Opel’in “açık” teklifi

Son dönemde Opel
zor durumdaydı.
Sevgisiz anne GM
ile Hyundai ve Kia gibi
güçlü rakiplerin arasında
bu gururlu marka, artık
sadece kendisinin gölgesiydi.
Bu nedenle Opel
müşterilerinin sayısının
geriliyor olması da şaşırtıcı
değildi.

Ancak artık bu durum
sona erecek. Yeni Başkan
Karl-Thomas Neumann
Cenevre Otomobil
Fuarı’nda “Opel
yeniden karşınızda”
derken,
spotların altında
ışıldayarak
dönen bir cabrio
da bunun bir
kanıtı gibiydi:
Cascada. 4.70 m’lik boyuyla
bu 4 koltuklu otomobil,
Mercedes E Cabrio
ile Audi A5 ve BMW 3
Serisi’nin üstü açık versiyonlarını
hedefliyor.

Ancak iyi bir dizayn her
şey demek değildir. Astra
ve Insignia da gayet başarılı
tasarımlara sahipler
ama satışları o kadar da
iyi değil. Bunun ana nedeniyse
büyük ihtimalle
zayıf hacim kullanımı:
Bu ikilide dizayn fonksiyondan
önde tutulmuş.

Boyutlarına bakıldığında
Cascada’nın da iç mekanı
bayağı dar. Ancak
bu durum bir cabrio için
belirleyici bir özellik değil.
Ayrıca 380 lt’lik bagaj
hem yeterince geniş, hem
de bagaja rahat ulaşılıyor.
Ayrıca tavan, açıkken bile
bagajdan çok az hacim
çalıyor.

Opel mühendisleri bir
eleştiri konusunu
sonunda
ciddiye almışlar:
Ford ve VW’nin
gerisinde kalmalarını
engelleyecek
yeni
motor ve şanzıman
seçenekleri uzun
süredir yoktu. Teknik olarak
Opel, yıllardır rakiplerinin
gerisinden geliyor.
Cascada ise, tamamen yeni
bir motor ailesine sahip
ilk Opel unvanını taşıyor.

1.6 lt 170 HP’lik yeni
motor kağıt üzerinde bile
bayağı ilgi uyandırıyor:
Ortalamada sadece 6.3 lt
tüketiyor ve bu rakam, 1.4
lt 120 HP’lik eski motor dan (hala sunuluyor) bile
daha düşük.

~Bunun dışında yeni
motor sadece teoride değil,
pratikte de etkileyici
sonuçlar ortaya koyuyor.
Rölanti devrinin hemen
üzerinde temiz bir şekilde
gaz yiyor ve turbo boşluğu
yaşatmadan rahatlıkla devirleniyor.

Bu da dizelleri
aratmayan bir çalışma karakteri
anlamına geliyor.
260 Nm’lik tork ise henüz
1650 d/d’de kullanıma hazır
hale geliyor. Sahip olduğu
sakin çalışma karakteriyle
bu elastik motor,
Cascada gibi bir cabrioya
çok iyi uyum sağlıyor.
Diğer taraftan Opel,
süspansiyon ayarları konusunda
diğer markaların
dinamizm çılgınlığından
uzak kalmayı tercih etmiş.

Cascada’nın konfor odaklı
genel ayarlara sahip süspansiyonu
uzun zemin
dalgalarını başarıyla emiyor
ve bu sırada sallantıya
da düşmüyor. Cascada bu
haliyle de orta sınıf otomobilleri
aratmıyor.
Cascada sportif sürüşlerle
de rahatlıkla başa
çıkabiliyor. Opsiyonel
FlexRide sistemi tercih
edildiğinde ise otomobilin
süspansiyonu bir
düğme yardımıyla sertleştirilebiliyor
ve şehir dışı
yollarda, neredeyse bir
viraj aşığına dönüşüyor.

Bu başarının mimarı ise
karmaşık yapısal tasarım:
Ön süspansiyon sportif
OPC modellerinden alınmış,
arka aksta ise WattÇubuğu
(ralli sporundan
alınan ve aracın virajlarda
sürüş stabilitesini artıran
bir sistem) kullanılmış.
İleri teknolojilerin çok
da yüksek maliyetlerle
satılmaması bir Opel
geleneği: Cascada’nın
Almanya başlangıç fiyatı
25 bin 945 Euro. Test aracındaki
1.6 Turbo motor
ise bu rakama 2 bin 300
Euro daha ekliyor. Yani bu
başarılı cabrio için pek de
fazla değil.

~Teknik veriler

Opel Cascada 1.6 SIDI Turbo
Önde enlemesine yerleştirilmiş 4 silindirli
turbo motor; motor hacmi: 1598 cc; maksimum
güç: 170 HP-4250 d/d; maksimum
tork: 260 Nm-1650 d/d; önden çekiş: 6 ileri
manuel şanzıman; boyutlar (u/g/y):
4696/1839/1443 mm; boş ağırlık: 1733 kg;
yakıt deposu: 56 lt; 0-100 km/s: 9.6 sn; maksimum
hız: 222 km/s; tüketim: 6.3 lt/100
km; CO2 emisyonları: 148 gr/km


Sonuç

Başarılı bir cabrio olan Cascada Opel’i
tabi ki kurtarmayacak. Çünkü beklenen
satış rakamları bunun için çok düşük.
Ancak bu otomobil,
Opel’den, gelecekte
teknik olarak neler
beklememiz gerektiğini
çok iyi gösteriyor.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.