Bitter çikolata

Ufaklığı zapt etmek imkansız. 5 yaşındaki meraklı küçük oyuncağını heyecanlı bir şekilde yere bırakıyor, hızla koşarak evinedoğru gidip ağabeyine sesleniyor: “Heey, bak, orada bir Maserati var!” Bu otomobil buralarda, yani Katernberg kasabasında, en ender rastlanacak şeylerden biri. Köpekbalığı ağzını andıran devasa ön ızgara, insanın içine işleyen bakışlar, kaslı bir gövde… Aslına bakılırsa çocuk haklı, çünkü bu lüks sedan gerçekten de bir Quattro porte gibi duruyor. Ancak bu 4 kapılı otomobil İtalya’dan değil, yakın bir yer olan Ennepetal’de Erich Bitter’in son kreasyonu olarak doğmuş. Kısa bir süre önce Erich Bitter, 76. doğum gününü kutladı. O kesinlikle bilge bir insan. Peki ama bilgelerin sessizliği ve sükunetine sahip mi? Pek değil! Son kreasyonu da bunu kanıtlıyor: Satın aldığı standart Opel Astra 2.8 Turbo’yu elden geçirerek gerçek bir spor sedana dönüştürmüş. Bizleri karşıladıktan sonra ilk sözü plastikten nefret ettiği olan Bitter, hemen ardından arkadaki krom görünümlü plastik çıtaya parmağıyla vuruyor: “Tüm bunların yok olması gerekiyor. Fazla Opel’si.” Bu gerçekten iddialı bir söz. Standart Insignia’yı Bitter’in otomobiliyle değiştirenler, bu ihtiyarın ne demek istediğini hemen kavrıyor: Taba rengi deri döşemeler, gri alkantara tavan, elit ahşap dekorasyon… Rüssel sheim’ın büyük seri üretim tekniğinin rutinliğinin aksine bu otomobile, üst sınıf lüksü hakim. Toplam 53 parçayı değiştirdiğini söyleyen Bitter, iç aksamı, Brabus’un kardeş şirketi olan Startech’ten almış. Otomobilin nelere kadir olduğunu görebilmek için Duisburg-Dortmund arasında bir rota belirledik.~ İkinci rotamız ise eski Doğu-Batı Almanya toprakları arasındaydı: Essen-Bochum. 2010 kültür başkenti etkinlikleri çerçevesinde bölgedeki BAB 40 lakaplı otoyol tamamen trafiğe kapatılarak kültür ve kutlama alanı haline getirilecek. Bizim gezimiz sırasında ise buradaki genelde tıkanık olan trafik bir şekilde akıyordu. Bitter Insignia 140 km/s hızla sol şeride çıkarken Erich Bitter otomobilini övüyor: “Bir Bentley’in içindeymiş gibi hissettiriyor.” Aslında bu otomobil tutkunu hiç de haksız değil. Çünkü elit iç mekana ne lastik ne de motor sesleri sızıyor. Ana teknolojiye müdahale etmeyen Bitter, karoseri modifiye etmiş. Otomobilin ön kaputunun altında, gücünü 4 tekerleğe birden aktaran 260HP’lik V6 görev yapıyor. Bitter süspansiyon ayarlarındada konforu öne çıkarmayı tercih etmiş ve bunu başarmış da: 20 inçlik jantları ve alçaltılan süspansiyonuna rağmen otomobil, oldukça “sivil” bir sürüş karakteri sunuyor. Başka bir deyişle bu Insignia, sportif görünen ama abartılı sertliğiyle asla can sıkmayan bir otomobil. Bitter’in standart otomobile bu kadar sadık kalma kararı ise bilinçli: Bitter Insignia’nın bakımları tüm Opel servislerinde yapılabiliyor. Benzer bir stratejiyi Bittir, 1970’lerde ürettiği CD Coupe’de de kullanmıştı. Bir süre dinlendiğimiz Bochum yakınlarındaki bir restoranın sahibi olan Raimund Ostendorp otomobili güzel bulduğunu söylemeden edemiyor: “Harika bir otomobil.” Uzman bir aşçı olan Ostendorp daha önce birçok “çok yıldızlı” restoranda aşçılık yapmış, ardından doğduğu bu bölgeye geri dönmüş. Restoranda otururken yanımızdan geçen bir yaya, Bitter’e eklenen parçaları nereden satın alabileceğini soruyor.