Sanki yarışlardan fırlamış gibi

Üst sınıfta yaşanan rekabetin
boyutlarının nereye varacağını
artık kestiremez duruma
geldik. Mercedes, BMW
ve Audi gibi üreticiler, piyasaya
çıkardıkları her yeni modelle, birbirleri
ile ciddi bir şekilde rekabet
ettiklerini ortaya koyuyor ama bu
sırada da, otomobil dünyasındaki
bu rekabet ve ilerlemenin nerelere
varabileceğini düşündürüyor. Bu
hafta testimize konuk olan Audi A6,
1815 kg ağırlığında olan bir araç.
Yani içinde sürücünün yanı sıra
bir de yolcu olduğunda ağırlığı 2
tonu çok rahat bir şekilde buluyor.
Boyutlarına baktığımız zaman 5
metreye yakın bir uzunluğunun olduğunu
da görüyoruz. Yani ebatları
ile oldukça büyük diyebileceğimiz
araçlardan biri. Bununla birlikte,
ona hayat veren 3.0 lt hacmindeki
TFSI motor sayesinde, bu aracın 0-
100 km/s hızlanmasını sadece 5.5
sn’de tamamlayabildiği açıklanıyor.
Şaka gibi, öyle değil
mi? İyi bir hızlanma performansı
bekliyorduk ama açıkçası bu kadarını
değil. Sportif araçlar arasına
adını son derece rahat bir şekilde
yazdırabilecek durumda olan A6,
heybetli yapısına rağmen tam bir
roket gibi. Ülkemizde 2.0 TDI (117
HP) ve 3.0 lt TDI (245 HP) güç üreten
iki tane de dizel motoru bulunan
A6’nın en hızlı versiyonunu
kullanmak büyük
bir keyif oldu.

Dört tekerlekten
çekiş
sistemleri konusunda
uzman olan
ve bu sisteme quattro
ismini veren, Audi bu araçta 7 ileri
oranlı, S-tronic adını verdiği şanzıman
sistemini de kullanıyor. Bu üçlü
birliktelik yani, iddialı motor, dört
tekerlekten çekiş sistemi ve iyi çalışan
bir şanzımanla birlikte A6’nın
sürüş keyfi son derece yüksek. Vites
konsolunun üzerine yerleştirilen ve
yerini aslında biraz garipsediğimiz
bir kumanda elemanı
ile startı verilen A6, homurtular
eşliğinde çalışıyor ve ilk
gaza basılmasının ardından,
büyük bir hızla ileri atlıyor.
Son derece yırtıcı bir karaktere
sahip olan A6’nın nefesi
ise neredeyse hiç kesilmiyor.
Zaten fabrika verilerine
göre maksimum hızı 250
km/s olarak açıklanıyor,
üstelik sınırlandırılmış
haliyle.

~Vites değişimleri
sırasında en küçük
bir boşluğun
bile yaşanmadığı araçta,
motor da yüksek verimlilikle
çalışıyor. 5250 ve
6500 d/d aralığında 300
HP güç üreten, altı silindirli
ünite sanki çok
daha güçlüymüş gibi
bir izlenim uyandırıyor.
Yapmış olduğumuz ölçümler
sırasında hızlanma
değerlerinde
olduğu kadar, esneklik
değerleri konusunda da
A6, üzerimizde çok iyi
bir etki bıraktı. Her an
ayağınızın altında bir güç olduğunu
bilmek gerçekten de büyük bir keyif
ve büyük bir ayrıcalık. Mekanik
aksamların birlikteliğinin ortaya
çıkardığı hoş melodiyi dinlemek de
ayrı bir zevk veriyor. İnsanın bu otomobilin
içinde, bu seslere konsantre
olarak seyahat ederken, müzik
dinlemeyi canı bile istemiyor. Ama
kabin içinde ortaya
konulan yalıtım sadece bu iddialı
seslerin yaşam alanına yansımasına
izin veriyor. Diğer tüm gürültüler
çok iyi bir şekilde izole ediliyor ve
bu konfor alanından uzak tutuluyor.
Canınız müzik dinlemek istediğinde
de A6, kendinizi bir konser salonunda
hissedebileceğiniz kadar iyi bir
performans sunuyor.

