Bu rüya hiç bitmesin

Hyundai, bu kez karşımıza lüks
modeli Genesis ile çıktı. Mercedes ve
BMW gibi markalarla rekabet etmeyi
hedefleyen Hyundai’nin bu atağı
nasıl sonuçlanacak bilemiyoruz ama
kullandığımız test otomobili her
türlü sınavdan başarıyla sıyrılmayı
başardı.

Genesis, güçlü ve kaliteli bir görünüm
sunuyor. Heybetli yapısına
rağmen dinamik görünen araçta
asıl şov, sportif görünümle değil,
yüksek kalite hissiyle yapılıyor. İşte
bu özellik, Genesis’in teste önemli bir
artı puanla başlamasını sağlıyor.

Göze hoş görünen iç mekan, kalite
seviyesi konusunda da beklentilerimizin
üzerindeydi. Karmaşadan
uzak iç mekanda kumanda elemanları
çok iyi gizlenmiş. Elbette
bunları yazarken bu aracın fiyatının
da 200 bin TL’nin üzerinde olduğunu
unutmamak gerek.

Görüş açıları, sessizlik, konfor,
kalite ve ferahlık konularında en
ufak bir sıkıntı yaşamadığımız otomobil,
anahtarsız giriş sistemi, LED’li
yan ayna sinyalleri, geri ve ön görüş
kameraları, çift egzoz çıkışı, deri ve
ahşap kaplamalar, bu sınıfta bir
otomobilin olmazsa olmazları arasında.
Kör noktaların ortadan kaldırılması
için görev yapan ön kamera
hoş bir ayrıntı olmuş. Genesis, son
derece büyük bir bagaj hacmi de sunuyor.
Bagaj kapağının elektrikli
bir sistemle açılıp kapanması da
sevdiğimiz özelliklerden oldu. Sade
ve kaliteli görünen gösterge paneli,
sürüş sırasında kolay kontrol başta
olmak üzere tüm beklentilerimize
zorlanmadan yanıt verdi. Kaliteli
müzik sistemi ve bu sisteme arka
koltuktan da kumanda edilebiliyor
olması da Genesis’in artıları arasında.

1730 kg ağırlığındaki Genesis’in
kalbinde, 24 supaplı, çift eksantrikli,
sürekli değişken supap zamanlama
sistemine sahip, 3778 cc’lik bir
V6 yatıyor. 290 HP güç üreten motor
358 Nm’lik tork sunuyor. Bu
güçlü motorla araç, 240 km/s hız yapabiliyor.
Ölçümlerimizde, 7.0 saniyelik
fabrika 0-100 km/s hızlanma
değerine yakın rakamlar elde ettik.

Hızlanma isteği yüksek olan motor
sayesinde 6 ileri oranlı bir otomatik
şanzımanla kombine edilen
motor bizden olumsuz bir not almadı.
5 nokta bağlantılı süspansiyon,
darbeye dayanıklı birleştirme elemanlarının
da katkısıyla oldukça
yüksek bir yol konforu sunuyor.
Ani hızlanmalar sırasında sorun yaşamadan
yoluna devam eden otomobil,
hızlı girilen virajlarda biraz salınım
yapıyor ama burada elektronik
yardımcılar hemen devreye girerek
gerekli düzeltmeleri yapıyor. Kalın
direksiyon simidi ile yapılan yönlendirmelerse
beklediğimiz keskinlikte
değildi. Kolay dozlanan bir
fren pedalına sahip olan araç, duruş
mesafesi konusunda ise güvenlik sınırı
civarında dolaşan rakamlara
imza attı. Açıkçası fren mesafelerinin
biraz daha iyi olmasını beklerdik.

Sonuç

Hyundai gözünü bambaşka kulvarlara dikti.
Hyundai, Genesis ile lüks konusunda da rüyaları
süsleyebilecek bir araç ortaya çıkarmış.
Kalite ve estetik konularında beğenimizi
çok rahat kazanan, lüks özellikleri ile beklentilerine
cevap verme konusunda da sorun
yaşamayacağını ispatlıyor. Hyundai’nin amiral
gemisi, yol güvenliği ve sürüş özellikleri
konularında da başarılı sonuçlara imza atıyor.
Elbette en önemli sorun yüksek fiyat.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Bu rüya hiç bitmesin

