En çevreci hangisi?

“Büyük olsun, güçlü olsun, hızlı olsun ama çok yakmasın”. Abartılı talepler, değil mi? En azından konu otomobil olduğunda. Neticede bir otomobilne kadar büyük ve ağırsa o kadar fazla yakacaktır. Tamam, bu gerçek asla değişmeyecek ama geçmişe baktığımızda, gelişmelerin ne kadar etkili olduğunu görmek insanı rahatlatıyor. Örneğin bugün 10 VW Golf’ünün yaydığı zararlı emisyon oranlarının toplamını, 1980’lerin başında tek bir Golf yayıyordu. Bu başarı, katalitik konvertörlerin dışında, motordan direksiyon hidroliğine, otomobillerde kullanılan tüm unsurların daha verimli hale getirilmesiyle mümkün oldu. Eskiden sadece otomobil üreticilerinin uğraştığı yakıt tasarrufu gibi konularda, artık diğer firmalar da kafa yoruyor. Örneğin lastikçiler bile ürünlerinin sürtünme katsayılarını düşürüyor. Şanzıman ve çekiş sistemleri üreticileri otomobillerin daha az yakıt tüketmesini sağlayacak buluşlara geliştiriyor. Çevreyi kirletmeye devam etsek de, en azından birim otomobil başına yaratılan kirlilikte gerçekten çok etkileyici azalmalar görüyoruz. Durum böyle olunca bizler de, en iyi “yeşil” teknolojiyi ödüllendirmeye karar verdik. GREEN STEERING WHEEL adlı ödülü bu yıl dördüncükez vereceğiz ve her yıl olduğu gibi siz okurlarımız da oylarınızla burada belirleyici bir rol oyna-yacaksınız. Siz okurlarımızın en çok oy verdiği 5 fikir, uzman jüri tarafından yapılacak final değerlendirmelerine gönderilecek. Oylarınızı www.autoshow.com.tr adresindeki “Yeşil Direksiyon” bölümünden kullanabilirsiniz.~Jet ve Arktik’ten atmosferi koruyan kampanya
Bu gönüllü katılım organizasyonuna katılanlar, Arktik’ten bir kart alıyor ve her yakıt alımlarını bu karta işletiyor. Litre başına 2 Euro Cent ve aylık 2 Euro’luk katılım bedeli içeren bu kart, yılda 13 bin km yol yapan bir kullanıcıya yıllık 70 Euro maliyet getiriyor. Buradan eldee dilen paralar, Jet tarafından, Gold Standart adlı, belli kriterleri karşılayan çevrecin desteklenmesinde kullanılıyor.

Knaus Tabbert’in hibrid karavanı
Efficiency Line adlı sistem, hem karavanı kendi başına hareket ettirebiliyor, hem de yokuşlarda, bozuk arazide veya kaygan zeminlerde karavanı çeken araca ek güç sağlıyor. Karavana eklenecek elektrik motorunun gücüne bağlı olarak sistem, oldukça güçsüz araçların bile karavan çekebilmesini sağlıyor. Sistemin asıl önemli faydası ise hatırı sayılır bir yakıt tasarrufu sağlaması. Fren sırasında şarj edilen aküler, kamp yapılırken elektrik kaynağı olarakda kullanılabiliyor.

Bridgestone nano-teknolojiyle tasarruf ediyor
Başarılı fren, ıslak zeminde güvenli sürüş ve düşük sürtünme, lastik geliştiricilerin en önemli sorunları. Ancak mühendisler, gün geçtikçe bunların üstesinden gelmeyi başarıyor. ECOPIA EP 150 modelinde Bridgestone’un çözüm yönteminin adı NanoPro-Tech. Lastiğin daha rahat yuvarlanmasını sağlayan bu özel profilin ıslak zemin fren problemi, ince lamellere sahip ikinci bir profil bloğuyla çözülmüş. Böylece yüzde 15’lik sürtünme direncine rağmen yeterli frenperformansı elde edilmiş. ~Ford sürücüleri cimrileştiriyor
Yakıt tasarrufunda en yüksek potansiyel sürücünün kendisindedir. Econo-Check ile Ford, bunu profesyonelleştiriyor. Sistemin ilk ayağında tüketimle direkt ilgili parçalar serviste kontrol ediliyor, ikinci adımda ise araca, 7 gün boyunca sürücünün kullanım tarzını kaydedip buna göre öneriler veren bir ölçüm aygıtı yerleştiriliyor. 29 Euro’ya mal olan bu sistemle sürücü, önerilere uyduğu taktirde, yakıt tasarrufu ve yılda 50 kg’dan fazla CO2 tasarrufu yapabiliyor.

