Köpekbalığı SUV oldu

Elbette okyanusların derinliklerinde oluşan yeni bir
türün evrimi haberini vermiyoruz ama Mitsubishi’nin
binek araçlarında kullanmaya başladığı köpekbalığı
tasarımının, bu kez kompakt SUV modeli olan ASX ile
hayatımıza girdiğini duyurmak istiyoruz.
Mitsubishi’nin arazi
araçları konusunda en
deneyimli üreticilerden
biri olduğunu söylesek,
bunu kimse yadırgamaz diye düşünüyoruz.
Özellikle Dakar Rallisi’nde
elde ettiği başarılar, bu
markanın arazi araçları söz konusu
olduğunda ne kadar usta olduğunun
önemli göstergelerinden
biri. Outlander, Pajero, L200
gibi modelleri ile arazinin önemli
temsilcilerinden biri olan Mitsubishi,
son olarak biraz daha
light bir versiyon olan ASX modelini
satışa sundu. Bu modelin en
önemli özelliği ise Mitsubishi’nin
rallilerin fatihi olan Lancer modelinde
kullanmaya başladığı ve
köpekbalığı tasarımı adını verdiği
bir izin üzerinden gidiyor olması.
Kompakt SUV ve karizmatik
tasarım olunca daha en baştan
ASX’in ülkemizdeki şansı oldukça
yüksek görünüyor. Peugeot
markası ile yaptığı iş birliğinin ardından
bu firmaya da arazi tecrübelerini
aktaran Mitsubishi, yine
de asıl kahraman kendisi olmak istiyor.
Mitsubishi ASX’in ülkemizde
1.6 lt benzinli motor ve 5 ileri
oranlı bir manuel şanzımanla satışa
sunuluyor olması ise önemli
bir dezavantaj olacak gibi görünüyor.
belki bu ekipmanlar ve
yüksek diyebileceğimiz bir donanım
seviyesi ile uygun bir fiyat etiketine
sahip olmuş ama farklı seçenekler
arayanların Mitsubishi
bayilerinden ellerinin boş dönecek
olmaları keyifleri kaçırtabilir. Özellikle
dizel motor ve otomatik şanzıman
eksikliği bu yönde çok
önemli bir etken oluşturacak gibi
görünüyor.
Şimdi aşk zamanı sloganını

~ “şimdi ASX zamanı” olarak değiştirerek
beğenilen bir kampanya
ile aracı tanıtan Mitsubishi, en
çok bu aracın tasarımı ile övünüyor.
Köpekbalığı tasarımı olarak
adlandırılan yeni bir çalışma bu
araçta da kullanılıyor. Dışarıdan ilk
bakışta, keyif veren karizmatik
bir tasarıma sahip olan araç, tasarımın
çok önemli bir silah olduğunu
ispatlıyor adeta. Kompakt
SUV sınıfında yer alan ve hırçın
görünen araçlardan biri olan
ASX, bu tip bir farklılık arayanları
bekliyor. Ona ilk baktığımızda
üçgen formlu ve içinde petek dokularla
bezenmiş, krom kaplamalı
devasa hava girişi dikkat çekiyor. Bu tip bir tasarımla son
derece hırçın görünen ASX, aynı
zamanda bu tasarımla çok iyi bütünleştirilmiş
kaslı motor kaputu
ile de göz dolduruyor. Tamponun
alt kısmında siyah ve sert bir plastik
malzeme kullanılırken, bu tarz
tasarımla arazi aracı kimliğine de
gönderme yapılmış. Yan taraftan
baktığımızda ise bu bölümün biraz
göz ardı edilerek oluşturulduğunu
düşündük. Özellikle arka tarafa
doğru biraz daha şişkin olan
tasarım, bu bölümde ASX’in hantal
görünmesine neden oluyor.
Sportif bir depo kapağı ve derin bıçak
izleri kullanılmış ama bunlar
bizce yeterli olamamış. Arka tarafta
ise yeni plastik bir tampon ve bunun
üzerinde kullanılan metal
kaplama bu bölümün tasarımının
göze hoş görünmesini sağlayan bir
detay. Kibirli görünen stop lambaları
ve tavan spoyleri ile arka taraf
ön bölüme uyumlu bir karakter
ortaya koyuyor.

Yaşam alanına geçtiğimizde ise
biraz şaşkınlık yaşadık. Çünkü
plastik malzemeler biraz fazla görünüyor
ve yaşam alanına karamsar
bir hava katıyor. Kumanda
elemanlarının tasarımı açısından
da artık daha modern bir anlayışa
sahip olması gerekiyor. Havalandırma
kumandaları modernlik
konusunda biraz geride kalmış durumda
ve kullanımları da zor.
Hava kanallarında ve orta konsol
üzerinde kullanılan metal kaplamalar
yaşam alanını renklendirme
konusunda maalesef yeterli olamamış.

