Çetin İlmen yarışçı

Ron Dennis bizi onurlandırıyor.
McLaren’ın Formula 1 tarihini hızlı
bir şekilde özetlerken efsanevi 3
koltuklu F1’i kısaca hatırlatıp yeni
MP4-12C’yi iddialı bir sıfatla taçlandırmamızı
rica ediyor: Dünyanın en iyi yol tutuşa sahip
spor otomobili.

Acaba bu bir kibir mi, kendine aşırı güven
mi, kasıntı mı yoksa hepsinden biraz mı?
İlk başlarda böyle düşünsek de iki gün sonra
kendisinden af dilemek zorunda kaldık.
Çünkü zamandan bağımsız bir tasarıma ve
çok şey vaat eden teknik verilere sahip olan
bu otomobil, sessiz konuşan, çok mütevazı ve
insanları şov efektleri yerine mükemmellikle
etkilemeyi hedefleyen neredeyse “kutsal” bir
insanın mucize çocuğu olarak dünyaya gelmiş.

Woking’deki yeni tesislerden direkt olarak
Lizbon yakınlarındaki Portimao Pisti’ne
geçiyoruz. Burada bizleri, en zorlu testler
için hazırlanmış 3 adet MP4 bekliyor. Tabi ki
ekipte başkaları da var: McLaren Automotive
Başkanı Antony Sheriff, Test Şefi Chris Goodwin
ve Geliştirme Bölümü Başkanı Dick
Glover. Normalde “kontrol manyakları” olarak
bilinen İngiliz üçlü şaşırtıcı bir şekilde bizleri
tamamen serbest bırakıyor. Bozuk zemin pistine
girebilir miyiz? Problem değil! Otoyolda
tam gaz gidebilir miyiz peki? Zevkle! Peki ya
diskler kızarana kadar pistte azabilir miyiz?
Bu çok basit bir şey!

Turumuza şehirden şehir dışına doğru
ilerleyerek başlıyoruz. Şasinin ön ayarları
için elle iki basit müdahale yeterli: Şasiyi
“normal”, motor-şanzıman ikilisini “sport”
moda getiriyoruz.

~Geçtiğimiz ilk kasabada şaşkınlığımız da
başlıyor. Geniş tabanlı Pirelli lastikler çok
yumuşak bir şekilde yuvarlanıyor, asfalttaki
çukurlar da, enlemesine çatlaklar da çok hafif sarsıntılara dönüşüyor. Belki biraz abartmış
olabiliriz ama birbirine hidrolik sistemlerle
bağlı amortisörler ve stabilizatörsüz adaptif
süspansiyon zemin bozukluklarını ütülüyormuşçasına
emebiliyor. Sürüş sırasında
her lastik birbirinden bağımsız çalışıp kendi
hesapladıkları şekilde darbe emerken, virajlara
girildiğinde ise süspansiyon, aracın yana
yatmasını, öne-arkaya sallanmasını, zıplamasını,
karoserinin burulmasını ve burnun
öne dalmasını mükemmel bir şekilde engelliyor.
Bu konuda hiçbir süper spor otomobil
McLaren’dan daha iyi değil.

Portekiz’in taşrasındaki şehir dışı yollarda
hızımız, araca duyduğumuz güvenle orantılı
olarak artıyor. Aslına bakılırsa MP4, daha
ilk metrelerde güven vermeye başlayan bir
otomobil. Tek problemse sürücünün, aracın
karakterini biraz daha sertleştirmesinin, yani
tüm elektronik yardımcıları “Sport” moduna
sabitlemesinin gerekmesi. Bu seçimin ardından
ESP de taleplerimize uyuyor ve limitlerde
kullanıldığında arka tekerleklerin hafifçe savrulmasına
izin veriyor. Artık süspansiyon çok
daha tok ve sert bir etki bırakıyor. Sadece 2.5
turla aşırı direkt olan direksiyon, eskisi gibi
kalmaya devam ediyor.

Sıra otoyola çıkmakta. Rotamızı denize
doğru çevirip motor devrini ilk kez 8500 seviyesine
çıkarıyoruz. Çift turbolu 3.8 lt V8’in
ürettiği 600 HP güç ve 600 Nm tork inanılmaz
hızlanmalara izin veriyor. Ağırlığı sadece 1434
kg olan süper sporcumuz 0’dan 200 km/s hıza ulaşmak için 20.8 saniyeye ihtiyaç duyuyor.
Polise söylemeyin ama 305 km/s’ye ulaşmayı
da başarıyoruz!