Thyssen Krupp araştırma yapıyor
Thyssen Krupp’in “In-Car” adlı araştırma-geliştirme projesinde bugüne kadar, karoser, yürüyen aksam ve motor üzerine 30’dan fazla ilerici buluşa (kademesiz eksantrik ayarı, silindir devre dışı bırakma, hafif üretim karoser aksamı) imza atıldı. Marka bağımsız bu projelerden tüm üreticiler yararlanabiliyor. Tümü alındığında elde edilen CO2 tasarrufu 18 gr/km’yi buluyor. Araç ömrüne uyarlarsak bu tasarruf, araç başına 5500 kg daha az CO2 emisyonu anlamına geliyor.

Prius prizden şarj ediliyor
Hibrid otomobilin öncüsü Toyota tasarrufta bir adım ileri gitti: Plug-in Hybrid. Bu sistemle yeni Prius’un aküsü, şehir elektriğiyle şarj edilebiliyor. Kaputun altındaki lityum-iyon akü, Prius III’ün nikel-metal-hidrid aküsüne göre 5 kat yüksek kapasiteye sahip ve bu kapasite, 100 km/s hızla 20 km ilerlemek için yeterli. Bu rakam birçok kullanıcı için, işe gidip gelirken hiç CO2 salınımı yapmamak için yeterli. 2.6 lt/100 km’lik (56gr/km CO2) ile Prius, bir depoyla 1000 km yapabiliyor. ~Honda’nın tasarruflu sporcusu
Sportiflik ve tasarruf birbirine pek uymayan iki terimdir. CR-Z Hybrid ile Honda, bunun tersini kanıtlamaya kararlı. Yumuşak hibrid türündeki sistemde 114 HP’lik bir benzinli motor ve 14HP’lik bir elektrik motoru birlikte çalışıyor. Sonuçta araç sportif sürüşü (0-100 km/s: 9.9 sn, maksimum hız: 200 km/s) makul bir tüketimle harmanlayabiliyor: 5.0 lt/100 km (117 gr/km CO2). Otomobil, sürücüsüne 3 farklı kullanım modu sunuyor: Eco, Sport, Normal.

Opel’den elektrikli maratoncu
Elektrik desteği konusunda Opel, Ampera ile tamamen farklı bir yol izliyor: Benzinli motor sürekli çalışsa da otomobil sadece elektrik gücüyle ilerliyor. Benzinli motor burada, menzil uzatıcı (Range Extender) olarak görev yapıyor. Yani sadece elektrik üreterek, 150 HP’lik elektrik motoruna gönderiyor. Benzinli motor devreye girene kadar Ampera, 60 km boyunca sadece elektrikle ilerliyor. 100 km/s’ye 9.0 saniyede ulaşan aracın menzili ise 500 km civarında.

Porsche Cayenne: Cimri dev
Fiyatlar 6, tüketim rakamları 2 haneli, kalkış yarışı sonuçları ise tek haneli. Normalde Porsche’yi böyle tanırdık. Ancak Porsche de tasarrufa yöneldi ve 2.3 tonluk Cayenne S Hybrid S’te 380 HP’lik güce rağmen 8.2 lt/100 km tüketim rakamına (193 gr/km) ulaştı. Aracın elektrik motoru 60 km menzil sunabiliyor ve ayak gazdan çekildiğinde 156 km/s’ye kadar aracın hızını benzinli motor çalışmadan koruyabiliyor. Sistem yüzde 23’lük tasarruf sağlıyor. ~Mobil elektrik santralleri
B Serisi F-Cell’in ilk200 örneği hazır. Aracın yakıt hücresi 136 HP’lik (290Nm, 170 km/s) elektrik motorunu besliyor ve bir depo hidrojenle yaklaşık 400 km menzil sağlıyor. Depodaki hidrojeni havadaki oksijenle birleştiren sistemin egzozundan sadece su buharı çıkıyor. İkmal istasyonu sayısının yetersizliği devam etse de, depoyu doldurmak 3 dakika bile sürmüyor. Maliyet açısından 100 km’de 3.3 lt motorine denk gelen tüketimin en önemli avantajı sıfır emisyonlu olması.

VW Touran’a“gaz” veriyor
Çevre konusunda VW, küçük hacimli TSI (downsizing) motorlarına güveniyor. Ancak Touran’ın Eco-Fuel motoru artık benzin dışında doğalgaz (CNG) da yakabiliyor. 100 km’de 4.7 kg (DSG:4.6 kg/km) CNG ile yetinenTouran’ın CO2 emisyonu ise 125gr/km. Aracın 24 kg kapasiteli deposu 520 km menzil sağlıyor. Acil durumlar içinse araçta, 11 lt’lik küçük bir benzin deposu da bulunuyor. Turbo ve kompresör besleme sayesinde motor, aynı zamanda atak bir performans da sağlıyor.

