Minik ama etkili atak

Yollarda çevrenizden ilgi görmek gerçekten de çok eğlenceli bir şey. Bunu Almanya’nın Münih Şehri’nde yaptığımız sürüş sırasında bir kez daha gördük. Etrafımızda fiyatları çok daha yüksek olan kimi sportif kimi de elit modeller olsa da, bizler de içinde bulunduğumuz her türlü Mini modelinin içinde en az onlar kadar ilgi gördük. Kullandığımız otomobillerin bu kadar büyük ilgi çekmesi kesinlikle normal. Çünkü yollarda “benzerleri yok” bile diyebiliriz: Bu retro otomobiller 2011 model yılı için makyaj operasyonundan geçirildi. Ülkemiz yollarında da eylül ayından itibaren boy göstermeye başlaması planlanın makyajlı Mini modellerindeki değişiklikler ise, ilk anda fark edilebilecek türden değil. Aslına bakılırsa yaya güvenliğini artırmak için tampon tasarımında yapılan değişiklik, otomobillerin en önemli farklılığı bile diyebiliriz. Eskiden olduğu gibi yine son derece iddialı görünen Mini modelleri bu önemli tampon değişiklikleri ile eskisinden biraz daha agresif bakmaya başladı. Ülkemizdeki fiyatlarının çok fazla değişmeyeceği açıklanan Mini modellerinin (HB, Cabrio ve Clubman) far ve stop grubu tasarımları da farklılaştırılmış. Stoplarında artık LED teknolojisine yer verilirken, yine yaya güvenliği için motor kaputunun tasarımı da çok hissedilmeyecek bir şekilde elden geçirilmiş. Makyaj operasyonunun ayrıntılarını ilk bakışta fark edebilmek gerçek bir Mini fanatiği olmanız gerekiyor. Aslında bu normal bir durum. Çünkü bu otomobilin bir karakteri var ve onu bu karakterin dışına bir yerlere koymak retro özelliğinin kaybolması ve kimliğinin yok olması anlamına gelecek. Boyutlarında da çok önemli bir değişim yapılamadığı için Mini’nin gördüğü bu makyaj belki de üretim ömrünün en önemli değişikliklerinden biri olacak. ~Boyutlarında da önemli bir değişiklik yapılmayan Mini modellerinin motor bölmelerinde kullanılan yeni izolasyon, iç mekanın yaşam kalitesini artıran bir detay olarak karşımıza çıkıyor. Aslında yaşam alanında da köklü ve abartılı bir değişim yok. Müzik ve klima sisteminin kumandalarına yapılan küçük dokunuşlar yine meraklıları tarafından fark edilebilecek detaylar. Keşke bu makyajla birlikte, kimliğine biraz aykırı olsa da, cam açma kumandaları alışkın olduğumuz şekilde kapı içlerine alınabilseymiş. Kullanım sırasında bu kumandalar çok aşağıda olmaları ve şalterli yapıları ile gerçekten de zor bir kullanım sunuyor. Ayrıca hız göstergesinin yeri de bir tartışma konusu. Orta konsolun üzerinde devasa bir daire formlu panelin içine yerleştirilen hız göstergesini kullanım sırasında takip etmek zor. Neyse ki bu sorunu direksiyon simidinin hemen önünde bulunun küçük bilgi ekranı ile çözmek mümkün: İstendiğinde aracın hızı buradan dijital olarak takip edilebiliyor. Yeni eğlence sistemi, iç mekanın en önemli silahlarından biri olacak gibi görünüyor. Kol dayanağının altında bulunan ve eşya gözü gibi görünen bölüme, cebinizde taşıdığınız iPhone telefonunuzu rahat bir şekilde monte edebiliyorsunuz. Hemen ardından telefon, Mini’nin eğlence sistemi ile bağlantı kuruyor. Connected adı verilen bu sistem sayesinde internet üzerinden yayın yapan radyolara, “twitter” üyeliklerine ya da “google” fonksiyonlarına ulaşmak mümkün. ~Yani nerede olursanız olun, canınız hangi radyoyu dinlemek istiyorsa istesin dinleyebiliyorsunuz. Elbette bunun telefon üzerinden size ne gibi bir maliyet getireceğini unutmamak koşuluyla… Yaşam alanında genişlik açısından boyutlarından beklenmeyecek kadar iyi bir kullanım alanı sunan araçta baş mesafesi ise sevdiğimiz detaylar arasında yer alıyor. Son derece kaliteli bir müzik sistemi sunulan Mini’nin, havalandırma sistemi ve bu sistemin