~ Ancak bu soru Bitter’in canını sıkıyor. Çünkü birçok insan, Bitter’in otomobilleriyle ne yapmak istediğini bilmiyor.  Bu tutkulu mühendis yeniden kendi otomobilini üretebilmeyi her zaman istiyor. Çünkü 1980’lere kadar ürettiği ve Opel’in V8 ve sıralı 6 silindirli motorlarını kullandığı efsanevi coupeler CD ve SC, spor otomobil dünyasının elitleri arasındaydı. Sürekli yeni projeler üzerinde çalışan Bitter’in bundan önceki son eseri ise, Holden Calais bazlı Vero olmuş. Sonrasında ise bu tutkulu mühendis, parça ithal sorunları nedeniyle ABD’li ve Avustralyalı modellerden vazgeçmiş. Ancak bu kez de elinde, Insignia’dan başka bir model kalmamış: “Ne yazık ki artık bir Diplomat veya bir Senator yok.” Peki ama Opel nasıl oldu da bu kadar geriledi? Belki de şöyle olmuş olabilir: Opel fabrikasının önünde birkaç sendikacı, sarı pankartlar hazırlayıp “devlet yardımı için Berlin’e gösteri yapmaya gidiyoruz” diyerek yola çıkıyorlar. Ancak altlarında bir Honda Accord var! Ayrıca büyük ihtimalle yönetimdeki hiç kimse Erich Bitter kadar cesaret sahibi ve girişken de olmayabilir. Bunun dışında Bitter’in iyim serliği de neredeyse sınırsız: Elden geçirdiği bu Insignia için 60 bin Euro talep ediyor. Hedef kitle ise BMW 5 Serisi’ni fazla “sıradan” bulanlar! Peki ama böyle insanlar gerçekten var mı? Büyük ihtimalle! Bu türünün tek örneği otomobil, ortaya çıktığı her yerde şaşkınlık ve hayranlık dolu bakışların hedefi oluyor. Ancak Bitter, bugüne kadar bir kesin sipariş alamamış. Test aracımızın türünün tek örneği olmasını engellemek için Bitter, 50 ya da 60 adet üretip Opel bayilerine göndermeyi, ayrıca Opel yöneticilerini de projeye dahil etmeyi planlıyor. Peki ya kabuletmezlerse ne olacak sorumuzun cevabı ise kesin oluyor: “O zaman bu, son Bitter modeli olacak.” ~BITTER’İN BAŞ YAPITLARI
1953’te profesyonel motosikletçi olan Erich Bitter, daha sonra rallilerde yarıştı, yarış kıyafetleri ithalatı yaptı ve NSU, Abarth, Saab ve Volvo modellerinin satışını yaptı. 1971’de Inter meccanica Indra’ya Opel Admiral’in teknolojilerini uyarladı ama bu proje tam bir ticari başarısızlık oldu. V8 projesi ise başarılı oldu: 1973-79 arasında ürettiği CD kısa adlı Coupe Diplomat 396 adet üretildi. Senator Coupe (SC) ise daha da başarılı oldu: 600 adet. 1987’ye kadar 30 adet cabrio ve 4 kapılı otomobil de üretti. Bu otomobillerde kullanılan Opel’in sıralı 6 silindirli motoru ilk başlarda 180 HP güç üretiyordu. Daha sonra hacmi 3.9 lt’ye çıkan motorun gücü ise 210 HP’ye ulaştı. Manta bazlı Rallye GT, Omega türevleri ve radikal tasarımlı Tasco (V8 motor Corvette’ten alınmıştı) projelerinin başarısızlıkları ise Bitter’i asla yıldırmadı. 2008’de tanıttığı Vero Sport büyük ilgi çekti. Otomobilin 435 HP’lik V8 motoru, GM’in Avustralyalı iştiraki Holden’den alınmıştı. Erich Bitter, Opel teknolojilerini kullanarak kendi hayallerini üretiyor


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.