Aranıyor! Business sınıfının en iyisi hangisi?

Audi yönetimi şu aralar bayağı
meşgul olmalı. Çünkü Ingolstadtlı
markanın hedefi premium
sınıfın en büyüğü olmak ve
yönetimin bunu gerçekleştireceklerine
kesin gözüyle bakılıyor.
“Teknolojiyle bir adım önde”
sloganıyla yıllardır hareket eden
firmanın böylesi yüksek bir hedef
koymuş olması hiç de şaşırtıcı
değil. Örneğin şu sıralar son
günlerini yaşayan A6, dünyanın
en başarılı business sedanı.

Tüm bunlar Audi’yi, A6 da dahil
olmak üzere, tam bir meydan
okumayana dönüştürüyor. Çünkü
Çin’de üretilen uzun dingil
mesafeli versiyonun dışında A6,
bugüne kadar ABD, Avrupa ve Almanya
gibi zor pazarların en başarılı
modeli olamamıştı. Buralarda
aslan payını BMW 5 Serisi
ile Mercedes E Serisi alıyordu. Ancak
durum ne olursa olsun güncel
A6, “hedefi tam 12’den vuran”
bir model olmayı başardı. Durum
böyle olunca yeni A6’dan beklenenler
de bir o kadar yüksek.

Dış ve iç mekan


Gösteriş ve ihtişam yerine Audi, taze
bir yenilik hissi veriyor.

Henüz yeni A6’yı bizzat kullanamıyoruz.
Çünkü Audi, otomobili
şubat ayı başında test için basına
teslim etmeye başlayacak.
Ancak otomobili, ezeli rakiplerinin
beklediği bir yere götürebildik.
Acaba nasıl görünüyor? İki
yeni rakibinin arasında ne kadar
prestij sergileyebiliyor? Yoksa
biraz can sıkıcı mı? Görsel yenilikler
çok mu az? A6’nın açık
alanda yani fotoğrafları güzelleştiren
ışıklandırmaların olmadığı
bu noktada bizlerde yarattığı
hisler iki kutuplu. ~Belki “vay
canına” efekti o kadar güçlü değil.
Ancak hala hoş bir görünüm
sunduğu da kesin: Öncüsüne
göre daha gergin hatlara, sakin
ama kaslı çizgiler ve yüzeylere sahip.
A6’nın yanında BMW çok
daha heybetli, Mercedes ise neredeyse
süslü püslü duruyor. Direksiyonun
ardında hissettikle

Yeni A6’da riskli deneysel tasarımlardan
uzak durulmuş, aydınlık
ve daha modern bir atmosfer
elde edilmiş. Meşe ağacından
hazırlanmış dekorasyon
yüzeyleri ilginç görünürken, plastik
yüzeyler de kullanılmış. Bunun
dışında ceviz, dişbudak veya
alüminyum seçenekleri de sunuluyor.
Kokpiti mümkün olduğunca
alçak tutabilmek için yapılan
çalışmalar işe yaramış:
Hem görüş özellikleri hem de ferahlık
hissi iyileşmiş. Bolca düğmeye
ve A7’deki gibi dokunmatik
bir panele (touchpad) sahip
MMI sisteminin kullanımına alışmak
içinse biraz antrenman yapmak
gerekecek. Bu sistem herhangi
bir avantaj sağlamıyor.

BMW’ye geçildiğinde, A6’nın
daha yüksek bir ferahlık hissi
sunduğu bir kez daha tescilleniyor.
5 Serisi’nin Audi kadar şık
olan kokpiti, sürücünün duvarlarla
çevrelenmiş gibi hissetmesine
neden oluyor. Mercedes’in
köşeli kokpiti ise duygulara pek
hitap edemiyor.

Eğer arka koltukta seyahat
edecekseniz, birinci tercihiniz E
Serisi olmalı: En rahat iniş binişleri
sunuyor ve iç mekanın genişlik
hissi de bu karşılaştırmanın
en iyisi. Koltuk minderlerinin
biraz kısa kalması dışında arka
koltuk yolcuları en çok E Serisi’nde
rahat ediyor. Audi’nin ikinci
~koltuk sırası biraz daha dar ve
biniş inişler de biraz daha zor. Bu
iki konuda BMW, A6 ile aynı özellikleri sunarken, arka koltukları
biraz daha rahat.

Teknoloji ve ilerlemeler
BMW ile aynı seviyede, Mercedes ise
geride kalıyor.
Yeni A6’da motor daha geriye
kaydırılmış. Bu haliyle uzunlamasına
yerleştirilmiş motorlara
sahip diğer Audi modelleri takip
edilmiş. Seçilen moda göre farklı
karakterlere bürünebilen ve
elektronik desteklere (drive select)
sahip yürüyen aksam da
gayet etkileyici. Efficieny adlı
mod ise bunların en yenisi: Bir
düğmeye basıldığında güç azaltılarak
fazladan yakıt tasarrufu
elde ediliyor. Quattro versiyon,
elektronik kontrollü güç dağılımı
sağlayan yeni tip bir orta diferansiyele
sahip. Havalı süspansiyon
ise opsiyon listesinde. Audi’ye
göre en önemli yenilik ise iyileştirilen
hafif üretim teknolojisi:
Tüm modeller güncel benzerlerinden
daha hafif olacak. Karşılaştırmamızda
yeni A6’yı, topmodel
3.0 TFSI temsil ediyor.
Benzinli bir V6 ile donatılan otomobilin
ağırlığı 1815 kg, gücü 300
HP, torku 440 Nm ve quattro
adlı 4×4 sistemi ile “S-tronic”
adlı 7 ileri DSG şanzıman da
standart. Aslına bakılırsa motorun
adı TFSI değil, KFSI olmalıydı.
Çünkü turbo yerine kompresörlü
bir aşırı besleme sistemine sahip.
Test aracının fabrika tüketim
verisi ise 8.2 lt/100 km.

