Dakar ruhu kaldı mı?

Dakar Rallisi dünyanın en
zorlu yarışlarından biri. Bu yarışta
bırakın finiş görmeyi, oraya
gitmek ve boy göstermek bile
başlı başına bir cesaret örneği.
Yarışın zorluğunun yanında
yaşanan terör olayları ile de sık
sık gündeme gelen Dakar Rallisi,
her açıdan büyük bir cesaret gerektiren
bir organizasyon.

Fakat son yıllarda yaşanan
terör olaylarının büyük etkisi ve
bazı takımların değişiklik istemi
ile Dakar Rallisi çok büyük değişikliklere
uğradı. Hatta Dakar
Rallisi’nin ruhu büyük bir değişim
gösterdi ve her yıl biraz daha
değişerek çok farklı bir organizasyon
olmaya başladı.

Bildiğimiz ve alıştığımız Dakar
Rallisi, Paris ve Dakar arasında
düzenlenen bir yarıştı. Bu bölgede
yer alan coğrafya üzerinde
düzenlenen yarışçılar, doğaya,
mekaniğe, teröre, birbirlerine
ve hatta kendilerine meydan
okuyarak finiş görmeye, en iyi
olmaya çalışırlardı.

Fakat son dönemlerde, yarışın
güzergahı başta olmak üzere
çok önemli değişimler ortaya
çıktı. Yarış bilindiği gibi bu yıl
Arjantin ve Şili arasında belirlenen
bir güzergahta gerçekleştirildi.
Tamam, bu güzergah
da oldukça zorluydu ama Dakar
ruhuna çok önemli bir darbe daha
indirilmiş oldu.

Yarışta bu yıl çok büyük bir
sürpriz yaşandı. Volkswagen
Touareg ile yarışan ekiplerin
damgasını vurduğu yarışta ilk üçsırayı bu araçla yarışan pilotlar
elde etti. Yarış sonunda Katarlı
pilot Nasser Al-Attiyah birinciliği
elde ederek, Dakar Rallisi’nde
birinci olan ilk Arap pilot
oldu. ~Otomobil Kategorisi’nde
bu büyük sürprize imza atan
Nasser Al-Attiyah yarışı kazanırken,
Güney Afrikalı Giniel
de Villers ikinci, efsane pilot İspanyol
Carlos Sainz ise üçüncü
olarak finiş gördü.

Arjantin ve Şili topraklarında
gerçekleştirilen 9 bin 605 kilometrelik
zorlu yarışta, motosiklet
kategorisinde KTM ile yarışan
pilotlar ilk üç sırayı oluşturdu.
Yarış sonunda İspanyol
Marc Coma birinci olurken,
Fransız Cyril Despres ikinci,
Portekizli pilot Helder Rodrigues
ise üçüncü oldu.

Kamyon klasmanında ise Kamaz
marka kullanan Rus pilot
Vladimir Chagin birinci, Firdaus
Kabirov ikinci, Eduard Hikolaev
üçüncü sırada finiş gördü.
Bu yarışta ülkemizi ise geçmişyıllarda da olduğu gibi Kemal
Merkit temsil etti. Motosiklet kategorisinde
destek almadan yarışan
Merkit, bu kategoride ikinci
olarak önemli bir başarıya imza
atmış oldu. Yarışın zorlu
şartlarına, destek almadan mücadele
ederek meydan okuyan
Merkit, en zorlu kategorilerden
birinde çok önemli bir başarı elde
etmiş oldu. Start alan 186 motosiklet
yarışçısından 96’sının
finiş görebildiği yarışta, “Çöl
kaplanı” lakabını boşu boşuna
almadığını bir kez daha ispat etmiş
oldu.

İşte bir yarış daha bu şekilde
geride kaldı ama akıllarda kalan
şu soru; “Dakar ruhu ne oldu?”
hakkındaki düşünceler yarışa
damgasını vuran soru işareti
oldu. Zorlu çöl şartlarında ortaya
müthiş görüntüler çıktı ama
artık bu yarışın adının Dakar
Rallisi değil, zorlu bir çöl yarışı
olarak anılmasının daha doğru
olacağını düşünüyoruz.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.