yönlendirmeleri de gayet iyi çalışıyor. Özellikle hava kanallarının geçmiş dönemleri hatırlatan tarzını çok sevdik. Direksiyon simidi ile beğenimizi rahatça kazanan araçta, simidin üzerindeki kumandaları kullanmak ise alışkanlık süresi gerektiriyor. Görüş açıları konusunda birçok insana sıkıtı verebilecek bir yapıya sahip olan Mini’nin iç mekandaki önemli farklılıklarından biri olan ambiyans aydınlatmasının seçeneklerinde de artış var. Araçtaki en önemli teknik yenilikse yeni dizel motorlar olmuş. BMW tarafından geliştirilen 1.6lt’lik dizel motorları kullan mafırsatı bulduğumuz bu sürüş sırasında “neden Mini ve neden dizel” sorusunu defalarca sorduk. Farklı bir araç olan Mini ailesinin kaputunun altında dizel sesleri duymak birçok insanın hoşuna gitmiyor. Neyse ki BMW’nin geliştirdiği 90 HP ve 112 HP’lik dizellerin sesleri, başarılı izolasyon sayesinde iç mekana çok fazla yansımıyor. Yine de ilk çalıştırma sırasında belirgin bir dizel sesi duyuluyor. Motorların performanslarına bakıldığında, tamamen yeterli ve ekonomik birer seçenek olduklarını gördük. ~Alt devirlerde çok fazla turbo boşluğu yaşatmayan motorun tek sorunu o tipik dizel sesi. 10.2 sn gibi kısa diyebileceğimiz bir 0-100 km/s hızlanma değeri sunan dizel motorlu Mini’lerden Clubman ve Cabrio seçenekleri kullanma fırsatı bulduk. Tam anlamıyla birer asfalt oyuncağı olan iki versiyonda da sürüşler çok keyifli ve sorunsuz. Almanya’nın hız sınırı olmayan otoyollarında yaptığımız sürüşler sırasında da sağ şeride mahkum kalmadık. Hatta çoğu zaman sol şerit Mini versiyonlarının performansı için çok daha iyi geldi. Kasaba yollarında ise aracın yol tutuş özelliklerini gözlemleme fırsatı bulduk. Bu bölümde iki araçta da herhangi bir sorun yaşamazken, limitlerini en yüksek tuttuğumuz denemeler sırasında bile Mini, mekanik anlamda yeryüzünde bulunan en güvenli ve en keyif veren araçlardan birisi olduğunu ispatladı. Almanya yollarında çok fazla çukurla karşılaşmadığımız için bu karting keyfi yaşatan aracın yol performansını oraların şartlarına göre değerlendirdik. Daha önceki versiyonlarda yaptığımız İstanbul sürüşleri sırasında sert süspansiyon konforu azaltırken, yollardaki çukurların aracın sürüş karakterine olumsuz bir etki yaptığını görmüştük. Direksiyon simidi, biraz sert olsa da, aracın en sevdiğimiz yanlarından biri: Net ve keskin bir yönlendirme için BMW en iyi sistemleri yaratmaya devam ediyor. Altı ileri oralı manuel şanzıman, kemikli vites geçişleri ve yolların her zaman net bir şekilde bulunabiliyor olmasıyla sürüşe fazladan keyif katıyor.~ Başlarda dizel gürültüsüne bu araçta ne gerek var demiş olsak bile, ortaya çıkan tüketim değerleri bizlerin bile bunu göz ardı etmemizi sağlayabilir.  

SONUÇ

Mini ailesinin makyaj operasyonu çok önemli ve fark edilmeyecek değişiklikleri barındırıyor. Ama müşteri şikayetlerini ve yaya güvenliğini önplana alarak yapılan bu değişim aracın ne olursa olsun tazeleşmesine ve farklılaşmasına imkan tanıyor. Tamponların değişimi Mini’nin eskisine göre biraz daha agresif görünmesini sağlarken, LED kullanılan aydınlatmalar gelişen teknoloji ve kalite anlamına geliyor. Yaşam alanında eskisine göre daha fazla eğlence sunan Mini’nin sevimli yapısı ise aynen korunmuş. Baş mesafesi ile boyutlarının üzerinde iyi bir sonuç sunan Mini’nin yeni dizel motorlarının performansı ise Almanya’nın shız limitsiz otobanlarında bile son derece iyi. Performansa göre yakıt tüketimide oldukça başarılı. Önemli bir fiyat farkı olmadan eylül ayından itibaren yollarımızda görmeye başlayacağımız Mini ailesi her zaman olduğu gibi yine son derece iddialı olacak. 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.