Yepyeni bir Mazda

Mazda’da MPV geleneği uzun yıllar öncesine dayanıyor. Mazda, ilk minivan modelini 1963’de üretmiş. Yüksek tavanlı ve geniş iç hacimli olan bu araç, rakipleriyle fark yaratmış. Mazda’nın minivan serisi 1977’de Familia, 1989’da MPV modeliyle, 1999’da ise Premacy ile devam etmiş. 2005 yılında ise Mazda5 dünya pazarlarına tanıtılmış. Mazda5, 2005 yılından beri dünya pazarlarında toplam 500.000 adet satmış, bu rakamın üçte biri yani 176.000 adedi de Avrupa’da satılmış. 5’in Avrupa’da en önemli pazarları arasında Almanya, İngiltere, Avusturya, Fransa, İspanya ve İsveç geliyor. Türkiye pazarı da 2011’den itibaren Mazda5’le tanışacak. Mevcut 5 şu ana kadar Türkiye pazarına girmemişti ama yeni 5’i Mazda, Türkiye pazarında, kendi segmenti içerisinde prestijli bir oyuncu haline getirmek ve Türkiye’de yılda 150 adet 5 satmak istiyor. Bu amaçla bu yeni MPV, Ekim ayı sonundaki Auto show fuarında sergilenecek ve ardından da 2011 yılında, yeni 1.6 lt’lik dizel motorlarla ülkemizde satışa sunulacak. Şu an için bu yeni dizel motorla ilgili herhangi bir açıklama yapılmazken, bu motorun Ford-PSA ortaklığıyla geliştirilen, 115 HP’lik, Euro V normlarında, yeni bir ünite olacağı kulaklara gelen haberler arasında. Bu motorda sadece manuel vitesler yer alacak, Türkiye’de satılacak versiyonlarda otomatik vites bulunmayacak.~ Aslında bu önemli bir eksiklik gibi görülse de Mazda pazarlamacıları, Türkiye pazarında bu sınıfta pazarın yüzde 50’sinin manuel vitesli araçlardan oluştuğunu belirtiyorlar, işte Mazda5 de bu pazarın yarısına hitap edebilmeyi hedefliyor.  İlk anda, 1.6 lt’lik küçük hacimli dizel motorun bu büyük aracı hareket ettirmekte zorlanacağı düşünülebilir ancak rakipleri olan Ford C-Max ve Peugeot 5008 gibi modellerde de benzer güç ve hacimdeki dizel motorların başarıyla görev yaptığı düşünülürse, Mazda5’in de dizel motorla yeterli performansı sunacak olmasını bekleyebiliriz. Tabii ki performans konusunda kesin bir şeysöyleyebilmek için dizel motorlu Mazda5’in ilk sürüşlerini beklememiz gerekecek. Bu dizel model, Mazda5 lansmanında henüz hazır değildi ve deneme sürüşleri için sadece benzinli motor versiyonları kullanma şansına sahip olabildik.  Mazda5’in bulunduğu segment, aslında zorlu bir sınıf. Bu sınıfta Avrupa pazarında 18 farklı rakip var ve toplam Avrupa pazarının da yüzde 5.4’lük bir bölümünü kapsıyor yani yılda 1 milyon adedin üzerinde bir satış anlamına geliyor bu. Yetkililer pazarda bu sınıfın önümüzdeki dönemde, yeni gelecek modellerle daha da önem kazanmasını bekliyorlar. Otomobilin dış hatlarında öne çıkan özellikleri arasında dinamik tasarım, Nagare akımıyla birlikte optimize edilmiş aerodinamik unsurlar, 16 ve 17 inç çapındaki yeni alaşım jantlar yer alıyor. ~Mazda mühendisleri şasi ve sürüşde de optimizasyonların yapıldığını ve yüksek hızda daha fazla kontrol sağlandığını belirtiyorlar ve 5’in sürüş anlamında pazardaki en dinamik MPV olduğunu vurguluyorlar. 2.0 litre hacimli, direk enjeksiyonlu DIsi benzinli motorun yakıt tüketimi ve CO2 salımı, bir önceki versiyona göre düşürülerek 159 gr/km CO2 değeri elde edil-miş. Aynı zamanda bu versiyonda i-stop Akıllı Start Stop otomatiği de bulunuyor. Mazda5’de dış boyutlar (2,750 mm dingil mesafesi, 1,750 mm toplam genişlik ve 1,615 mm toplam yükseklik) ve orantılar bir önceki modele göre hiç değişmemiş, sadece 4,585 mm olan toplam uzunluk önceki modelden 80 mm daha uzun. Ayrıca 0.30’luk aerodinamik sürtünme kat sayısı da