Beş çevreci kompakt

Ekolojik üretim yaparak iyi para kazanabilirsiniz. Bunu, bu tür çiftlikler işleten üreticilerin dışında, otomobil üreticileri de iyi biliyor. Ancak ekolojik çiftliklerden gelen ürünlere olan güveni, otomobil üreticilerinin çevrecilik iddiaları için gösteremeyiz. Çünkü bu otomobillerin CO2 emisyon değerleri, laboratuarlardaki ideal ortamlarda yapılan ölçümlerle belirleniyor. Yani gerçek trafikteki kullanımı pek yansıtmıyor. Acaba konuğumuz olan bu 5 otomobil, en azından tasarruf odaklı kullanımın yapıldığı test ortamında çevrecilik iddialarını kanıtlayabilecek mi? Düşük CO2 salınımlı kompakt modeller arasında en yenilerinden biri Opel Astra’da da, rakiplerindeki gibi tüketimi optimize edilmiş bir dizel motor kullanılıyor. Ancak Astra’nın 1.3lt motor hacmi, rakiplerinin 1.6lt’lik hacimlerinin yanında biraz küçük kalıyor. Uzatılan vites oranları, vites değiştirme uyarısı ve düşük sürtünmeli lastikler, en yaygın kullanılan tasarruf önlemleri. Bunun dışında, hava direncini olumlu etkilemek için süspansiyon alçaltılmasına da rastlanıyor. Ancak bu önlem, konforu olumsuz etkiliyor. Ford Focus Econetic, Seat Leon Ecomotive ve VW Golf BlueMotion ise bunlara ilave olarak, start-stop otomatiği ve fren enerjisi geri kazanımı sistemlerine de sahip. Opel ve Skoda’da ise bu sistemler kullanılmıyor. Rakiplerden hangisinin “çevreci” veya “ekolojik” damgasını gerçekten hak ettiğini ilerleyen sayfalarda okuyabilirsiniz. ~Kalbi zayıf
Opel Astra 1.3 CDTI EcoFlex   253 PUAN

Tasarruf konusunda Opel, Astra’nın işini bayağı zorlaştırıyor. 1.3 lt’lik küçük motor,1450 kg gibi yüksek bir ağırlıkla baş etmek ve bunu start-stop otomatiği olmadan yapmak zorunda. Bu hiç de iyi bir kombinasyon değil, çünkü kalkışlarda bile debriyajı kaydırmak gerekiyor. Hızlı olmak içinse, kısa oranlı viteslerle bol bol oynamak zorunda kalıyorsunuz.Yüksek devir gerektirmesinin etkileri yakıt istasyonunda ortaya çıkıyor: 100 km’de enjektörlerden ortalama 5 litre yakıt püskürtülüyor, tasarruflu kullanımda ise 4.4 lt seviyesine inilebiliyor. Fabrika verisi olan 4.2lt/100 km seviyesine yaklaşan bu rakam bile birçok rakibinden daha yüksek. Ancak tasarruflu kullanım, hem sürüş keyfini yok ediyor, hem de uzun yol konforunu iyice azaltıyor. Yazık, çünkü Astra, mükemmele yakın bir süspansiyon konforuna ve önde çok rahat bir oturma pozisyonuna sahip. Bunun dışında Astra, çok güvenli yol tutuyor, frenleri ve ses izolasyonu da başarılı.Hissiz ve sert tepkilere sahip direksiyon sistemi ve arka koltuklardaki iç mekan genişliği ise eleştiri konusu oluyor. Ancak motorun aşırı zorlanmasının yanında bunlar, pekde önemli zayıflıklar değil. Sonuç olarak bu motor, “çevrecilik” iddiasına pek de uymuyor.