Peki ama rakiplerini hangi
özellikleriyle huzursuz edecek?
Örneğin BMW, kendi panzehirine
sahip: 535i xDrive. BMW’de de
3.0 lt’lik direkt enjeksiyonlu bir
motor görev yapıyor ancak hem
~yapısı (sıralı 6 silindir) hem de
aşırı besleme sistemi (çift turbo)
farklı. Motorun gücü 306 HP ile
biraz daha fazla olmasına rağmen
400 Nm ile tork değeri biraz
daha kısıtlı. 8 ileri oranlı otomatik
şanzımana ve 4 tekerlekten çekiş
sistemine sahip olan BMW’nin
ağırlığı (1840 kg) Audi’ye göre biraz
daha fazla olmasına rağmen,
tüketimi daha düşük: 8.1 lt/100
km. Görüldüğü kadarıyla BMW
için en zorlu rakip yeni A6 olacak.
Diğer motorlara bakıldığında,
BMW’nin geleneksel güç avantajının
artık geride kaldığı, yeni
A6’nın artık BMW ile başa baş gittiği
söylenebilir.

Mercedes ise biraz daha fazla
zorlanacak. Özellikle de 4Matic
sisteminin ağustos ayına kadar
sadece eski V6 ile satın alınabildiği
düşünülürse. Bu motorda aşırı
besleme de, direkt benzin enjeksiyonu
da yok. Hacim avantajına
rağmen bu motor, 272 HP (CGI’da
292 HP) ve 350 Nm (365 Nm yerine)
ile yetinmek zorunda. 7 ileri
oranlı otomatik şanzımanın standart
olduğu E Serisi’nde 4×4 sisteminin
varlığı, doğal olarak performans
kaybı anlamına geliyor.
4Matic sistemine rağmen ağırlığının
1805 kg olması, Audi’nin hafif
üretim iddialarını bir balon
gibi söndürüyor. Diğer taraftan E
Serisi, 9.6 lt/100 km gibi gerçek
ten yüksek bir tüketim rakamı sunuyor.
Diğer motorlarla da E Serisi,
A6’nın güç seviyesiyle başa çıkabilmekten
uzak kalıyor. Ayrıca
bazı modellerde müşteriler, 5 ileri
oranlı otomatik şanzımanlar
gibi iyice geride kalmış teknolojilerle
yetinmek zorunda kalıyor.
Neyse ki 5 ileri otomatik şanzıman,
2011’in ikinci ~yarısında piyasaya
çıkacak olan modern motorlarla
birlikte ortadan kalkacak.

A6’nın “teknolojiyle bir adım
önde” olma iddiası hibrid sistem
için de geçerli: 4 silindirli benzinli
ve bir de elektromotora sahip
olan A6 Hybrid, bir yıl içinde piyasada
olacak. 245 HP sistem
gücü sunan otomobil, 6.2 lt/100
km ile iyi bir dizel motorun tüketim
rakamlarını sunabilecek ve
3 km’ye kadar mesafeleri sadece
elektrik gücüyle alabilecek. Ancak
hibrid konusundaki avantajın
uzun sürmeyeceği de kesin,
çünkü BMW de Mercedes de
benzer projeler üzerinde çalışıyor.

Donanım ve fiyatlar

Yeni A6 pahalı ama BMW ve Mercedes
daha da pahalı


Yardımcı ve bilgilendirme sistemleri
ile elektronik oyuncaklarda
en önlerde olmak bu üçlü için gurur
meselesi. Durum böyle olunca
aralarındaki farklılıklar da az
oluyor: A6’da ağ sistemleri biraz
daha fazla, Google destekli navigasyon
sistemi sunuyor ve elektrikli
servo desteği sayesinde kendi
kendine park edebiliyor. Hidrolik
destekli direksiyona sahip
Mercedes’te ise böyle bir seçenek
yok. Topmodel A6 3.0 TFSI quattro’nun
benzer donanımlara sahip
rakiplerinden birkaç bin Euro
daha ucuza satılıyor olması çok iyi.
A6’nın diğer modelleri de fiyat konusunda
rakiplerinden daha iyi.

Sonuç
Mürih ve Stuttgartlı üreticilerin
artık daha dikkatli olmaları gerekecek.
Güncel versiyona çok yakın bir görünüme
sahip olsa da yeni A6, görsel ~olarak
kesinlikle sıkıcı bir otomobil değil.
Gergin hatları
sayesinde
büyük
bir A4 yerine küçük bir A8 gibi algılanıyor.
İç mekana abartılı olmayan bir
modernlik hakim. Teknoloji ve donanımlar
ise en üst seviyede.
Tüm bunlara rağmen fiyatların,
BMW ve Mercedes’in altında
olması da çok
iyi bir özellik.
İ k i
rakip henüz daha geniş olan model yelpazelerinin
ardına sığınabilir. Bunun dışında
BMW, az da olsa daha güçlü motorlara
ve arka tekerleklerden yönlendirme
gibi biraz daha fazla teknolojiye
sahip.
Mercedes ise teknoloji konusunda pes
etmek zorunda. Özellikle A6’nın topmodeliyle
girdiği direkt karşılaştırmada
E Serisi, belirgin bir fark yiyor. Ancak
kim bilir, E Serisi’nin sürüş ve
testleri de içeren karşılaştırmada belki
daha fazla
şansı olabilir.
24 Ocak 2011 · Sayı 04 Auto SHOW 35


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.