Kusursuz sürüş keyfi
Hızlanma karakteri açısından beğendiğimiz
A6, aynı etkiyi hatta biraz
daha iyisini sürüş özellikleri ile
veriyor. 5 metrelik bu büyük cruise
gemisini kullanırken kendinizi çok
daha küçük bir araca hükmediyormuş
gibi rahat hissediyorsunuz.
Yönlendirme sistemi açısından bugüne
kadar gördüklerimizin en iyilerinden
olan A6, adeta bir yarış otomobili
gibi performans gösteriyor ve
hedefine kilitleniyor. En küçük bir
boşluğun bile olmadığı direksiyon
sistemi, bu aracın artılarından biri.
Yakışıklı görünen ve siyah rengin
çok yakıştığını düşündüğümüz otomobil,
aynı zamanda sürüş sırasında
eğlenceye de imkan tanıyor. Elektronik
sistemler limitleri abartılı bir
şekilde zorlamadığınız sürece, dört
tekerlekten çekiş sisteminin keyfini
sürmenizi sağlıyor.

~Bu araçta aynı zamanda yeni nesil
tüketim ve çevre koruma sistemleri
de yer alıyor. Start/stop sistemi kısa süreli duruşlarda motoru durdurarak
araç yakıt tüketiminin azaltılmasına
katkıda bulunuyor. REM adı
verilen enerji geri kazanımı sistemi
de fren enerjisinin geri kazanımını
sağlayarak, verimliliğe katkıda bulunuyor.
Bu yeni sistemler araçta
yer alıyor olsa da yeni A6, iki tona
yaklaşan ağırlığıyla, yakıt tüketimi
konusunda kesinlikle
cimri bir araç
değil ve hak ettiği
gibi kullanıldığında
tüketim yüksek
değerlere rahatça
tırmanıyor.
100.000 Euro değerindeki ve yüksek
güçteki bu tarz bir aracı satın alan
müşteri kitlesinin, tüketimi kontrol
etmek gibi bir önceliğinin söz konusu
olmayacağını düşünüyoruz. Ama
eğer böyle bir takıntı yaparsanız ve
aracı da sakin kullanmaya çalışırsanız,
az önce saydığımız sistemlerin
desteğini de yanına alan A6 gerektiğinde
oldukça cimri bir karaktere
de bürünebiliyor. Böyle bir kullanım
sırasında elbette A6’nın içinde
olmanızın bir anlamı kalmadığını
da düşünebilirsiniz. Audi A6’nın
elbette fazlası olduğu kadar bazı
yerlerde eksiklikleri de var. Ancak
iyi bir sürüş pozisyonu ve bunun
arkasından gelen kusursuza yakın
bir performans nedeniyle bunları
aklımızdan hemen çıkardığımızı
belirtmek istiyoruz. Elbette bunlar
arasında yüksek
tüketim ve yüksek
fiyat en başta
yer alıyor. Öfkeli
görünüş ve film
setlerinden fırladığını
düşündüren
imajı ile A6’da kusur aramak biraz
haksızlık olacaktır. Elbette bizim
gözümüze çarpan kusurlarını, tablodaki
eksi değerler bölümünde
bulabilirsiniz ama bir bir kez daha
saymak istedik; fren performansı
daha iyi olmalıydı.

~Ayrıca tüketim, fiyat, iç mekandaki
karanlık detaylar, bazı yerlerde
kullanılan malzemeler hoşumuza
gitmeyen bölümler arasında yer
aldı.

Sonuç

Audi A6 bu motor, bu sürüş sistemi, bu
şanzımanı ile gerçek bir keyif makinesi.
Hatta onun için neredeyse, kendimizi
safkan bir sportif otomobil performansı
sunuyor derken bile bulabilirdik, ne de
olsa DTM yarışlarında mücadele eden, 4
kapılı, Touring Audi A4 yarış araçları var. Fabrika verileri ile
birebir olarak örtüşen performans sonuçlarına imza attığımız
A6, film setlerinden fırlamış gibi görünen tasarımını yüksek
bir performansla birleştiriyor. Yönlendirme kabiliyeti ve sürüş
karakteri ile zorlanmadan beğenimizi kazanan A6, iddialı
sürüş pozisyonu ile kendinizi çok iyi hissetmenizi sağlıyor.
Büyük bir araç olması ile geniş ve kullanışlı bir yaşam alanı ve
oldukça iyi bir bagaj hacmi de sunan A6’nın kullanım sırasında
ortaya çıkardığı mekanik sesleri dinlemek de büyük bir keyif.
Elbette her güzelin kusuru vardır, A6’nın en önemli kusurları
ise tüketimi ve yüksek fiyatı.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.