Yenilik elbisenin altında

Renault 2008 yılında
SUV pazarına Koleos
ile girerek, bu sınıfta
ilk kez boy göstermeye
başladı. Renault-Nissan
ittifakından doğan Koleos,
kuzeni Qashqai ile
aynı platformdan çıkıyor.
İlk nesil Koleos’un altyapısı
Nissan XTrail’dan
alındığından, beklentiler
çok olumlu idi. Oysa
Asya’da satış grafiği iyi olmasına
karşın Avrupa’da
beklenen patlamayı gerçekleştiremedi.
İlk nesil
Koleos tasarımından dolayı
beğenilen veya beğenilmeyen
bir SUV olarak
yollarda yer aldı.

Makyaj Koleos’un ön
bölümüne yapıldı. SUV
temsilcisine krom ile
kaplı yeni bir ızgara uygulanırken,
daha dar ve
keskin farlar uygulandı.
Bu tarzı ile Koleos, daha
dinamik ve daha modern
bir yüze sahip oldu.
Bir diğer yenilik ise dış
dikiz ayna yuvasına ledli
sinyalin eklenmiş olması.
Dış tasarım yenilikleri ise
yeni tip jantlar ile tamamlanıyor.
İç mekana geçildiğinde
ise hız göstergesinin
yeni ekranı ve yuvası
ilk etapta dikkat çekiyor.
Havalandırma ızgaralarının
çerçevesi krom
ile kaplanırken orta konsol
ve kapı kollarında da
krom malzemeye yer verilmiş.
Koltukların daha
dolgun olması ise konforu
artırıyor. Sırtlık ve
minder sürücü ve yolcularına
rahat bir ortam yaratırken,
baldırlar da rahat
hareket alanına sahip.
Koleos’a ayrı bir hava
katan 0.75 m2’lik cam tavan
ise iç mekan ferahlığını
artıran faktörler arasında
yer alıyor. Yeni Renault
Koleos’ta eller serbest
kart sistemi ve çalıştırma,
park yardımı, otomatik
far ve silecekler,
ayrıca joystickli Carminat
TomTom live navigasyon
sistemleri sunuluyor.
Dört tekerlekten çekiş
sistemine sahip araçta
yokuşta çalıştırma yardımı
ve inişte hız kontrol
sistemleri de bulunuyor.
Yolcuların konforunu artırmak
için Bose, SUV için
özel bir ses sistemigeliştirmiş.

Makyajlı Koleos’ta ebatlar
değişmedi. Mekanik
alanda da yeni parçaların
kullanılmasına gerek
görülmemiş. Bunun
yerine sadece var olan
tüm mekanik parçalarda,
iyileştirme amaçlı ayarlar
yapılmış.


Motorlar daha çevreci

Motor bakımından ise ülkemize
ithal edilecek 150 HP gücündeki
2.0 litrelik dizel versiyon optimize
edilmiş durumda. Dört tekerlekten
çekiş sistemine sahip
ve otomatik 6 ileri vitesli şanzıman
ile kombine edilen motorun
en dikkat çekici özelliği ise
daha düşük yakıt tüketimi
ve emisyon değerleri oldu. Yeni
dizel motorun şehir dışı yakıt
tüketimi 6.8’den 6.2 lt/100
km’ye düşürülürken, şehir içi
tüketimi de 10.1’den 8.8 lt/100
km’ye düştü. CO2 emisyonu ise
209’dan 186 gr/km’ye indirildi.
Motor için yapılan iyileştirmeler
olumlu olarak karşımıza
çıkarken yalıtım konusunu
da unutmamak gerekir. Renault
mühendislerinin yalıtıma da ayrı
bir özen gösterdikleri gözlerden
(işin daha doğrusu kulaklarımızdan)
kaçmadı. Test sürüşümüz
esnasında yol gürültüsü
gibi sorunlar ile karşılaşmadık.
Sessiz yol alan Koleos’u sadece
üst devirlerde zorladığımızda
iç mekana sesini aktararak
kendisini belli ediyordu. Şanzıman
ile motor birlikteliği uyumlu
bir yapı ortaya koyarken, vites
geçişleri rahat ve yumuşak
oldu. Yol durumuna ve devir aralığına
göre otomatik vites geçişlerine
imza atan şanzıman,
manuel kullanımında da keyif
verdi. Gösterge ekranında uygun
vites aralığını gösteren Koleos,
asfalt yollarda kendinden
emin olarak ilerlemesini biliyor.
Asfalt dışı hafif arazi ortamına
kaçmak isteyenler için de
imkan tanıyor. Saf bir arazi aracı
olmamasına karşın eğlenceli
sürüşler sunuyor.

Yeni Koleos ülkemizde, 6 ileri
oranlı şanzıman ve 150 HP’lik
2.0 dCi motor seçeneği ile ekim
ayında satışa sunulacak. Fiyat
konusunda henüz bir açıklama
yapılmazken, yeni Koleos’un
döviz kurundaki oynamalara
göre, şu anki model ile ufak bir
farkla satılacağı tahmin ediliyor.
Ümit AKKUYU / FRANSA


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.