Geleceğin Mercedes’i

Peki bizler ne gördük? Nefes kesici bir manzara! F800 Style’ın kapıları açıldığında iç mekanın tamamı göz önüne çıkıveriyor. Görüşü engelleyen herhangi bir sütun yok ve gördüğümüz şey bir uzay gemisini hatırlatıyor. İç mekan kesinlikle ultra modern: Dört adet narin koltuk, çok şık şekillendirilmiş geniş bir orta konsol, metal çerçeveli monitörler ve çok aydınlık bir ortam. Bir düğmeye basıldığında arkaya doğru kayan arka kapılar sayesinde bu araca binmek tam bir keyif. İç mekanda yolcuları, kaliteli ve açık renkli deri döşemeler, alüminyum, kaliteli plastik yüzeyler ve havada yüzüyormuş gibi görünen ahşap paneller karşılıyor. F kısaltması Mercedes’te, Almancadaki “Forschung” yani araştırma anlamında kullanılıyor ve burada gerçekten çok “cool” şeyler araştırılıyor. Geleceğin C Serisi hakkında ipuçları veren bu otomobil hareket kabiliyetine de sahip. Hem de gerçek bir otomobil gibi. Bu nedenle Mercedes, bu otomobili alıp kısa bir gezinti yapmamıza izin verdi. Tabi ki yolcu koltuğunda… Ko pilot olarak ilk izlenimlerimiz, ön panelin sağ tarafının tamamen boş olması sayesinde bayağı yer kazanılmış olması. Hatta ön yolcu koltuğunda bacak bacak üstüne bile atabiliyorsunuz. Sürücü ise dümenle joystik arası bir direksiyonu (pek iyi bir fikir gibi gelmedi) kullanıyor. Kumanda elemanlarındaki dramatik azalma hemen dikkat çekiyor: Akıl karıştıran şalter karmaşası yerine sürücünün görüş alanına yerleştirilmiş çok fonksiyonlu bir monitöre yer verilmiş.~ İki koltuğun arasında ise yeni nesil bir teknoloji olan “Cam-Touch-Pad” adlı bir panel bulunuyor. iPhone’a benzer bir şekilde çalışan bu panelde, dokunarak görüntüleri silebiliyor, kaydırabiliyor, sayfaları çevirebiliyor, mönüleri seçebiliyor veya zoom yapabiliyorsunuz. Panel üzerinde yaptığınız hareketler bir kamera tarafından kaydedilip analiz edildikten sonra mönü komutlarına dönüştürülerek ekrana aktarılıyor. İşin en güzel yanı ise kullanımına alışmak için fazla uğraşmaya gerek olmaması. F800’de, oldukça güçlü bir elektrik motoruna (109 HP) ve plug-in teknolojili (aküler şebeke cereyanıyla şarj edilebiliyor) bir hibrid sistem görev yapıyor. Ancak şu anda otomobilde, 300HP’lik benzinli bir V6’ya yer verilmiş. Hibrid versiyonun yolda nasıl gittiğini, benzer motorizasyona sahip bir S Serisi gösterecek. Diğer taraftan bu araştırma otomobili çok önemli bir misyona sahip: Tüm motor türlerine uygun olabilecek kadar değişken olabilmek. Yani gelecekte, kendi güç ünitesine sahip bir elektrikli sistem de kullanılabilecek. O gün geldiğinde kaputun altında içten yanmalı bir motor değil bir yakıt hücresi görev yapacak. Ortada konumlanmış tanklarındaki (orta tünel bu yüzden bu kadar kalın) hidrojeni elektriğe dönüştüren yakıt hücresinin ürettiği elektrik ise arka akstaki elektrik motorunu besleyecek. Bunun sonucunda 136 HP güce sahip olan otomobilin egzozundan sadece su buharı yayılacak. ~Acaba Mercedes gelecekte neler sunabilecek? Daha fazla elektronik yardımcı sistem tabi ki. Örneğin “sıkış trafik takip asistanı”: Hız sabitleyicinin kolu çekildiğinde sistem, öndeki aracı virajlar da dahil olmak üzere kendi kendine takip edebilecek. Ancak sistem, 30 km/s’ye kadar olan hızlarda ve sürücünün eli direksiyondayken çalışacak. Peki ama direksiyona dokunmaya ne gerek var? Bunun sebebi, yasanın böyle emrediyor olması. Diğer taraftan bu yasa, yeni C Serisi piyasaya çıkana kadar değişebilir. Acaba araştırmalarla gerçeklik birbirine ne kadar yakın? Mercedes’in iddiasına göre göründüğünden çok daha yakın. Tamam, karbon karoser, alüminyum dokulu şasi, arka kapı tasarımı ve iç mekandaki detaylar tabi ki seri üretime geçmek için uygun değiller ama hibrid sistem neredeyse hazır. Aynı şey F800 Style’ın insanı derinden etkileyen yeni stil anlayışı için de geçerli: Bu çizgilerle çok yakında tekrar karşılaşacağız.