Eksikleri var
Ford Focus 1.6 TDCi Econetic   264 PUAN

Ömrünün son günlerinde Focus, cimriliği de öğrendi. Almanya’da 500 Euro ekstra bedel ödenerek alınabilen otomobile bu cimriliğinde, fren enerjisi geri kazanımı ve start-stop otomatiği yardım ediyor. Ancak Econetic haliyle Euro 4 normunu karşılarken, standart TDCi’in Euro 5 normunda olması şaşırtıcı. ~Neyse ki Focus Econetic, tasarruf sözünü tutan bir otomobil: 4.5 lt’lik test tüketimi ve 3.9 lt’lik tasarruflu kullanım tüketimiyle otomobil, çok daha modern olan Golf BlueMotion ile aynı rakamlara imza attı ve fabrika verisinin sadece 0.1 lt üzerinde tüketti. Bu takdiri hakeden bir çalışma. 109 HP’lik dizel motor ise önemli zayıflıkları nedeniyle eleştiri odağı oldu: Sesli çalışıyor, titriyor, yavaş devirleniyor ve hızlanmalarda sarsılıyor. Sürüş özellikleri de olgunluktan uzak. Tasarruf lastikleri Focus ile uyum sağlayamıyor ve orta hızlarda girilen virajlarda bile yuvarlanma sesleri artıyor. Rakiplerinin doğru çizgide ilerlemeye devam ettiği yerlerde Focus’un ESP’sinin işi başından aşkın oluyor. Focus’un üstün özellikleri olan direksiyon hassasiyeti ve ataklığı ise lastikler nedeniyle yok oluyor. Bunu dışında daha sert olan süspansiyon, konforu da olumsuz etkiliyor. Ancak bir olumsuzluk daha var ki o çok daha kötü: Fren disiplininde Econetic, bu lastiklerden dolayı çok değerli metreler kaybediyor. Ne yani, tüm bunlar birkaç santilitre daha az tüketmek için mi? Tabi ki hayır! Tasarruf için feda edilenler nedeniyle dördüncülükle yetinmek zorunda.

Viraj dansözü
Seat Leon 1.6 TDI Ecomotive   265 PUAN

Seat, ateşli olmayı sükunete tercih ediyor. Hem de konu cimrilik olduğunda bile. Leon Ecomotive’de mühendisler, sürüş keyfini mümkün olduğunca koruyabilmek için bayağı uğraşmışlar. Sert süspansiyon, direkt direksiyon ve başarılı müdahalelere sahip ESP ile baharatlandırılan Leon, virajları rakiplerinin tümünden daha canlı dönüyor ve hızlı yön değiştirmelerde bile karoserini pek sallamıyor. ~Bozuk zeminli asfalt üzerinde ise keyif bir anda biti veriyor: İç mekana direkt olarak ulaşan vuruntular uzun mesafelerde en sportif kullanım meraklılarını bile rahatsız edebilir. Neyse ki rahat ve biraz yüksek konumlu koltuklar, darbelerin bir kısmını emiyor. Hatta arkada bile rahat edebiliyorsunuz, hem de küçük camlar ve geniş C sütunlarının yarattığı mağara hissine rağmen. Gürültü ise her iki sırada da sorun ve bunun nedeni motor değil. Çünkü aynı 1.6 TDI, VW’de çok daha sessiz çalışıyor. Beşinci vites hızlanmasında Seat,VW’deki kardeşinden biraz daha geri planda kalırken, benzer bir tasarruf kapasitesi sunuyor: Standart testte 4.8 lt çıkan tüketimi biraz dikkatle 4.2 lt’ye çekmek mümkün. Ancak start-stop otomatiğinin varlığına rağmen 3.8 lt/100km’lik fabrika verisine ulaşmaksa çok zor. Durum böyle olunca Seat, üçüncülükle yetinebiliyor. Konforu seviyorsanız Leon’u sevmeme şansınız yüksek.

