“Büyümeye devam edeceğiz”

Aslında onun için, ülkemizin
gördüğü en sıra dışı yabancı yöneticilerden
biri desek yalan olmaz.
Ülkemizde görev almaya başladığı
ilk günden bu yana, kendisini içimizden
biriymiş gibi hisseden ve
bu şekilde de önemli başarılar
elde eden Peugeot Türkiye Genel
Müdürü Jean Pierre Vieux görev
süresini uzatarak ülkemizde kalmaya
devam ediyor. Türk insanı
gibi pratik düşünebilme
kabiliyeti
olan ve bunu Fransız
tecrübesi ile çok
iyi birleştiren Vieux,
2011 yılında
uluslararası arenada
olduğu gibi Türkiye’de de,
yollarına büyüyerek devam etmek
istediklerini dile getiriyor.

Peugeot Türkiye Genel Müdürü
Jean Pierre Vieux ile keyifli ve
önemli bilgilerin yer aldığı bir söyleşi
gerçekleştirdik.

Auto SHOW: Dünyada en çok
satış yapan Fransız üreticisiniz ve
Türkiye’de de satış rakamları 3 yılda
2 kat arttı. Bununla ilgili neler
söylemek istersiniz?

Jean Pierre Vieux: 2011 yılında
da ürün ve çevre atağı ile hem uluslararası
arenada, hem de Türkiye’de
büyümeyi sürdürmeyi hedefliyoruz.
Geride bıraktığımız yılda 2 milyon
142 bin adet ile tarihi satış rekoru
kırarak dünyanın en çok satış yapan
Fransız markası olduk. Aynı zamanda
3 yılda satış rakamımızı
Türkiye’de ikiye katlayarak pazar
payımızı yüzde 6.3 oranında artırmak
gibi bir başarı elde ettik. Pazar
payımız 2.2 puan artarak yüzde
5.7’ye yükseldi ve ortaya çıkan
yıl sonu tablosunda da üç sıra birden
yükseldiğimizi gördük.

AS: Peki tam satış rakamları nasıl
oluştu?

JPV: Türkiye’de geçtiğimiz yıl binek
ve hafif ticari araç toplam pazarı
760 bin 913 adet olarak gerçekleşti.
Geride bıraktığımız yılda
43 bin 395 adet satış rakamı elde ettik
ve satışlarımızı 2009 yılına göre
yüzde 43 oranında artırdık. ~Bu gelişme
sayesinde pazarın yüzde
64’üne hitap
eden ürün gamımıza
karşın gerçekleştirdiğimiz
yüzde
5.7’lik pazar
payı ile toplam
pazarda 6’ıncı sıraya yükseldik.
Peugeot, 2010 yılında satış adeti
olarak Türkiye pazarındaki en iyi
ikinci performansını gerçekleştirdi.
Binek otomobil pazarında 18 bin
851 adetlik satış ve yüzde 37 oranındaki
gelişmeyle sıralamada 1
basamak yukarı çıktık, hafif ticari
araç pazarında ise 24 bin 544 adetlik
satış ve yüzde 47 oranındaki gelişmeyle
üst üste 2’inci yılda da
3’üncü sırada yer aldık. 148 bin 396
adet olarak gerçekleşen 2010 yılı
Aralık ayı pazarında ise Peugeot 7
bin 926 adet satış adeti ile Türkiye’de
ay bazında kendi satış rekorunu
kırdı.


AS: Bu yıl satış rakamlarını
yükseltmek adına yeni modelleriniz
ön plana çıkıyor. Biraz bunlardan
da söz eder misiniz?

JPV: Mart ayından itibaren satışa
sunduğumuz 508 ile ürün atağımız
başladı. Bu modelimizle kalite
ve çevrecilik seviyemizi gözler
önüne sererken, 508 modelinin
şimdiden büyük bir ilgi gördüğünü gördüğünü
söylemek istiyorum. 2010 yılının
ikinci yarısında önemli satış rakamlarına
ulaşan Peugeot RCZ’nin
Asphalt özel serisi ile atağımız devam
edecek. Çevre atağı konusunda
ilk olarak 508 modelinde e-
HDi teknolojisinin lansmanı yapıldı.
Yeni 508, tasarımı, kalitesi, konforu
ve teknolojik donanımları ile
farkını ortaya koyuyor. “Kaliteli
zaman” sloganı ile lanse edilen
Peugeot 508, sürücü ve yolculara
sunduğu konfora katkıda bulunan
yüksek teknolojik donanımlarla
da asaletini sergiliyor. Bunun
yanında Türkiye’de üretilen Peugeot
Bipper ürün gamında bulunan
Kombi versiyonu Mart ayında iki
farklı özel seri ile ayrıcalık kazandı.
Her zaman farklı versiyonlar ile
zenginleşen Bipper Kombi ürün gamına
Connect Pack ve Outdoor
Pack özel serileri eklendi.
~
AS: Günümüzün en önemli konularından
biri
olan elektrikli
otomobillerle ilgili
neler söylemek
istersiniz?

JPV: Hükümetin
elektrikli otomobiller için
ÖTV’yi yüzde 3 ila 15 arasında değişen
oranlarda açıklaması sektör
açısından çok önemli bir gelişme
oldu. Ancak bunun şimdilik bir ilk
adım olduğunu düşünüyorum. Tabii
ki vergi gelirleri hükümet için
çok önemli ve elektrikli araçlar için
yapılan uygulama hükümetin çevre
konularında da ne kadar hassas
olduğunun bir göstergesi. Bundan
bir sonraki aşamanın hibrid araçları
da kapsayacak ve düşük emisyon
oranına sahip yeni nesil motor
seçeneklerinin pazara daha fazla
sunulmasına imkan verecek şekilde
vergi sisteminin, araçların karbondioksit
salımları doğrultusunda
yapılandırılması olacağına inanıyorum.
Böylece gelecek nesillere
daha güzel ve temiz bir dünya
bırakma şansına sahip olacağız.

AS: İlk elektrikli aracı Türkiye’ye
sizin getirmeniz gibi bir isteğiniz
var, bu konuda rakiplerle
aranızda bir yarış var mı?

JPV: Türkiye’ye ilk aracı getirmek
için çalışmalara hızla başladık
ve Peugeot’nun bu konuda 2
avantajı bulunuyor. Bunlardan ilki
Peugeot elektrikli 106 satış rakamlarıyla
elektrikli araçta dünya
lideri konumunda bulunuyor. İkinci
olarak ise yeni neslin yüzde 100
elektrikli ilk aracı olan iOn’u 2010
yılının Aralık ayında satışa sunması.
Aracın pazara sunulmuş olması
ve somut olarak bulunması
Türkiye pazarına
sunulması aşamasında
bize avantaj
sağlıyor. Peugeot
iOn’un ticarileştirilmesi
temel olarak
“herşey dahil” bir ulaşım paketinin
sunulmasına dayanıyor. Bu model,
beş senelik bir süre için, aylık
tüm vergiler dahil belli bir ödeme
tutarı karşılığında kullanıma sunuluyor.
Bu bedel 5 yıl boyunca
araç ve bataryası, batarya ve elektrikli
güç ünitesinin beş yıllık garantisi,
beş yıl veya 50 bin km sürecindeki
bakımları kapsıyor. Türkiye’de
de aynı finansal yapının
oluşturulması konusunda çalışmalar
sürüyor.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.