İşi zor ama eli kuvvetli

Dsegmenti gerçekten de bir üretici
için en zor sınıflardan biri olsa
gerek. Özellikle ülkemizde
çok yüksek satış rakamlarına
ulaşma konusunda sıkıntı yaşıyorlar ve
kardeşlerinin çok gerisinde kalıyorlar
ama onlar prestij açısından çok ama çok
önemli. Eğer bu sınıfta iddialı ve ilgi gören
bir modeliniz varsa, diğer sınıflar
için işiniz biraz daha kolay bile olabilir.

Bu sınıfta yer alan araçları düşündüğümüzde
ise aklımıza ilk olarak
Volkswagen Passat geliyor. Sınıfının
çıta belirleyici modellerinden biri olan
Passat, yenilenmesi ile birlikte daha iddialı
bir hal aldı. Bunun yanında pazara
yeni giren Peugeot 508 de, yerini aldığı
407 modeline göre çok daha farklı
ve beklendiği gibi son derece iddialı.
Bir diğer Fransız üretici Citroen’in C5
modeli de bu sınıfın iddialı ürünlerinden.
Renault ise bu sınıfta biraz daha
farklı bir arayış içinde görünüyor. Laguna
ile bu sınıfta yer alan Renault şimdiyse
Latitude isminin verildiği modelle
pazara farklı bir giriş yaptı. Renault
Samsung-Motors’un Güney Kore’de
bulunan Busan fabrikasında üretilen Latitude,
ülkemizde iki farklı dizel motor
seçeneği ile satışa sunuluyor. 2.0 lt’lik dCi dizel motor 175 HP güç üretirken,
Latitude’un en önemli kozlarından biri
oluyor. Fakat çok yakından tanıdığımız
ve beğenimizi kazanma konusunda
hiç sıkıntı yaşamayan 1.5 lt dCi 110
HP güç üreten dizel üniteyi de göz ardı
etmemek gerekiyor. 55 bin 600 TL’lik
başlangıç fiyatına sahip olan Latitude 1.5
dCi, 110 HP güç üreten dizel motoruyla
dikkat çekici bir fiyata sahip. Söz konusu
2.0 lt dCi dizel motor olduğu zamansa
fiyat, 80 bin 750 TL seviyesine çıkıyor.
Küçük dizel altı ileri oranlı manuel
şanzımanla satın alınabilirken,
175 HP güç üreten ağabeyde ise BVA
otomatik şanzıman görev yapıyor.

Bu otomobille ilgili en önemli sıkıntı
isminde yaşanacak gibi görünüyor. Latitude
ismi gerçekten de telaffuz açısından
son derece zor. Fransız otomobil
üreticisi Renault nedense otomobillerine
zor isimler seçmeye devam ediyor.
Bunun yerine basit ve özellikle rakamlardan
oluşan bir isim tablosu gerçekten
çok daha iyi bir çözüm olabilir.
~
Renault Latitude güçlü görünen bir
otomobil. D segmenti boyutlarını bir
adım ileriye taşıyan bir karakteri de var.
Alman ve Japon otomobillerinin bir karışımı
gibi algıladığımız tasarımı ile araç
güçlü bir etki bırakmayı başarıyor. Bu
sınıfın aslında en önemli beklentilerinden
birisi de zaten güçlü ve kaliteli görünmesi. Kaliteli görünüm açısından
da Latitude, zorlanmadan
istediğini alacak. Krom kaplı ızgarası,
büyük farları ve uzun burun
tasarımı ile ön plana çıkan araç,
profilden bakıldığında ise arka
kapılara kadar uzanan stop grubu
ile dikkat çekerken, arka tarafında
büyük bir sırt çantası taşıyormuş
gibi de görünmüyor. Bu bölüm
kısa tutulmuş ve aracın hakimiyetinin
ön tarafında olduğu belirginleştirilmiş.
Aslında yalın bir
tasarım olmasına rağmen güçlü bir
etki bırakıyor olması tasarımın
başarılı olduğu anlamına geliyor.
İlk bakışta yolda hemen fark edeceğiniz
bir tasarım olmayabilir
ama yaptığımız sürüşler sırasında
meraklı gözlerin sayısının oldukça
fazla olduğunu gördük.

