Düşük fiyatlı Doğu Avrupalılar

Sosyalizmde her şey kötü değildi. Belki koruganlar ve gözetleme kuleleriyle dolu günlere kimse geri gitmek istemez. Ancak Doğu’nun da bir çekiciliği var. Örneğin hiç de azımsanmayacak sayıda insan, Lada Niva’yı gayet hoş buluyor. Ancak bunların birçoğunun, hesabını bilen insanlar olduğunu da hatırlatmak gerekiyor. Bu kaba Rus’u Almanya’da 11 bin Euro’dan başlayan fiyatlarla satın almak mümkün. Bu rakam, kelepir otomobilleriyle tanınan Dacia’nın temsilcisinden bile çok aşağıda: Dacia’nın 4×4 olarak en düşük fiyatı 13 bin 400 Euro. Ancak 1976’dan bu yana anaformu neredeyse hiç değiştirilmeden üretilen Lada Niva’dan inip Dacia Duster’a bindiğiniz de, kendinizi başka bir dünyadaymış gibi hissediyorsunuz. Bunun tek sebebi, aralarında neredeyse 30 yıl olması değil. Çünkü bu değişimin ardından insan, kendini premium sınıfa terfi etmiş gibi hissediyor. Hem de Duster’ın üretiminde de maliyet kaygısının çok büyük bir önem taşıdığı olgusunun hemen fark edilmesine rağmen. Gerçekten de iki arazi aracının arasındaki kalite farkı dünyalar kadar. Hatta ABS ve iki adet havayastığıyla Duster, güvenlik ekipmanları da sunuyor. Niva ise güvenlik konusunda, ön ve arka tamponlarla yetiniyor. ESP mi? İkisinde de yok. Ancak Dacia’nın ESP’ye, Rus rakibinden daha az ihtiyaç duyuyor olması hafif bir teselliden öteye gidemiyor. Hızlı yön değiştirmelerde Niva, korkutucu bir karaktere bürünüyor.~ Belki devrilmiyor ama hem karoseri aşırı yatıyor, hem de doğru izde tutulması bayağı zor oluyor. Arazide yani Niva’nın doğal yaşam alanında ise böyle durumlar çok ender yaşanır. Burada Sovyet antikası, eksiksiz yürüyen aksamıyla önemli puanlar topluyor. Hem her türlü elektronik sistemin yokluğu, hem de gerektiğinde devreye sokulabilen arazi takviyesi ve kilitli orta diferansiyel, safkan 4×4 tutkunlarının hoşuna bile gidebilir. Çünkü Niva, tarla veya orman yollarında ilerlemeyecek, derin çamurçukurlarını geçmeyecek veya dimdik eğimleri tırmanıp inmeyecekler için fazla gelecek yeteneklere sahip. Daha basit arazilerde ise Duster da yeterli performansı sunabiliyor. Nissan Qashqai’dan alınan 4×4 sistemi, çevirmeli bir düğme ile önden çekişli veya otomatik ayarlı 4×4 olarak ayarlanabiliyor. Motordan gelen gücü sistem, ön ve arka aks arasında, anlık durumlara uygun olarak dağıtabiliyor. Sistemin “lock” yani kilit modu ise güç dağılımını, 40 km/s’ye kadar olan hızlarda eşit olarak yapıyor. Arazi takviyesinin yokluğunun etkilerini Duster, tamamen olmasa da, önden çekişli versiyona göre çok daha kısa tutulan 1. vitesiyle azaltmaya çalışıyor. Altıncı vites dişlisinin varlığı belirgin bir avantaj sağlamıyor. Çünkü hızlı kullanım sırasında sadece 100 d/d’lik bir düşüş yaşanıyor. Yani 4×4 Duster da 130 km/s ile giderken 4100 d/d çeviriyor. Bu yüksek rakam, hem yüksek tüketim hem de yüksek gürültü olarak geri dönüyor.~ Peki otoyol kullanımları? Bu tür yollarda Niva kullanıcılarının bayağı sabırlı ve dayanıklı olmaları gerekiyor. Çünkü rüzgar,motor ve şanzıman gürültüleri,kalıcı sağırlık tehlikesi yaratacak kadar yüksek. Uzun bir süre ve arkadan alınan rüzgar gerektiren 137 km/s’lik maksimum hızıyla Niva, kamyonların işgalindeki sağ şerit için çok hızlı, diğer şeritler içinse yavaş bir araç. Büyük direksiyon da bir sorun kaynağı: Dans eden Niva’yı yolda tutmak bir hayli emek gerektiriyor. Bu iki sorun birleşince uzun yolculuklar, kesinlikle keyif vermiyor. Niva’nın 1.7 lt’lik benzinli motoru, 1960’lardan kalma bir Fiat makinesi. Ancak bu motor, rölantide aşırı titremesine rağmen, Bosch enjeksiyon sistemi sayesinde Euro4 emisyon normunu karşılayabiliyor. Alt devirlerde Niva, gayet canlı bir karakter sunuyor. Ancak hızlı parkurlarda bu 81 HP’lik motor, defansif sürüş gerektiriyor. Örneğin sollama manevralarını bayağı dikkatli planlamak, en azından 100 m boşluk olduğundan emin olmak gerekiyor. Dacia’nın 105 HP’lik motoru ise sürücüsüne daha stressiz yolculuklar sağlıyor. Renault’dan alınan motor üst devirlerde gürültülü olsa da asla Niva’daki gibi çığlık atmıyor. Duster sürmek ise dinlendirici bile olabiliyor. Çünkü konu konfor olduğunda kendisinden çok daha pahalı birçok modelden çekinmesine gerek yok: Yol kötüleştikçe süspansiyon iyileşiyor. ~Niva da konforlu olabiliyor ancak kısa dingil mesafesi nedeniyle bazı durumlarda süspansiyon yetersiz kalıyor. Duster’ın gelişmiş ülkelerin refah şamatasından uzak kokpiti gayet iyi bir fonksiyonelliğe ve günümüz şartlarına uygun bir konfor seviyesine (opsiyonel klima satın alındığında) sahip. Niva ise bu konuda minimalisti oynuyor.

