İşte yeni Toyota imajı

Toyota, marka imajı açısından en yüksekte
konumlandırılan üreticilerden biri. Son dönemlerde
yaşanan geri çağırmaların bu imaja
zarar vermemiş olması da, şirketin gerçekten
son derece iyi yönetildiğini ortaya koyuyor. Tarihinde
sportif kökeni olmasına rağmen, bundan
son dönemlerde vazgeçen Toyota, GT-86 isimli
coupe otomobille geri dönüş yaptıktan sonra,
gelecek için önemli ipuçları vermeye başlamıştı.
Yeni Auris’in kendini göstermesiyle birlikte, yeni
Toyota tasarım lisanı da net bir şekilde ortaya
çıktı. Öncesinde Corolla HB olarak karşımıza çıkan
Toyota’nın kompakt hatchback modeli, 2007
yılından beri Auris ismiyle pazarlanıyor. Sedan
model ise yoluna Corolla ismiyle devam ediyor.

Yerini aldığı modelin, satış performansı açısından
tam isteneni verip vermediğini bilmem
mümkün değil ama tasarım ve dinamik sürüş
keyfi açısından otomobil tutkunlarının bir bölümünün
beğenisini kazanamadığını biliyorum.
Fakat yenilenen Auris’i ilk gördüğüm anda
Toyota tasarımcılarının ve araç geliştirme bölümünün
de, bir önceki nesille ilgili olarak, benimle
aynı fikirde olduğunu düşünmeye başladım.
Çünkü tasarım açısından göze iddialı görünen
bir otomobil ortaya çıkarılırken, aynı zamanda
sürüş dinamikleri açısından da daha iddialı
olan bir otomobil üretilmiş. Sonuçta Toyota’nın kompakt HB sınıfındaki oyuncusu Auris tepeden
tırnağa yenilenerek sahnedeki yerini aldı. Hatta
şunu bile söylemek mümkün, yeni Auris, bir
önceki nesil ile aynı ismi taşımanın dışında fazla
bir ortak noktaya sahip değil.

~55 mm alçalan Auris’in toplam yüksekliği 1460
mm’ye indirilmiş. Bu sayede yere daha yakın
bir gövde elde edilerek, yola daha iyi tutunma
sağlanmış. Sürüş konusunda bu durum olumlu
bir etki yaparken, elbette görünümün de daha
iyi olmasını sağlamış. Keskin bakışları ile dikkat
çeken Auris, sivri burun tasarımı ile benim beğenimi
kazanmayı başardı. Logo ile iki parçaya
bölünen havalandırma ızgarası ve altta yer alan
büyük ızgara ile Auris dinamik görünüyor.
Aynı tasarım formu Auris’in iç mekanında da
kullanılmış. Kokpit ve orta konsolda kullanılan
plastik kalitesi artırılmış. Aynı zamanda aracın
alçalan yapısı ile sürüş pozisyonunda da 40
mm daha alçak olan bir oturma
pozisyonu elde edilmiş.

Auris’in yaşam alanında sunulan
genişlik de beklentilerimi
karşıladı. Aynı şekilde eşya
gözlerini ve bagajını da kullanışlı
buldum. Yeni geliştirilen
direksiyon sisteminin hisleri
de eskisine göre iyi. Özellikle
viraj dönüşleri sırasında verdiği tepkileri sevdim.
Yeni nesil teknolojileri de beklendiği gibi
bünyesinde barındıran Auris’in yaşam alanı da
beklediklerimi verdi diyebilirim.
Sürüş karakterinin daha dinamik olduğunu
belirtmiştim; 1.6 lt 132 HP güç üreten benzinli
motor Multidrive S adı verilen otomatik
şanzımanla kombine edilmiş. 0.277 mm’lik
sürtünme katsayısı ile dikkat çeken Auris, bu
motor ve şanzıman kombinasyonuyla bekleneni
veriyor. Şanzımanın hızlanma performansına
biraz olumsuz bir etkisi var. Özellikle ani hızlanmalar
ve esnekliğe ihtiyaç duyulduğu sollama
manevraları sırasında biraz bekleme yaşanıyor.

~Bu sırada gürültü seviyesinde de artış oluyor.
Şehir içi ve otoyol kullanımları sırasında performans
yol ortalamalarını rahatlıkla karşılıyor.
Motorun performansı konusunda sanıyorum
en iyi yorumu manuel şanzımanlı versiyonu
kullandıktan sonra yapacağım. Sürüş güvenliği
ve sürüş karakteri açısından, beklediğim gibi,
yapılan iyileştirmeler meyvelerini son derece iyi
bir şekilde veriyor. Güvenlik üst düzeyde, hızlı
viraj girişlerinde yaptığım testlerde de, herhangi
bir istem dışı yöne gitme isteği hissetmedim.


Sonuç

Toyota Auris bu
haliyle eskisine
göre çok daha
iddialı. Bir önceki
neslinde sanki
ona yapılan tüm
eleştirilere, bu
yeni modelle cevap
verilmiş ve
otomobil A’dan Z’ye kadar yenilenmiş.
Dinamik görünmesi sayesinde kompakt
HB sınıfında, bana göre eskisine göre
çok daha güçlü oldu. Alçaltılan gövde ve
son derece iddialı hale getirilen rüzgar
sürtünme katsayısı ile sürüş karakteri
beğenimi kazandı.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.