Bilindiği gibi Hyundai, ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada otomotiv devlerinin korkulu rüyası haline geldi. Pazardaki iddiasını her geçen gün biraz daha artıran Hyundai’nin, Avrupalı tüketicinin odaklandığı modelleri ile bestseller listelerinin en üstlerinde yer almaya başladı. İ ön eklentisi verilen modelleri ile (i10, i20,i30) Avrupa pazarlarında bomba etkisi yapan Hyundai, bu modelleri ile her türlü beklentiyi bir adım daha ileriye taşıyor. Yakalanan başarıların ardından sahip olduğu tüm ürün gamını Avrupalı kullanıcıların beğenisine göre yeniden tasarlayan Hyundai, bu kez karşımıza lüks modeli Genesis ile çıktı. Mercedes ve BMW gibi markalarla rekabet etmeyi hedefleyen Hyundai’nin bu atağı nasıl sonuçlanacak bilemiyoruz ama kullandığımız test otomobili her türlü sınavdan başarıyla sıyrıldı ve lüks araçlara kafa tutacağını ispatladı.Öncelikli olarak bu otomobilin görünümünün bize çok yabancı gelmediğini söylememiz gerekiyor. Alışkın olduğumuz Alman lüks otomobil tasarımlarına benzer bir yapıya sahip olan Genesis, güçlü ve kaliteli bir görünüm sunuyor. Bu nedenle ilk baktığınız anda, hedefinin son derece yüksek olduğunu anlıyorsunuz. Hyundai Tasarım Merkezi Baş Tasarımcısı Joel Piaskowski bu otomobil üzerinde çalışırken, asıl amaçlarının otomobil tutkunlarının rüyalarını süsleyecek bir tasarıma sahip olmasını sağlamayı amaçladıklarını dile getiriyor. Bizim hoşumuza gitse de Genesis, herkesin beğenisini kazanabilecek bir tasarıma sahip değil. Beklendiği gibi tasarım üst sınıflara ait, yani Genesis’i bu sınıftaki araçlarla karşılaştırmak gerekiyor. Heybetli yapısına rağmen dinamik görünen araçta asıl şov, sportif görünümle değil, yüksek kalite hissiyle yapılıyor. İşte bu özellik, Genesis’in teste önemli bir artı puanla başlamasını sağlıyor.~ Zarifliği ile göz kamaştıran Genesis’te, hedefinde olan markalardan izler görmek mümkün. Panjur tasarımı ya da aydınlatma grubuna baktığınız zaman nedemek istediğimizi daha iyi anlayacaksınız. İç mekana geçildiğinde, tasarımcıların bu bölümde tüm hünerlerini sergilediklerini görüyoruz. Göze hoş görünen iç mekan, kalite seviyesi konusunda da beklentilerimizin üzerindeydi. Kumanda elemanlarının şekilleri ve yerleşimlerini çok sevdiğimizi de belirtmemiz gerekiyor. Karmaşadan uzak iç mekanda kumanda elemanları çok iyi gizlenmiş. Gerçekten de sayılarının fazlalığına rağmen ne sürücü ne de yolcu için çözülmez bilmeceler çıkarmıyorlar. Elbette bunları yazarken bu aracın fiyatının da 200 bin TL’nin üzerinde olduğunu unutmamak gerek. Yani burada biz, uygun fiyatlı bir Hyundai’yi değil, zenginleri hedef seçen lüks bir Hyundai’yi inceliyoruz. Görüş açıları, sessizlik, konfor,kalite ve ferahlık konularında en ufak bir sıkıntı yaşamadığımız otomobil, anahtarsız giriş sistemi, LED’li yan ayna sinyalleri, geri ve ön görüş kameraları, çift egzoz çıkışı, deri ve ahşap kaplamalar, bu sınıfta bir otomobilin olmazsa olmazları arasında. Fakat kör noktaların ortadan kaldırılması için görev yapan ön kamera hoş bir ayrıntı olmuş. Ön panjurun içine gizlenen kamera yardımıyla orta konsolun üzerindeki büyük ekrandan gerekli kontroller çok rahat bir şekilde yapılıyor. Yaşam alanının rahatlığı konusunda kusursuza yakın olan Genesis, son derece büyük bir bagaj hacmi de sunuyor. İç mekandaki eşya gözlerinin sayısı da yeterli. Bagaj kapağının elektrikli bir sistemle açılıp kapanması da sevdiğimiz özelliklerden oldu. Sade ve kaliteli görünen gösterge paneli, sürüş sırasında kolay kontrol başta olmak üzere tüm beklentilerimize zorlanmadan yanıt verdi.