~Kullanım açısından bazı sıkıntılar
yaşadığımız yaşam alanı elbette
çok kötü değil ama bunlar biraz
daha iyi olması gereken detaylar.
Yaşam alanının genişliği ise
ASX’in iç mekanının beğendiğimiz
yanı oldu. Kullanım, genişlik, inişbiniş,
müzik sisteminin performansı,
havalandırma sisteminin
çalışma karakteri açısından bir
sıkıntı yaşamadık. Derin yuvalara
yerleştirilmiş ve Mitsubishi karakterini
yansıtan göstergelerle
her zaman olduğu gibi sportif görünüyor.
Aynı zamanda göstergelerin
içinde kullanılan beyaz renkle
sürücünün keyfi ve rahatı da
düşünülmüş. Yol bilgisayarının
kumanda elemanının da gösterge
bölümünde olması, kullanımı zorlaştıran
bir detay. Koltuklar ilk bakışta
renk seçenekleri ve tasarımları ile iyi görünmüyor ama
üzerine kurulup, ideal sürüş pozisyonunu
rahat bir şekilde bulmanızın
ardından ilk düşüncenin
yanlış olduğunu anlıyorsunuz.
Yan destekleri oldukça iyi
olan koltuklar uzun süreli yolculuklar
sırasında bile rahat ettiren
bir performans sunuyor. Bagaj
hacmi ve eşya gözlerinin sayısı açısından
baktığımızda da Mitsubishi
beklentileri zorlanmadan karşılıyor.
Sürüş özellikleri konusunda
öncelikle elimizdeki verilere
bakalım: 1.6 lt ve değişken supap
zamanlamasının kullanıldığı dört
silindirli benzinli bir makine kullanılmış.
Auto Stop&Go sistemi
(artık alıştığımız, trafikte motoru
durduran sistem). Vites değişimlerini
yerinde gösteren ve gerçekten
iyi çalışan bir uyarıcı (bu
çok işe yarıyor). Elbette son olarak
Outlander teknolojisini kullanan
alt yapıyı da sayabiliriz.

Öncelikle bu motor seçeneği, fiyatı
aşağıda tutmak için seçilmiş
bir güç ünitesi olarak notlarımız
arasına girdi. İlk çalıştırmadan
itibaren vızıltılı bir çalışma karakterine
sahip olan 1.6 lt’lik motor,
117 HP güç ve 154 Nm tork
üretiyor. Matematiksel verileri,
onun ancak ortalamaları yakalayan
bir motor olabileceğini gösteriyor.
Hele de şu vızıltılı çalışma karakteri
keşke olmasaymış. Ortalama
performans sunan benzinli motor
yüksek hızlara ulaştığında da bu
ses devam ediyor.~ Elbette bu sesin
ortaya çıkmasında 5 ileri oranlı
manuel şanzımanın da önemli bir
payı bulunuyor. Vites geçişleri sorunsuz
yapılırken, yollar belirgin
ve çalışma karakteri bizler için
önemli bir problem yaşatmadı. 0-
100 km/s hıza ulaşma süresi de ortalamaları
yakalayan motor, genel
anlamda kullanımda önemli bir
eksiklik yaşatmıyor. Süspansiyon
sistemi konusunda ise ASX göz
dolduruyor. Konforlu ve güvenli
yolculuklar anlamına gelen süspansiyon
sistemi, çok bağlantılı bir
sistemi kullanılıyor. Şok emicilerle
konfor özelliği artırılan süspansiyon
sistemi, kullanım sırasında
da keyif veren bir karakter
yaratıyor. Hızlı girilen virajlarda
yüksek yapısına rağmen dengeli
olan ASX’in yumuşak ayarlara sahip
direksiyon sistemi de iyiler arasında
yer alıyor. Direksiyon simidinin
tasarımı ve kullanımı da rahat
olunca, yönlendirme kabiliyeti
aracın, bizim sevdiğimiz yanlarından
oldu. Sürüş pozisyonu iyi
olan ASX’in görüş açıları konusunda
da bir sıkıntı yaşanmazken,
camların yapıları yaşam alanının
ferah olmasını sağlıyor. Yokuş kalkış
destek sistemi ise bu aracın kullanımını
kolay ve güvenli kılan bir
özellik. ASTC (aktif denge ve çekiş
kontrol sistemi) EBD’li ABS gibi
sistemler güvenliği artıran unsurlar.
Fren performansı ile güvenlik
sınırının altına inen ASX, yaşam
alanında aileler için önemli bir artı
olan multimedya sistemi de sunuyor.
Tavana yerleştirilen ekran
açılarak uzun yolculuklar sırasında
özellikle çocukların daha keyifli
bir seyahat yapması sağlanıyor.

SONUÇ

ASX karizmatik görünümünün
arkasına
saklanan bir
kompakt SUV değil.
Markanın getirdiği arazi kabiliyetini
yollarda daha güvenli bir sürüş için
hayatımıza taşıyor. Süspansiyon sisteminin
başarılı çalışma karakteri
ile hem konfor, hem de güvenli yolculuklar
sağlıyor. Çekici görünen aracın
yaşam alanı konusunda bazı negatiflikler
var ama kullanışlılığı, ferahlığı
ve geniş yapısı bunların göz ardı
edilmesini sağlıyor. Uygun fiyatı ile
öne çıkan ASX, bu fiyata alınabilecek.
iyi seçeneklerden.

Tasarım, dikkat çeken yapı, güvenlik,
sürüş özellikleri, donanım, fiyat, geniş
ve ferah yaşam alanı

Renksiz iç mekan, kullanımı zor kumandalar,
motor ve şanzıman seçeneği
sunulmaması


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.