aynı. Mazda5’te yer verilen Nagare akımı öğeleriyle, dinamik tasarım özellikleri artırılmış, tasarım Zoom Zoom felsefesine daha da yakın hale gelmiş. Mazda5 Programı Yöneticisi Hideki Matsuoka, özellikle Karakuri felsefesiyle tasarlanan arka koltukları çok kullanışlı buluyor. Bu tasarım sayesinde ikinci sıra koltuklar, isteğe göre iki kişi veya üç kişi için organize edilebiliyor.Yeni Mazda5’te beş köşeli ızgara çok daha geniş, alt tampon çok daha heykelsi ve yeni farlar daha köşeli olarak tasarlanmış. Çamurluk, sis lambası kenarının yarattığı hareketi alıp, aracın yan cephesi boyunca hareketine devam eden ve sürgülü kapı rayının hemen altındaki arka panele uzanan dalgaya benzer Nagare-Flow özelliğini yansıtmak için onu tekerlek yuvasına kadar taşıyor.~ Bu ilginç yan panel eklemi, rüzgarın suda yarattığı şekillere dayanılarak tasarlanmış. Kapılardaki Nagare dalgaları, otomobile, dururken bile bir hareket hissi kazandırıyor. Arka yanlarda elektrikli sürgülü kapılar var. Bu sürgülü kapılar, kapı kolundaki sensörlerle, direksiyonun solundaki düğmelerle veya anahtardaki uzaktan kumandayla kontrol edilebiliyor, gerektiğinde elektrik fonksiyonu devreden çıkartılıp manuel olarakda kullanıla biliyor. Mazda mühendisleri, bu sürgülü kapıların yandan çarpma testlerinden başarıyla geçtiklerini de belirtiyor. Arka tasarımda ise, arka sütun camla kaplanarak gizlenmiş ve şekil verilmiş. Stop lambaları ise yatay hale getirilmiş. Dış cephede kullanılan tüm bu Nagare tasarım akımlarının Mazda5’in dış görünümünü, hem C-MAV segmentine hem de Mazda’ya özgü hale getirdiğini söylemek mümkün. İç mekanda da kokpit ve kumanda gurubu çevresinde önemli yeniliklerin yapılmış. Derli toplu kokpitte kullanılan malzeme kalitesi göz doldururken, dairesel büyük düğmelerle sadelik ve ergonomiye de önem verilmiş. Direksiyon simidi üzerindeki cruise control ve müzik sistemi düğmeleri de kolay kumanda ediliyor. Ayrıca bu bölgede yer verilen krom çerçeveler de iç mekan atmosferine Zoom Zoom dinamizmini taşıyor. İç mekanda 7 kişi için oturma alanı sunan, yeni tasarımlı koltuklarda Karakuri felsefesinden yararlanılmış. Orta koltuk sırası istenirse 2 kişi için, ya da 3 kişi için kullanılıyor.~ Mazda5’te ilk etapta, verimliliği artırılmış, yeni MZR 2.0 lt DISI benzinli motora yer verilmiş. 6200d/d’da 150 HP güç üreten benzinli motorda, ayrıca yakıt verimliliğini artırmak için i-stop isimli start/stop otomatiğine de yer verilmiş. 6 ileri vitesli şanzımanın oranlarında da yapılan ayarlamaların sonucunda 100 km’de 6.9 litrelik tüketim ve 159 g/km CO2 salınım değerlerine ulaşılmış. Mazda5 için geliştirilen küçük hacimli yeni dizel motorsa ancak 2011 başında hazır olacak. Bu nedenle deneme sürüşlerini, Türkiye’ye belki de küçük adetlerde gelecek olan 2.0 lt DISI benzinli motorla yaptık. 150 HP’lik bu motorla ilk hızlanmalarında atak bir karaktere sahip olan 5’te, hız yükseldikçe ataklık ne yazık ki yerini hantallığa bırakmaya başlıyor. Virajlarda ve yüksek hızda oldukça etkili bir hassasiyete sahip olan direksiyon ve sertliği iyi ayarlanmış süspansiyon sistemi sürücüye hem güven veriyor, hem de sürüş keyfini artırıyor. Yüksek hızda motor ve rüzgar gürültüsünün iyi izole edildiği görülüyor ancak test aracımızda yer alan lastik seçimi, sessizlik konusunda oldukça başarısızdı. Japon mühendislerin bu aracın lastik seçiminde iç mekandaki gürültü faktörünü de göz önüne almaları gerekecek.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.