Yeni güçlü hibrid: Sadece elektrikle 30 km
Bu hibrid sistem ilk bakışta sansasyonelmiş gibi görünmüyor. Önde 3.5lt’lik direkt enjeksiyonlu bir V6, normalde tork konvertörünün olduğu yerde ise bir elektrik motoru bulunuyor. Bunları, klasik bir 7 ileri oranlı otomatik şanzıman ve arka koltuğun altına konumlandırılmış 10 kWh’lık bir akü takip ediyor.~ Buraya kadar her şey, şu an piyasada olan S 400 Hybrid ile aynı. Buna rağmen bu sistem, önemli bir ilerleme anlamına geliyor: 20 HP’lik vasat güç yerine otomobilde, 109 HP’lik güçlü bir elektrik motoru görev yapıyor. Gerçekten de bu rakam, piyasadaki hibrid araçların hepsinden çok daha yüksek. İkinci yenilik ise akünün şebeke cereyanı ile de şarj edilebiliyor (plug-in) olması: 230 Volt’luk şehir şebekesinde tam şarj 7 saat sürüyor. Burada depolanan enerji, 30 km gibi birçok normal kullanıcı için iş yerine ulaşabileceği bir menzil sağlıyor. Bu yeni hibrid sistemini bir S Serisi’nde deneme fırsatı bulduk. Elektrik desteği tam güçle devredeyken otomobil gerçekten çok güçlü olduğunu hissettiriyor. Normal şehir hızlarında gaz pedalına belirli bir hizaya kadar bastığınızda, benzinli motora gerek kalmadan ilerleyebiliyor, hatta gerektiğinde sadece elektrik gücüyle 120 km/s’ye kadar hız yapabiliyorsunuz. Gaz pedalına sonuna kadar basılarak yapılan hızlanmalar da gerçekten çok etkileyici oluyor, çünkü hibrid sistem toplamda 409 HP’lik bir gücü kullanıma sunuyor. Ancak elektrik-benzin motoru geçişleri arasındaki sallantılar pek iyi değil. Mercedes ise seri üretime hazır hale gelene kadar bu sorunu ortadan kaldıracağının sözünü veriyor. ~SONUÇ
F800 tabi ki bire bir olarak seri üretime geçmeyecek. Çünkü bunun için çok karmaşık ve çok pahalı. Ancak bu konsept bize, Mercedes’in yeni rotasını gösteriyor: Değişken platformlar, farklı motor konseptleri, iç mekanı da kapsayan daha hareketli tasarımlar, yeni kumanda sistemleri ve konfor yardımcıları. Diğer bir mesaj ise, Mercedes’in elektrik desteğinin güçlü bir şekilde kullanıldığı hibrid sistemlerinin seri üretime neredeyse hazır oldukları. Yani buradan bakınca gelecek gayet güzel görünüyor. 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.