İç mekana, basit ama sağlam plastik hakim
Elektrikli camlar gibi “batılı şeytan işi” donanımlar Niva’nın sert karakterini sulandırabilir. Bu araca bir silah tutucusu daha iyi yakışır. Plastik aksamın kaba görünmesi ve burun direğini kırabilecek şekilde kokması ise normal. Ancak plastik aksam hem çok sağlam, hem de tahta fırçasıyla bile temizlenebiliyor. Karoser birleşim noktaları arasındaki boşlukların büyük buzul yarıklarını andırması ve şalterlerin sallanıp durması ise affedilebilir günahlar. Neticede Defender’a karakter kazandırdığı söylenen zayıflıkları Niva’da gerçek zayıflıklar olarak göstermek büyük bir haksızlık olur. Diğer zayıflıklar için ise aynı hoşgörüyü göstermek mümkün değil. Örneğin vites kolunun test sürüşü sırasında kırılması veya100 km/s hızla giderken 52.8 m fren mesafesine ihtiyaç duyması gibi sorunlar kesinlikle affedilemez. Günümüz şartları dikkate alındığında Niva’da bir fren sisteminin olduğunu söylemek iyimserlikten başka bir şey olmaz. ~En doğru söylem şöyle olmalı: Angelir, Niva durur. Tamam, Duster da 44 m gibi uzun bir mesafede duruyor ancak bu rakam bile Lada’dan en azından 2 araç boyu daha kısa. Eskiden her şey daha mı iyiydi? Njet! Hayır! Konu güvenlik olduğunda Niva ile nostalji yapmak imkansız.

DEĞERLENDİRMELER Dacia Duster
KAROSER

İç mekan 4 yetişkin için yeterli. Bagaj değişken olmasada gayet büyük. Koltuklar yattığında düz bir zemin oluşmuyor. Binişler rahat,görüş özellikleri çok iyi.

MOTOR
Kalkışlar canlı ama altıncı vitese rağmen devir seviyesi yüksek. 4×4 sistemi normal kullanımlar için kesinlikle yeterli. 8.8 lt’lik test tüketimi kabul edilebilir seviyede.

KONFOR
Süspansiyonun tepkileri hassas, darbe emişi güçlü. Koltuklar başarılı ama minder kısımları biraz kısa kalıyor. Standart donanım seviyesi zayıf.

SÜRÜŞ ÖZELLİKLERİ
En azından kuru zeminde sürüş özellikleri, ESP’ye gerek bırakmayacak kadar başarılı. Süspansiyon yumuşak, direksiyonun direktliği zayıf, ataklık seviyesi düşük. ~DEĞERLENDİRMELER Lada Niva
KAROSER

Sadece iki kapı nedeniyle arkaya geçişler zor. Yükleme eşiği yüksek. 22 cm’lik zeminden yükseklik arazi için ideal. Yaklaşma ve uzaklaşma açıları ise neredeyse rekortmen.

MOTOR
Sürekli 4×4 sistemi, kilitli diferansiyel ve arazi takviyesiyle arazi kullanımı için ideal. Üst viteslerde çekiş gücü zayıf. Performansına göre tüketim rakamı (9.8 lt) yüksek.

KONFOR
Koltuklar bayağı iyileştirilmiş. Ancak uzun süreli yolculuklarda sürüş pozisyonu yorucu. Süspansiyon sarsıntılı, donanım seviyesi ise minimal.

SÜRÜŞ ÖZELLİKLERİ
Direksiyon hassasiyeti zayıf. Düz gidiş sorunlu. Frenler çok kötü ve ESP de yok. Sonuç olarak Niva, yeni üretilmiş bir antika.

SONUÇ
Niva, fabrikadan yeni çıkmış bir antika satın alabilmenin çekiciliğine sahip. Bir tür kült haline gelmiş olması, çok sayıdaki zayıflığının göz ardı edilmesini sağlıyor. Bu Rus özellikle arazide çok güçlü. Duster ise bu tür aktiviteleri sadece hobi olarak yapanlar için kesinlikle yeterli bir araç. Ayrıca çok daha fazla konfor ve güvenlik desunuyor. Tüm bunları çok da yüksek olmayan maliyetlerle sunması ise Duster’ın diğer bir artısı. Bu yüzden karşılaştırmamızın galibi Duster oluyor. 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.