Dile kolay, Fransız aslanı 200 yaşında

Yollarda sağımızdan solumuzdan geçen otomobiller birer ulaşım aracı elbette. Ama bunların arkasında var olan tarih içerisinde o kadar ilginç hatıralar ve gelişmeler var ki, bunları zaman zaman bile olsa öğrenmek, bu markanın müşterileri için çok önemli tecrübeler oluyor. İlk üretim aşamasından itibaren bugüne kadar geçen zamanda olanlara bir göz atmak ve tarihte kısa bir yolculuk yapmak istiyorsanız, Peugeot’nun 200 yıllık geçmişinden söz ettiğimiz araştırmamıza bir göz atmanızı öneririz. Peugeot tarihçesini izleyen sayfalarda da, yine bu markayla yakın bağları olan, İtalyan tasarım ofisi Pininfarina’nın 80 yıllık, başarı dolu tarihini bulabileceksiniz. Fransız otomobil üreticisi Peugeot 1810’dan bu yana, önce markasını ve ardından amblemi olan aslanı, ürettiği testerelerin, el aletlerinin, kahve değirmenlerinin, bisikletlerin, motosikletlerin, scooterların ve otomobillerin üzerinde kullanıyordu. Gerçekten ilginç, öyle değil mi? Yani yanımızda ilerleyen Peugeot markalı bir aracın üzerinde yer alan logo, günün birinde karşımıza bir testere üzerinde ya da bir kahve değirmeninde, ya da ailenizle gittiğiniz şık bir Fransız restoranında, biber değirmeni olarak çıkabiliyor. Peugeot’nun, bu farklı dünyalara modernliği ve yeniliği, çelik işinden kaynaklanan endüstriyel disiplininden hiç ödün vermeden getirdi söyleniyor. Hem kendi çağının gereklerinin, hem de fırsatların bilincinde olan Peugeot, endüstriyel, teknolojik ve toplumsal gereksinimleri karşılayacak, tutarlı ve geniş kitleler için erişilebilir çözümler yaratmaya çalıştı.~ İlk kuruluşundan bu yana Peugeot’yu harekete geçmeye iten işlevsellik arayışı, Peugeot markasını çelik ve ahşap gibi birbirlerinden çok farklı dünyalar arasında bağlantı kurmaya, bağımsız ön tekerlekli 201 modeli ile otomobili ileriye götürecek yenilikler yapmaya, 401 Eclipse ile coupe ve cabriolet versiyonlarını aynı tasarımda bir arada sunmaya, bir şehir modelini elektrikli güç birimi ile donatmaya (VLV- 1941) ya da coşku ve heyecanı yine 402, 504 coupe, 406 ve bunun gibi modellerinin tasarımına, marka imzası haline getirecek derecede yansıtmaya yöneltti. İlham, Peugeot’nun dizel motorlu ilk sedan 403’ü seri halinde üretmesine, çok sayıda versiyonu ve sportif zaferleri sayesinde gerçek anlamda bir efsane olan 205’in lansmanını yapmasına, partikül filtresini ilk kez 607 üzerinde (2000) sunmasına ve yine dayanıklılık açısından dünyanın en zorlu yarışı olan 24 Saat Le Mans’da HDi FAP motorlu dizel bir araçla birincilikler kazanmasına ya da otomobil ve iki tekerlekli araç dünyalarının kesişme noktasında yer alan şehir otomobili BB1’ı yaratmasına olanak verdi. 2010 yılı başında, Peugeot kendini yenileyerek yeni marka projesini tanıttı ve 2015 yılı için saptadığı hedefleri açıkladı. Dünya otomobil markaları sıralamasında 3 basamak yükselmek, Peugeot’yu tasarım alanında referans yapmak ve ulaşım hizmetleri konusunda lider olmak.~ Bu hedeflere ulaşmak için Peugeot, 2010 ve 2012 yılları arasında 14 yeni model ile iddialı bir ürün stratejisinden, SR1 konsept modelinde en üst noktaya taşınan yeni tasarım çizgilerinden, özellikle Mu by Peugeot ile yeni ulaşım çözümlerinden ve aynı zamanda daha modern tasarımlı logosu ile yeni görsel marka kimliğinden ve yeni uluslararası sloganından güç alıyor: Peugeot, MOTION & EMOTION. 55 milyon adet üretimi, küresel ulaşım çözümleri sunma kapasitesi ile önemli bir dünya markası olan Peugeot, “Geleceğe hazırlanmak ve otomobilin çevresiyle bütünleşmesine bağlı zorlukların üstesinden gelmek için gerekli bütün üstünlüklere sahibiz” açıklamasını yaparak, 200 yıllık geçmişin de getirdiği güçle tüm bunlara hazır olduğunu dile getiriyor.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.