Beygir gücü gücüne karşı makıne

Berbattı! Kesinlikle berbattı! Porsche Cayenne’in direksiyonunda finiş çizgisini geçtiğimde kronometre 40 saniyeyi gösteriyordu. Kesinlikle çok yavaş! Çakıl, çamur, tepeler ve çukurlarla dolu neredeyse 400 m’lik arazi parkurunu geride bırakmıştım. Şu anda “yılın karşılaştırması” için antrenman yapıyorum: Arazi aracı safkan ata karşı, 400 HP12 HP’ye karşı, 4 tekerlekten çekiş 4 naldan çekişe karşı… Bu yaşlı atı geride bırakmak benim için sorun olmamalıydı. Bu çılgın karşılaştırma fikri Miriam Schittek’ten (26) geldi. MDR Jump adlı radyonun sunucularından biri ve 4 yaşından beri ata biniyor. Benimle ilgili bildikleri ise, armasında at figürü taşıyan otomobilleri kullanmayı çok sevmem. Buna rağmen bana meydan okumaktan çekinmiyor: “Chici Miciile senin Cayenne ile olduğundan daha hızlı olacağıma iddiaya girerim.” Hadi ya! Bir kadın ve atımı? Çok daha hızlı olacağım kesin. Ancak Miriambenimle, arazide boy ölçüşmeyi planlıyor. Ancak yine de benim daha hızlı olmam gerekir. Yoksa gerekmez mi? Arazi parkurunda attığım ilk turdan sonra artık bundan o kadar da emin değilim. Miriam benden önce parkura çıkmış ve 39 saniyelik bir süre elde etmişti. Ayrıca benim 40 saniyelik süreme daha ilk turda ulaşmıştı. Bu hiç iyi değil. Ancak artık kaçış yok. Çünkü değerlendirmenin yapılacağı turu atma sıram geldi. ~Chici Mici ile art arda start alıyoruz. Hayvancığın huysuzlaşması gayet doğal, özellikle de ismine bakınca! Ayrıca çamur savaşı hala erkek işi! İlk 200 m’lik bölüm çakıllı. Sol ayağımı frende tutarken sağ ayağımla tam gaz veriyorum. 8 silindirli motor bağırırken startı alıyorum. 4 lastik kısa bir süre tutunmak için uğraştıktan sonra bu ağır arazi aracı ileri fırlıyor. Birkaç saniye sonra frene basmam gerekiyor ama yuvarlanan çakıllar nedeniyle Cayenne’nin duruş mesafesi bir akaryakıt tankerini andırıyor. Direksiyonu çevirip çamur dolu bir çukura dalıyorum. Ön cama sular sıçrıyor. Kahretsin! Yağmur sensörü niye devreye girmiyor? Birkaç saniyelik kör uçuşun ardından vahşi bir tırmanış başlıyor. Havalı süspansiyondan sesler geliyor, gerilen emniyet kemeri ciğerlerimdeki havayı boşaltıyor. Şimdi karşımda eğimli bir viraj var. Tam gaz vererek hedefe yöneliyorum. Evet, oluyormuş işte! Finişi geçtiğimde kronometre 37.46 saniyeyi gösteriyor. Bu süre yeterli olmalı. Sevinç çığlıklarım planladığımın aksine atın sinirlerini bozmak yerine daha fazla cesaretlendiriyor. Çakıllı zeminde Chici Mici 60 km/s hıza ulaşabiliyor. Aynı yerde 400HP’lik Porsche Cayenne ile ben de daha hızlı değildim. Ancak at çok daha uzun bir süre hızlanabiliyor, 4 nalın sağladığı fren mesafesi benimkinden çok daha kısaymış gibi görünüyor. İlk virajda at ile Miriam arasında, sudan mı yoksa kenarındanmı geçilmesi gerektiğine dair küçük bir tartışma yaşanıyor. ~Tartışmayı Miriam kazansa da, atın nallarının eğimli virajda kayması süre kaybına neden oluyor. Ancak bu bile bana pek faydalı olmuyor. Çünkü sadece 600 kg olan ağırlığı (Porsche: 2.065 kg) sayesinde Chici Micidar virajlarda çok daha kıvrak ve hızlı. Finalde kronometre 36.88 saniyeyi gösteriyor. Kahretsin! Yani kadın ve atını küçümsemek yanlışmış! Miriam bana ve 400 HP’lik Cayenne’e resmen nal toplattı. İkimizin arasında çok küçük bir fark olması bile bendeniz kaybedeni pek de rahatlatmıyor. Chici Mici ise bu sırada keyifle havucunu çiğnerken, bana küçümseyen bakışlar fırlatıyor. Bu bakışlarla atın bana “bu hiçbir şey değildi” dediğini hissediyorum.
Stefan Voswinkel


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.