Söz konusu yaşam alanı olduğunda
ise Latitude asıl şovunu
burada yapıyor. Gerek ön gerekse
arka tarafta son derece geniş bir
yaşam alanı sunuluyor. Patronların
bile çok seveceği arka alan genişliği,
hoşumuza giden bir detay
oldu. Oldukça geniş diz ve omuz
mesafesi konforu artırıyor. Renault
modellerinden tanıdığımız
kokpit ve orta konsol tasarımı ile
dikkat çeken Latitude, kolay kullanılan
elemanlara sahip. Bazı kumanda
elemanlarının küçük olması
kullanımı zorlaştırıyor ama
buna kolay bir şekilde adapte olunabiliyor.
Havalandırma sisteminin
kalitesi ise yaşam alanının istenen
sıcaklık seviyesinde tutulması
konusunda önemli bir rol oynuyor.
Fakat burada da otomatik
olarak yaptığımız ayarların diğer
araçlardan biraz daha farklı olduğunu
düşündük. ~Örneğin diğer
otomobillerde 20 dereceyi seçtiğimiz
zaman, istediğimiz seviyede
olan sıcaklık, bu araçta biraz daha
serin esintilerle birlikte yaşanıyor.
Bu nedenle alışkın olduğu nuz sıcaklık ayarlarını değiştirmeniz
gerekecek gibi görünüyor.
Müzik sisteminin kalitesi ve yüksek
seslere çıkıldığında seviyenin
bozulmaması ise önemli bir artı
olarak notlarımız arasında yer aldı.
Donanıma göre Arkamys ya da
Bose olarak satın alınabilen müzik
sisteminin performansı da gayet
iyi. Büyük navigasyon ekranının takibi
kolay bir şekilde yapılıyor.
Güncel haritanın yol bulma konusunda
da önemli bir rolü oluyor.
İç mekanda havalandırma sisteminin
istendiği gibi yönlendirilebiliyor
olması, havayı temizlemesi
ve istenen tipte parfümle kullanılabiliyor
olması da sevdiğimiz
yanlarından oldu. Masaj yapan
sürücü koltuğuna da sahip olan
Latitude’ün iç mekanı beklentilerimizi
zorlanmadan karşıladı ve
hatta beklentilerimizin önüne bile
geçti.

Sürüş karakteri konusunda da
Latitude konforlu bir otomobil.
Fakat çukurların üzerinden geçerken
vuruntuların biraz fazla
olması dikkatimizi çekti. Bu vuruntular
yaşam alanına gürültü
olarak yansıyor, konforun çok fazla
önüne geçemiyor. Ama bu sınıftaki
bir araçta, bu gürültünün
beklediğimizin üzerinde olması
bizleri şaşırttı. Yine de konfor
beklentileri tam hatta fazlası ile
karşılanıyor. Süspansiyon sistemi
sürüş karakteri açısından baktığımızda
da olumlu bir etki bırakıyor.
Güvenlik beklentilerini karşılıyor
ve salınımlar olmasına rağmen
izinin üzerinde kalmayı başarıyor.
Yönlendirme sisteminin çalışma
karakteri de ortalamaların üzerine
çıkan bir performans sergiliyor.
Direksiyon simidi elit tasarımı ile
beğenimizi kazanırken, dört kollu
yapısı ve ele tam oturması başarılı.

~
110 HP güç üreten dizel ünite ise
şaşırtıcı bir şekilde yaşam alanında
5 kişi olduğu zamanlarda bile
çekici bir performans ortaya koyuyor.
Rampa çıkışlar konusunda
bir sıkıntı yaşanmıyor ve yoluna
rahat bir şekilde devam ediyor. Fakat
burada da alt devirlerde kalmamaya
dikkat edilmesi gerekiyor.
1800 d/d’nin altında kalındığı zaman
turbo boşluğu yaşanıyor. Bu
durumun önüne geçmek için üst
devirlerde olmakta yarar var. Özellikle
sollamalar sırasında alt vites
grubunda kalınmasını tavsiye ederiz.
Performans açısından beğenimizi
kazanmayı başaran araç, yakıt
tüketimi değerleri ile cebe hitap
ettiğini ispatlıyor. Bu küçük hacimli
motorun üzerine nasıl bir kasa
koyarsanız koyun, tüketim her
zaman cep dostu olmayı başarıyor.
Latitude bu özelliği ile çok sevilecek
gibi görünüyor. 6.5 lt gibi son
derece çekici bir tüketim sonucu
Latitude’ün en önemli kozlarından
biri olabilir. Altı ileri oranlı manuel
şanzımanın çalışma karakterinde
de sürüşü çok olumsuz etkileyecek
bir problem yok.

Sonuç

Renault Latitude
güçlü görünen tasarımı
ile D segmentine
başarılı bir giriş
yapıyor. Tasarımı ile çekici bir etki bırakan
araç özellikle geniş yaşam alanı
ile sınıfında önemli bir koza sahip
oluyor. Diz mesafesi konusunda en iyilerden
biri. Konfor özellikleri ile de beğeni
kazanma konusunda sıkıntı yaşamayacak
olan Latitude, ekonomik
küçük hacimli dizel motoruyla performans
beklentilerine de rahat bir şekilde
cevap veriyor. Yüksek donanım
seviyesi ile araç beklentileri zorlanmadan
karşılıyor.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.