusu 1941’de Filipinler’de savaşta kullandığı Bantam Mk II’yi (Jeep’in ilk örneklerini üreten firma) Japonya’ya getirip Toyota’dan aynı özelliklerde ama kopya olmayan bir arazi aracı üretmesini istedi. Prototip olarak hazırlanan aracın adı Model AK oldu. Daha sonra Japon OrdusuToyota’dan ordu için yine bir kamyonet üretmesini istedi. Hazırlanan araç AK10 isimli yine bir Bantam olan GP’den örnek alınan yarım tonluk bir araçtı. Araçta Toyota’nın sedan modelinden alınan 2.2 litre, 4 silindirli motor kullanılıyordu. Jeep, 1950 yılındaki Kore Savaşı’nda kullanılmak üzere Toyota’dan 100 tane Willys özelliklerinde araç istedi. 1951 yılında Toyota BJ proto tipini geliştirdi. BJ, Willys’de kullanılandan daha güçlü 3.4 litre 6 silindirli 85 HP güç üreten bir motora sahipti. Fakat Willys’in kısa oranlı arazi şanzımanı Toyota BJ’de bulunmuyordu. 1953’te üretime başlayan Toyota Jeep BJ Japonya Ulusal PolisTeşkilatı’nın da resmi aracı oldu. Land Cruiser ismi ise 1954 yılında Land Rover’ın ismine ithafen kullanılmaya başlandı.~AK 20 Serisi 1955-1960 yılları arasında üretilmeye başlandı. BJ modelinden (AK10) daha sivil görünümlü olan model yurt dışı pazarlar için daha iyi bir tasarıma, 6 silindirli 3.9 litre motora, konforlu 4’lü yaprak yaylara ve senkromeçli şanzımana sahipti. 1958 yılında Land Cruiser’ın station wagon bir versiyon da üretildi. 1959’da madenlerde ve zor çalışma koşullarında kullanılmak üzere üretilen özel Land Cruiser versiyonları Avustralya’ya ihraç edildi.1960-1984 yılları arasında FJ40 serisi üretime geçti. İlk defa FJ40 serisiyle kısa oranlı şanzımana geçen Toyota, 3.9 litre 125 HP motorla sunuluyordu. Brezilya’da üretilen model, Bandeirante ismiyle 78 HP gücünde Mercedes-Benz dizel motoru kullanıyordu.1965 yılında üretim 50 bin adete ulaşmıştı. Amerika’da en çok satan Toyota modeli Land Cruiser’dı.1968’de 100 bin, 1972’de 200 bin ve 1973’te 300 bin satış adetine ulaşan Land Cruiser’da ilk kez 6 silindirli dizel motor yurtdışı pazarlar için uzun şasili versiyonda sunuluyordu. 1974’te üretilen 4 silindirli 3.0 litre dizel motor sayesinde Land Cruiser, düşük vergi dilimine girmişti ve Japonya’da satış adetleri yükseldi.1975 yılında 3.9 litre motor 4.2 litre versiyonla değiştirildi ve ön tekerleklerde disk frenler kullanıldı.1977 yılında İrlanda Ordusu 77 adet Land Cruiser siparişi verdi. Arazide yüksek performans göstermesine rağmen Land Cruiser’lar nemli İrlanda’da kısa sürede paslanmaya başlamıştı.1967 yılında FJ55 modelinin üretimi başladı. 4 kapılı bir station olan FJ55, FJ40’ın teknik altyapısını kullanıyordu ve Kuzey Amerika ve Avustralya pazarı için üretilmişti. FJ56 ise sadece Japonya’da satılıyordu. 1980 yılında 5. nesil, FJ60 tanıtıldı. Öncüsünün başarılı arazi özelliklerini taşısa da yol üzerinde daha yüksek performans vermesi için geliştirilmişti.~Daha fazla konfor elemanına sahip olan FJ60 klima ve lüks iç mekana sahipti. FJ55’ten alınan 4 silindirli 2.0 litre motorun yanında 4.0 litre 6 silindirli ve 3.4 litre 4 silindirli dizel motorlar seriye yeni katılmıştı.1981 yılında Land Cruiser 1 milyon satış başarısına ulaştı. 1984 yılı FJ40’ın son yılıydı ve FJ70 tanıtıldı. 1985’te direkt enjeksiyonlu turbodizel motorlar ve hacmi 4.0 litreye ulaşan enjeksiyonlu benzinli motor piyasaya sürüldü. 1988 yılında piyasaya çıkan VX serisi, Land Cruiser’ın Japonya’da binek aracı olarak satılmasına imkan verdi.1990 yılında FJ60’ın yerini alan FJ80 tanıtıldı. 3 farklı motor seçeneğine sahip olan FJ80 Kuzey Amerika’da ve Avrupa’da ilk defa tam zamanlı 4×4 olarak satılırken Japonya, Avustralya ve Afrika’da yarı zamanlı dört tekerlekten çekişli olarak satılmaya devam etti. FJ70 Serisi 1985 yılında üretimine başlamış olmasına rağmen günümüzde hala üretiliyor. Günümüze kadar pek çok kez aşamalı olarak güncellenen FJ70, yürüyen aksamında, direksiyon sisteminde, motorlarında ve az da olsa tasarımında değişikliklerle dayanıklılığını ve performansını artırdı.1996 yılında FJ 90 modeli, Prado ismiyle tanıtıldı. 3 kapılı, kısa aks mesafeli ve 5 kapılı uzun aks mesafeli versiyonlar  2.7 litre 4 silindirli, 3.4 litre 6 silindirli benzinli, 3.0 litre 4 silindirli dizel motor seçeneklerine sahipti. 1998 yılında üretimine başlanan 100 serisi FJ80’in yerini aldı. İlk kez Land Cruiser V8 silindirli 4.7 litre motorla satışa sunuldu. İlk defa bağımsız süspansiyon sistemine sahip olan Land Cruiser yol kullanımında büyük konfor sunuyordu. Ayrıca Afrika ve bazı pazarlar için farklı ön aksa ve başarılı arazi özelliklerine sahip FJ 105 serisi Land Cruiser hazırlanmıştı. 2000 yılında 50 yaşını kutlayan Land Cruiser tüm dünyada 3.72 milyon araç satışına ulaştı.~Aynı yıl 90 Prado modeli standart olarak patinaj önleme sistemi Active TRAC, denge kontrol sistemi VSC ve elektronik fren gücü dağıtıcısı EBD ile donatıldı. 2002 yılında 120 Prado modeli tanıtıldı ve 100 modeli makyajlandı. Ağırlık merkezi alçaltılan 120 Prado çift yakıt tankı sayesinde 180 litre yakıt alabiliyordu. Böylece uzun çöl seyahatlerinde sorunsuz menzil sağlıyordu.Güncel Land Cruiser’ın 200 serisi 2008 yılı başında tanıtıldı. Genel olarak kapsamlı bir makyaj operasyonu gibi görünse de ileri teknolojileri sayesinde arazide eğimleri kendisi çıkıp inebiliyor, otoyolda da yüksek konfor sunuyor. 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.