Auto SHOW okurlarını Paddock’ta ağırladı

1997 yılından bu yana FIA Formula 1™Dünya Şampiyonası içerisinde yer alan ve 2008 yılından bu yana da şampiyonanın tek resmi lastik tedarikçisi olan Bridgestone, 30 Mayıs 2010 tarihinde İstanbul Park’ta gerçekleştirilen Türkiye Grand Prix’inde 2 Autoshow okurunu Bridgestone Paddock Club’de ağırladı. En zorlu pistlerden biri olarak bilinen İstanbul Park pistindeki yarışta geçen senelere göre tribünler daha dolu görünürken yarış da çok daha heyecanlı geçti. Red Bull takım pilotları arasında yaşanan kaza ve Vodafone Mclaren Mercedes takımının 2 pilotu arasında yaşanan çekişme yarışın heyecanını oldukça arttırdı. Auto SHOW’un 17 Mayıs sayısında Bridgestone’un sorduğu soruları doğru yanıtlayarak Formula 1 ™ Bridgestone Paddock Club deneyimi yakalayan Taşkın Kayıkçıoğlu ve Özgür Baykal da duygu ve düşüncelerini bizlerle paylaştılar.

Taşkın Kayıkcıoğlu “Çayırdan Paddock”a yükseliş
1993 yılında ilk aracımın (Opel Vectra’93, 2.0i) lastikleri Bridgeston’du. Ankara’da Anadolu Bulvarı’nda önüme çıkan kamyonu fark edip bu lastiklerle 75 m fren izi bırakıp hayatımı kurtardığından bu yana markaya karşı son derece olumlu izlenimlerim vardı. Bu nedenle ve 1992’den beri Auto show okuyucusu olarak, Bridgestone’un katkıları ile  bu etkinliğe davet edilmem beni inanılmaz memnun etti. Açıkçası daha önceden Paddock Club’de bazı ayrıcalıklar olduğunu biliyordum, Alana ulaştığımızda Coca Cola Company CEO’su Muhtar Kent’i ve Güneri Civaoğlu’nu görünce bu tespitim doğrulanıyordu. Paddock Club etkinlikleri içinde pit walk’un olduğunu duymuştum.~ Bridgestone’a ayrılan suit’e geldikten sonra, sabah içecekleri ile günün programını incelerken bir arkadaşımız “pitwalk’u gördün mü?” dedi ve yüzlerimizden mutluluk okunuyordu. Bir başka arkadaş ise bir programa bakar mısınız dedi ve gözlerimize inanamadık, Michael Schumacher soru-cevap seansı için yanımıza gelecekti. Bir önceki gün hayranlarına imza verdiğini TV’den görünce “Neden orada değilim?” diye düşünerek oldukça hayıflanmıştım ancak böyle bir şansı sonraki gün elde etmiş olmak bu hislerimi silmeme yetti. Lotus garaj deneyiminden sonra Michael Schumacher ile geçirilen 10 dakika sonrasında zengin mutfak tatlarını deneyip kendimizi pit alanına attık. Son hazırlıkları gözden geçirip yarışı nasıl izleyeceğimizin taktiklerini geliştirdik. Kalkış startı ve ilk viraj heyecanını kuleden izlemeye karar verdik. İlk virajda Schumacher’in bir sıra öne geçmesi bizi umutlandırdı ancak 12. virajda Button’ın atağına karşılık verememesi gidişatı belirliyordu. Bir parça yağmur yağdı ancak pistin 48 derecelik sıcaklığına dayanamadan buharlaştı. Aynı futbol maçları gibi Red Bull’ların son turlardaki çarpışması güne keyif kattı ve parlak gümüş rengi göz alan Vodafone McLaren Mercedes günü duble yaparak bitirdi. Sabah 08:30’dan 18:00’e kadar gün göz açıp kapayınca geçmiş, 2005 yılında Silver tribün deneyimi ve 2006 yılında çayırda yaptığım Formula 1™ katılımım ardından çıkışa geçerek, 2010’da Paddock ile zirveye yerleşmişti. Bu nedenle bir alt başlık verilecek ise “Çayırdan Paddock’a” yazabilirsiniz. Bu unutulmaz deneyimi yaşatan dergim Auto SHOW ve Bridgestone’a çok teşekkürederim.~İsmail Özgür Baykal “Herkes böyle bir deneyimi yaşamalı”
Her Pazartesi günü olduğu gibi 17 Mayıs’ta da Autoshow’u merakla okumaya başladım. Dokuzuncu sayfadaki “Sen hala dergiyi mi okuyorsun?” sorusu birden dikkatimi çekti. Bridgestone’un Formula 1™ davetiyesini kazanmak için sayfadaki ikinci soruyu yanıtlarken, cevabımın bana hiç unutamayacağım bir Formula 1™ deneyiminin kapılarını açacağının o sırada farkında değildim. Ta ki, ertesi hafta kazandığım davetiyenin Bridgestone Paddock Club girişi için olduğunu öğrenene kadar! Pazar sabahı öncü yarışlar başlarken tüm davetliler olarak Bridgestone Suiti’ndeki yerlerimizi almıştık. Önce, Lotus garajını ziyaret ederek teknik ekiple tanışma, ekibin yarış öncesi son hazırlıklarını pit alanında inceleme fırsatı bulduk. Ardından, Chill Out Lounge’daki oyun konsollarıyla İstanbul Park’ta yarışma hevesimizi gidermeye çalıştık. Elbette Formula 1™  köyünü gezmeyide ihmal etmedik. Günün en büyük sürp-rizi, hiç şüphesiz, üç yıllık bir aradan sonra bu yıl pistlere dönen Michael Schumacher’in Bridgestone Paddock Club’unu ziyareti ve soru-cevap seansında efsane pilotu canlı olarak izleme şansına erişmemizdi. Öğle yemeği ve pit yürüyüşünün ardından, muhteşem startı izlemek üzere terastaki yerlerimizi aldık. Son turlara kadar çekişmeli geçen yarışı hem teras ve tribünlerden canlı olarak, hem de localardaki dev ekranlardan coşkuyla izledik. Sonuç olarak, motor sporlarının zirvesindeki Formula 1™ heyecanını başından sonuna, seçkinliğin zirvesindeki Bridgestone Paddock Club ayrıcalığında yaşadık.~ Biz okurlarına bu unutulmayacak Formula 1 gününü yaşatan Auto SHOW’a ve Bridgestone’a sonsuz teşekkür ederim. Her otomobil ve Formula1 ™ tutkununun böyle bir Paddock Club deneyimi yaşaması gerekli.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.