Süper cimri
VW Golf 1.6 TDI BlueMotion   291 PUAN

Neticede Golf BlueMotion, mükemmel ekonomisi, rahat koltukları, harika işçilik kalitesi ve değerli malzemeleriyle hayranlık uyandıran bir otomobil. Ayrıca üst sınıf otomobili kadar sessizde. Ancak süspansiyon, standart Golf’ler kadar konforlu değil. Spor süspansiyon ve daha fazla basınçla şişirilmiş enerji tasarruf lastikleriyle Golf, çok daha sert bir karakter sergiliyor: Enlemesine zemin darbeleri iç mekana daha kuru bir şekilde yansıyor. Ancak konfordaki azalma kabul edilebilir seviyede. Sürüş özellikleri ise hem güvenli, hem de hassas direksiyon sayesinde keyifli.~ En uzun vites oranlarına sahip olmasına rağmen 105 HP’lik TDI, tüm devirlerde canlılığını koruyor, güçlü hissettiriyor ve istekli bir şekilde devirleniyor. 190 km/s hızla 5.viteste ilerlerken 1.6 lt’lik TDI motor, sadece 3 bin 400 d/d çeviriyor. Bu sayede sürücü, fazla zorlanmadan, ortalamada 4.5 lt’lik tüketimlere ulaşabiliyor. Tasarruf parkurunda ise BlueMotion, fabrika verisi olan 3.8 lt’yi sadece 0.1 lt farkla kaçırdı. Golf 1.6 TDI BlueMotion’ın belki de en önemli handikabı, bu tasarruf için fazla bedel ödemeyi gerektiren fiyatı: Almanya’da 22 bin 625 Euro. Ancak yüksek fiyat, bir VW için zaten sürpriz değil.

İç mekan devi
Skoda Octavia 1.6 TDI Greenline   294 PUAN

sistemi yok, CO2 emisyonu da 100gr/km seviyesinin üzerinde… Buna rağmen Octavia Greenline, tasarruf karşılaştırmamızın lideri olmayı başardı. Bu başarının reçetesi ise, tasarruf yaparken hiçbir şeyden ödün vermemesi oldu. Bu haliyle Octavia, günlük hayatımızın en hoş yol arkadaşlarından biri olabiliyor. CO2 çılgınlığına fazla önem vermeyen Çek üretici, Golf’ün1.6 lt’lik TDI motorunda daha kısa ama daha uyumlu vites oranları kullanmış. Durum böyle olunca Octavia, 4.57 m’lik uzunluğuna rağmen canlı bir kullanım sunuyor. Kısa vites oranları VW ve Seat’ta sürekli vites düşürmeyi gerektirirken, Skoda ile 5. viteste bile seri olunabiliyor. Buna rağmen Octavia, 4.1 lt/100 km’lik tasarruf parkuru değeriyle, yarışta kalmayı başarıyor.Hem de start-stop otomatiği olmamasına rağmen. Hatta başarılı performansı dikkate alındığında, 5 litrelik test ortalaması bile makul kabul edilebilir. ~Tüm bunlara zengin standart donanımı, havadar iç mekanı, devasa bagajı ve hiçbir disiplinde önemli bir zayıflık göstermemesi de eklenince Skoda, haklı bir birincilik aldı.Süspansiyonu konforlu, işçiliği temiz ve malzeme kalitesi de beğeniliyor. Genetik ikizinden daha uygun olan fiyatı (Almanya’da 21 bin 840 Euro’dan başlıyor) da Octavia’nın şansını artırıyor.

SONUÇ
Eğer uğraşırsanız, bu otomobillerin tümünde fabrika tüketim verilerine gerçekten yaklaşabiliyorsunuz. Ancak günlük normal kullanımda tüketim, fabrika verilerinden bayağı farklı çıkabiliyor. Alçaltılan ve sertleştirilen süspansiyonların neden olduğu konfor kayıpları ise daha can sıkıcı. Bunun dışında uzun oranlı şanzımanlarda, vites büyütürken motorların neredeyse turbo boşluğuna düşmesi de keyif kaçırıcı. 99 gr/kmCO2 iddiasında olmayan standart dizel versiyonlar hem çok daha konforlu, hem de çok daha olgun otomobiller. Birkaç santilitre daha az tüketmek için sürüş keyfinden bu kadar fedakarlık yapmaya değip değmeyeceğine ise müşteriler karar verecek.


 
~


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.