Işık hızıyla motorsporları

Ülkemizde motorsporları denince
akla ilk gelen isimlerden
biri Volkan Işık olmuştur.
Dünya Ralli Şampiyonası’ndan puan
alan tek Türk pilot olmasının yanında,
Avrupa Ralli Şampiyonası’nda
da çok önemli başarıları bulunan
Volkan Işık ile keyifli bir söyleşi
gerçekleştirdik.

Auto SHOW: Öncelikle sizin bir
otomobil tutkunu olduğunuzu biliyoruz.
Bu tutkuyu bize biraz anlatır
mısınız? Ayrıca motorsporları ile
ilgili yaratıcı birisiniz, bu konuya
da değinir misiniz?

Volkan Işık: Otomobillere olan
tutkuM çocuk yaşlardan başladı.
Otomobil sahibi olmamın ardından
onları daha çok sevmeye başladım.
Otomobil sevgim sürekli olarak arttı
ve en sonunda da gerçek bir tutkuya
dönüştü.

Sporda da hedeflerime hep ulaşmaya
çalıştım. 22 yılı geride bıraktım,
birçok hedefim vardı, bunların
bir kısmını yakaladığımı düşünüyorum.
Sporun kıymetini arttıran
organizasyonlar yapmak, fikirler
bulmak ve uygulamaya geçirmek
hoşuma gidiyor ve daha devam
etmek istiyorum bu anlamda. İlk
yarışımı yaptıktan sonra bu benim
sporum dedim ve bu sporun içerisindeki
çabamı en yüksek seviyede
tutmaya çalıştım, hep bu yönde
ilerledim.

AS: İnsanları otomobil tutkunu
ya da motorsporları tutkunu yapmak
gibi bir hedefiniz olduğunu
biliyoruz. Biraz bundan söz eder
misiniz?

VI: Aslına bakarsanız ben bu
amaçlar için çabalıyorum. Otomobil
sporunun daha farkına varılmasını,
otomobil sporunun içerisindeki
öğretileri insanların fark etmesini
istiyorum. Hem sanayinin, hem bireysel
olarak sürücülerin, sporcuların
otomobil sporunun faydalarını
görmelerini bu yönde eğitimler almalarını
istiyorum.

Bu doğrultu da Volkan Işık Akademi
ismini verdiğimiz bir şirket
kurduk. Bu şirketle beraber amacımız
Türkiye’de otomobil sporunu
yapmak isteyen insanlara yol göstermek.
Ama ondan daha büyük bir
amacı var, “Otomobil
kullanmak bir
kültürdür” sloganıyla
Türkiye’de otomobil
kullanmayı
emek harcayarak
insanlara öğretmek
isteyen, bilinçli otomobil
kullanımını
anlatmak isteyen
bir kuruluştur.

AS: Son dönemlerde,
sizin tarafınızdan
geliştirilen Volkicar yarış
otomobilleri çokça gündemde. Bu
araçlarla düzenlenen V1 Challenge
ile ilgili biraz bilgi verir misiniz?

VI: Aslına bakarsanız bu proje
bundan 2.5 yıl önce start aldı. Bu
süre içinde projeyle ilgili birçok
organizasyonla ilgili adımlar attık.
Ama son yedi aydır da çok yoğun
bir tempoda bu işi yürütüyoruz.
Detaylı, iyi kurgulu özel bir şampiyona
hazırladık. Aydın yarışının
geride kalması ile birlikte hedefimin
önemli bir bölümüne ulaştığını gördüm.
Şehir içerisinde, trafiğe kapalı
alanlarda yarışlar organize ediyoruz.
Seyircilerin ayağına gittiğimiz
taktirde otomobil sporunun beklenen
seyircisini fazla fazla karşımızda
bulacağımızı tahmin ediyorduk
ve Aydın’da da bunu gördük.

AS: Volkicar’dan biraz söz eder
misiniz? Diğerlerinden farkı nedir?

VI: Birçok farklı özelliğin yanında
en büyük özelliği şov otomobilini ve
yarış otomobilini birleştirmiş olmasıdır
ve bunu ekonomik bir çerçevede
gerçekleştirmiştir. Diğer bütün
yarış otomobillerine nazaran Volkicar
en erişilebilir yarış otomobili
olmuştur. Otomobil sporunun var
olan özelliklerini düşünerek biraz
daha erişilebilir, çekici, eğlenceli ve
aynı zamanda da insanların ayağına
giderek şehir merkezlerinde organizasyon
yapabilme kabiliyeti içeren
bir otomobil yapmaya çalıştım.
Volkicar’ın diğer yarış otomobillerinden
birçok farkı var. En önemlisi
ekonomik olması diyebiliriz.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.