~Ancak işin asıl zevkli kısmı tabi ki pistte.
Buradaki turumuza başlarken bize eşlik eden
Chris Goodwin’den, hızlanma, vites değiştirme,
direksiyon komutları ve fren yapmakla
ilgili en doğru bilgi ve tavsiyeleri alıyoruz.
Viraja yaklaşırken çift debriyajlı şanzımanın
direksiyondaki vites düşürme kolunu geri
çektiğinizde şanzıman, viraj çıkışında maksimum
hızlanma sağlayacak en doğru vitesi
bulana kadar mümkün olan en düşük vites
dişlisini arıyor. McLaren’in “brake steer” adını
verdiği açık diferansiyel, hesaplanmış fren
müdahaleleriyle aracın tutunma, güç aktarımı
ve yönlendirme kabiliyetini optimize ediyor.
Ancak asıl şov etkisini hava freni yapıyor: 95
km/s’den itibaren 57 derece açıyla yükselip
yol rüzgarının önünde dikilerek fren etkisini
artırıyor.

Ferrari gürültülü, göz kamaştırıcı ve zehirli,
Lamborghini kızgın, abartılı güçlü ve tavizsiz,
Porsche minimalist, virajlara aç ve yarış pisti
bağımlısı otomobiller üretiyor. MP4 ise size
her gün eşlik edebilecek bir yarışçı, süper spor
otomobil genlerine sahip bir GT ve yapmacık
tavırları olmayan bir hız kralı. Ron Dennis
mutlu olmakta kesinlikle haklı.

Gordon Murray


Yarattığı otomobiller McLaren’a 4
dünya şampiyonluğu kazandırdı. Ancak
Gordon Murray sadece yarış otomobilleri
üretmekten fazlasını istiyordu: Küçük ve
hafif cadde sporcuları. Yarattığı en ilginç
tasarım, motosiklet motoru kullandığı ve
iki kişinin art arda oturduğu bir araçtı.
Daha sonra Murray, şu sıralar Smart
boyutlarında bir şehir otomobili üzerinde
çalıştığı kendi dizayn bürosunu kurdu.


~F1 İkonu

F1’de her şey farklıydı. Sürücü ortada ve
neredeyse ön aksın üzerinde oturuyordu. İki
yolcu ise sürücünün arka sağ ve solunda yolculuk
ediyordu. BMW’nin 6.1 lt 680 HP’lik motoru arka
aksın üzerine uzunlamasına konumlandırılmıştı.
F1 kullanmak çok farklı bir deneyimdi: Hidrolik
direksiyon yok, hidrolik fren yok, ESP yok…
1994-1997 arasında üretilen 100 adet F1’den 72
tanesi trafiğe çıkma iznine sahipti. O zamanlar 1.5
milyon Alman Markı’na satılan bu karbon karoserli
coupenin ağırlığı sadece 1138 kg’dı. F1, 391 km/s ile
zamanının en hızlı seri üretim spor otomobiliydi.

Teknik veriler

Mclaren


Ortada konumlandırılmış çift
turbolu V8; motor hacmi: 3799 cc;
maksimum güç: 600 HP-7000 d/d;
maksimum tork: 600 Nm-3000
d/d; 7 ileri DSG şanzıman; arkadan
itiş; adaptif amortisörle çift çapraz
sevk çubuklu süspansiyon; disk
frenler ve hava freni; ön lastikler:
235/35 R 19; arka lastikler: 305/30
R 20; 0-100 km/s: 3.1 sn (yarış tipi
lastiklerle); maksimum hız: 330
km/s; tüketim: 11.7 lt/100 km;
CO2: 279 gr/km; Almanya fiyatı:
200.000 Euro

Sonuç

MP4, spor otomobil kavramını tepe takla eden bir
otomobil; 3.1 sn’lik 0-100 km/s hızlanma, 29.6 m’lik
fren mesafesi, 11.7 lt’lik yakıt tüketimi… Bunların
dışında kontrol edilebilir bir karaktere de sahip.
Ayrıca aşırı sert gibi görünse de her türlü emrinizi
aynen yerine getirebilecek
kadar yumuşak başlı da
olabiliyor. Yani hedefi tam
12’den vuran bir otomobil.
Ayrıca bu henüz bir
başlangıç: McLaren 3 farklı
MP modeli ve bunların 3’er
farklı versiyonunu üretmeyi
planlıyor.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.