~ USB, iPod ve Aux girişleri bulunan kaliteli müzik sistemi ve bu sisteme arka koltuktan dakumanda edilebiliyor olması da Genesis’in artıları arasında. Patronların yolculuk edeceği arka kısımda bulunan kumandalar hem çok kullanışlı tasarlanmışlar hemde estetik görünümlere sahipler. Fiyat yüksek ve hedefteki rakipler de usta olunca Genesis’i nasıl belirleyici kriteri sürüş olacak.1730 kg ağırlığa sahip Genesis’in kalbinde, 24 supaplı, çift eksantrikli, sürekli değişken supap zamanlama sistemine sahip, 3778 cc’lik bir V6 yatıyor. 6200 d/d’de 290 HP güç üreten motor  358Nm’lik torkunu ise 4500 d/d’de kullanıma sunuyor. Yani kaputun altında performansı yüksek bir ünite yatıyor. Bu güçlü motorla araç, 240 km/s hız yapabiliyor.Test ölçümlerimizde, 7.0 saniyelik fabrika 0-100 km/s hızlanma değerine yakın rakamlar elde ettik. Ancak 9.5 lt/100 km’lik fabrika verisi tüketim değerini yakalayabilmek için gaz pedalına gerçekten çok dikkatli basabilmek şart: Ölçümlerimizde 11.0 lt seviyesinin altına inemedik. Aracın ağırlığını rahatça hareket ettiren motor, performans beklentilerini çok rahat karşılıyor. Hızlanma isteği yüksek olan motor sayesinde ayağınızı gaz pedalının üzerine götürdüğünüz anda, öne doğru ani bir hareketlenme başlıyor. Ara hızlanmalara verdiği canlı tepkilerde otomobilin etkileyici özellikleri arasında yerini aldı. Altı ileri oranlı bir otomatik şanzımanla kombine edilen motor bizden olumsuz bir not almadı. Aynı şekilde otomatik şanzımana söz söylemek için de biraz insafsız bir yaklaşım içinde olunması gerekiyor. Vites değişimlerini sarsıntısız ve çok hızlı bir şekilde gerçekleştiren otomatik şanzıman (Shiftronic) 5 metre uzunluğundaki bu amiral gemisinin atak bir otomobil olmasını sağlıyor. Performans çok kışkırtıcı değil ama zaten bu tip araçların asıl görevi böyle bir kışkırtıcı performans değil. 5 nokta bağlantılı süspansiyon, darbeye dayanıklı birleştirme elemanlarının da katkısıyla oldukça yüksek bir yol konforu sunuyor.~ Büyük ölçüleri nedeniyle ilk başta biraz zorluk yaşansa da Genesis, genelde rahat kullanım sunan bir araç. Ani hızlanmalar sırasında sorun yaşamadan yoluna devam eden otomobil, hızlı girilen virajlarda biraz salınım yapıyor ama burada elektronik yardımcılar hemen devreye girerek gerekli düzeltmeleri yapıyor. Kalın direksiyon simidi ile yapılan yönlendirmelerse beklediğimiz keskinlikte değildi. Çok fazla boşluk olmamasına rağmen yönlendirme sistemi, netlik konusunda beklentilerimizi karşılayamadı. Yüksek hızlarda ya da kalabalık trafik sürüşlerinde sisteminin aynı tepkileri vermesinide çok sevmedik. Kolay dozlananbir fren pedalına sahip olan araç, duruş mesafesi konusunda ise güvenlik sınırı civarında dolaşan rakamlara imza attı. Açıkçası fren mesafelerinin biraz daha iyi olmasını beklerdik.

SONUÇ

Hyundai, Genesisile lüks konusunda da rüyaları süsleyebilecek bir araç ortaya çıkarmış. Kalite ve estetik konularında beğenimizi çok rahat kazanan Genesis, lüks özellikleri ile patronların beklentilerine cevap verme konusunda da sorun yaşamayacak. Hyundai’nin amiral gemisi, yol güvenliği ve sürüş özellikleri konularında da başarılı sonuçlara imza atıyor. En önemli sorun fiyat. Bu rakama çıktıktan sonra bu sınıfın güçlü oyuncularının da ürünlerini bulabilirsiniz.

(+) Görünüm, kalite, kullanışlılık, güvenlik, motor, şanzıman
(-) Fiyat, yönlendirme kabiliyeti,frenler


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.