Tasarruf için bir düğmeye basmak yeterli
Bugün canınız tasarruf etmek mi istiyor? Audi’de bunun için bir düğme yeterli. A6 ve yeni A7’de bulunan “efficiency” düğmesine basıldığında araç maksimum tasarruf moduna geçerek, motor (tork ve güç karakteri değişiyor), şanzıman (otomatik modda vites değişim zamanları değişiyor), termik yönetim, süspansiyon (havalı süspansiyon alçaltılıyor) ve klimaya müdahale ediyor. Bu müdahalelerle tüketim yüzde 13 düşüyor. ~Mitsubishi’de dünya düşük kompresyon rekoru
Mitsubishi ASX’in 150HP güç üreten ve 100 km’de 5.5 lt motorinle yetinen 1.8 lt’lik dizel motoru, düşük sıkıştırma dünya rekorunun yeni sahibi. Motorun 4N13–14,9:1–TF035 fabrika kodu bu rekoru da içeriyor. 4N13 motorun ismiyken, 14,9:1 dünyanın en düşük sıkıştırma oranını, TF05 ise değişken türbin geometrisini anlatıyor. Bu çok düşük oran, daha sakin çalışma, daha az zararlı emisyon (özellikle azot oksitlerde), daha iyi performans ve daha fazla dayanıklılık anlamına geliyor.

Kia Dynamax geleceği görüyor
Koreli üretici, Opel’e talip olan markalardan Magna’nın bilgi birikiminden faydalanıyor: Yeni Sportage’da kullanılan ve değişen durumları önceden algılayıp gerekli uyarlamaları yapabilen Dynamax adlı 4×4 sistemi. Yanal tutunmayı destekleyen sistem, kontrolsüz ön ve arkadan kaymaları ve uzuntırmanışlar sırasında debriyajını sınmasını engelliyor, yakıt tüketimi ve emisyonları azaltıyor. Sistemin kalbini, tekerleklere her zaman en uygun torku gönderen elektronik kontrol ünitesi oluşturuyor.

BMW dinamizmi mükemmelleştiriyor
Efficient-Dynamics teknolojilerini (2007 Yeşil Direksiyon galibi) BMW, 320d’de bir adım daha ileri götürdü. 163 HP’lik motor (0-100 km/s: 8.2 sn, 225km/s) bu sayede 4.1 lt yakıtla (CO2:109 gr/km) yetinebiliyor. Bu haliyle 320d, markanın motor programındaki en temiz motor unvanına sahip. Bunun için BMW, Efficient-Dynamics çerçevesindeki tüm unsurları iyileştirirken, aracın hava sürtünme katsayısını 0.26cW’ye düşürmüş. ~Nissan’dan elektrikli dünya otomobili
Herkes elektrikli otomobiller üzerinde çalışırken, ilk büyük seri üretimi İMIEV ile Mitsubishi gerçekleştirdi. Nissan ise Mitsubishi’ye Leaf ile katıldı. Sadece elektrikli otomobillerin gerekleri göz etilerek üretilen Leaf’te örneğin egzoz sistemi yok. Otomobilin far tasarımı ise yol rüzgarını aynalardan uzak tutacak şekilde yapılmış. 160 km menzil sağlayan lityum-iyon akülerin yüzde 80’i, hızlı şarj ile 30 dakikada doluyor. Şehir şebekesinde ise tam şarj için 8 saat gerekli. 108 HP’lik elektrik motoru (280 Nm) 140 km/s hız sağlıyor.

Bu ikizler aslında üçüz
Citroen C-Zero ve Peugeot iOn, 3.48 m uzunluğa, 130 km menzile ve 166 lt bagaj hacme sahip ikizler. Bu temiz şehir pireleri aslında ikiz değil. Çünkü Mitsubishi’de bir üçüzleri var: iMIEV. 64 HP’lik elektrik motoru makul performans rakamları sağlıyor: 15 sn’lik 0-100 km/s hızlanma ve 130 km/s hız. Lityum-iyon aküler hızlı şarjda 1 saate, şehir şebekesinde ise 6 saate ihtiyaç duyuyor. 1500 şarjlık kapasiteleri ile akülerin ömrü yaklaşık 5 yıl.

Fiat silindir sayısını yarıya düşürüyor
500 modelini Fiat, UHU (Under HUndred) haline getiriyor. Yani 500’ün elektrohidrolik kavramalı Dualogic şanzımanlı versiyonu 95 gr, standart versiyonu ise 98 gr CO2 emisyonu sunuyor. 85 HP’lik güç ve başarılı performans dikkate alındığında (0-100 km/s: 11 sn, 173 km/s) bunlar çok iyi rakamlar. Bu başarının anahtarı, yüzde 23 güç ve yüzde 15 tüketim avantajı sağlayan iki silindirli 900 cc’lik motor, standart start-stop otomatiği ve elektrohidrolik emme eksantrik mili kontrolü.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.