Dört dörtlük güvenlik

Saat sabah sekiz, Volvo V40 Cross Country’yi
test etmek için Bostancı’dan yola çıkmak için
hazırım. Önümde, yaklaşık 300 km uzunluğunda,
Kartalkaya’da bitecek olan, çoğunluğunu
otoyolların oluşturduğu bir parkur beni bekliyor.
Otomobili ilk gördüğüm anda beni etkileyen bir
tarz ile karşılaştım. Volvo’nun bundan önceki
oyuncusu C30’da da hissettiğim aynı duyguları
hissettim. Tasarım açısından sanıyorum onun için
söylenebilecek olumsuz bir söz yok. Yaşam alanına
geçtiğimse ise öncelikli olarak beğenimi kazanan
kalite seviyesi ve ferahlık oldu: Sanki benim için
tasarlanmış gibi hissettir. Kumanda elemanlarının
yerleşimi kullanışlılık ön planda olacak şekilde
tasarlanmıştı.

Direksiyon simidinin yapısı ve koltukların vücudu
kavrayan tarzı ile ideal sürüş pozisyonunu çok
rahat bir şekilde buldum. Yola çıktığım anda adapte
olmakta zorlandığım tek detay gösterge paneli oldu.
Devir saatinin tasarımına alışmakta sıkıntı yaşadım.
Aynı zamanda vites pozisyonunu gösteren gösterge
ile yakıt göstergesinin aynı tip bir tasarıma sahip
olması da “eyvah yakıt bitiyor” hissine kapılmama
neden oldu. Volvo’nun arkası boş orta konsol tasarımından
vazgeçmeyeceğine artık iyice inandım.

Yaptığım sürüş sırasında en beğendiğim konu
otomobilin her türlü zemin şartında stabil yapısını
koruması ve izine sadık kalması oldu. Direksiyon
sisteminin yönlendirme kabiliyeti de oldukça başarılı.
Ses yalıtımı da son derece başarılı.Süspansiyon
sistemi tam orta ayarlara sahip: Konfor ve sportiflik
arasında. Ancak sert darbelere maruz kalındığında
yaşam alanına biraz fazla ses ve darbe alınmasının
önüne geçemiyor.

~Bu otomobilin en önemli özelliğiyse dört dörtlük
güvenlik sunuyor olması: Neredeyse kendi kendine
gidebilecek bir seviyeye gelirken artık yayaları
da düşünen bir havayastığına sahip: Bir çarpışma
anında motor kaputu hafifçe yükseliyor ve devasa
ölçülere sahip bir havayastığı açılarak yayanın aldığı
darbeyi hafifletiyor. Aracın fiyatıysa beklediğimden
biraz yüksek bir başlangıç seviyesindeydi: 73 bin
830 TL.


Sonuç

Volvo güvenlik dendiğinde akla ilk gelen markalardan
biri ve bu güvenlik seviyesini sürekli geliştiriyor. Yaya
havayastığına da sahip olan bu otomobil neredeyse kendi
kendine gidebilecek kadar gelişmiş durumda. Kalite
ve lüks hissini çok iyi yaşatan araç, biraz daha iyi bir
başlangıç fiyatı seviyesine sahip olabilirdi.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.