Her yönüyle çok farklı

Yeni Sorento’nun ilk olarak eskisi
ile neredeyse hiçbir ortak bağının
kalmadığını söylemek gerekiyor.
Eskiden daha sportif ve daha SUV
görünen araç, bu haliyle daha Avrupalı
ve elit görünme çabası içine
girmiş. Büyük sis farları, yüzünde en
çok dikkat çeken yanlarından birisi
olurken, sis farlarının yuvaları biraz
abartılı duruyor. Profili kapıların alt
tarafına açılan oluklarla hareket kazanan
Sorento’ya arkadan bakıldığında
ise SUV vurgusunun daha
güçlü olduğu görülüyor.

İç mekanda bizleri daha kaliteli,
daha elit ve geniş bir yapı karşılıyor.
Kumanda elemanlarının kolay kullanıldığı
bir kokpit tasarımına sahip
olan araç, yüksek oturma pozisyonu
ile ferah sürüşler vaat ediyor. İdeal
sürüş pozisyonunu kolay bulduğumuz
aracın, her türlü donanımla müzik
dinlemeye imkan tanıyan sistemi
de beğendik. Kalite seviyesinin
yükseldiği yaşam alanında arka tarafta
sunulan diz mesafeleri geniş.
Koltuk kalitesi ve sessizliği ile beklentilere
çok rahat cevap veren Sorento’nun
küçük bilgi ekranı ve aydınlatma
renklerinin göz yorması ise
negatif özellikler. Bagaj ise hem
hacmiyle şov yapıyor hem de kullanışlılığı
ile göz dolduruyor.

2.2 lt’lik CRDI motorla en güçlü
haline bürünen Sorento, 3800 d/d’de
197 HP güce ve 435 Nm gibi etkileyici
bir torka sahip. Gaz pedalına her
dokunduğunuzda gücü hissetmek
Sorento’nun en önemli avantajlarından
birisi. 6 ileri oranlı otomatik
şanzımanla motorun işbirliği de son
derece iyi. Pedalların kullanımı biraz
daha iyi olabilirmiş: Gaz pedalının
olduğu bölümde ayağınız biraz
yamuk kalabiliyor.

Maksimum hızı 190 km/s, 0-100
km/s hızlanması ise 10 sn olarak
açıklanan Sorento’nun bu değerlere
zorlanmadan ulaşabildiğini gördük.
Sorento’nun yakıt tüketimi can
yakmayacak seviyelerde. 7.4 lt olarak
açıklanın fabrika verisinin 1.5 lt
üzerinde bir sonuç bulmuş olsak da,
bu rakamın bu performans seviyesi
için kötü olmadığını söylememiz
gerekiyor. Direksiyon sistemi aslında
çok iyi değil: Boşluklar özellikle
yüksek hızlarda rahatsız edici. 0Esneklik
değerleri de iyi olan Sorento’nun
sürüş karakteri bundan önceki
neslinde de beğenimizi kazanmıştı.
Uzun ya da kısa sürüşlerde çok
iyi bir yol arkadaşı olan süspansiyon,
sert sürüşler sırasında rahatsızlık verici
salınımlara neden olabiliyor.
Ancak genel anlamda sürüş karakteri
iyi. Güven veren sürüş karakterini
4 tekerlekten çekiş sistemi ile
destekleyen Sorento, asfalt üzerinde
zorlanılmayacak araçlar listesinde
yer alıyor. Hafif arazi şartlarında
ve kaygan zeminlerde de güç aktarımının
başarılı olması önemli bir
avantaj. Performansıyla göz dolduran
Sorento’nun sert duruşlar sırasında
stabil yapısını koruması da başarılı.

Sonuç

Kia Sorento’nun işi eskisi kadar kolay değil.
Bunun farkında olan Kia yönetimi de rakiplerinin
karşısına eskisine göre daha elit görünümlü,
yaşam alanı daha kaliteli ve motor
gücü ile en önemli iddiasını ortaya koyan bir
araçla çıktı. Genel olarak başarılı bir sürüş
karakteri olan Sorento’nun donanım seviyesi
de beklentileri karşılıyor. Yüksek kalan fiyatı
ise şimdilik onun en büyük sorunu olacak gibi.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Her yönüyle çok farklı

Ülkemizde SUV segmentine bu aracın büyük bir hız kazandırdığı gerçeğini sanıyoruz hiç kimse inkar edemez. Ulaştığı satış rakamları ile bir anda tüm sektörün gözünün bu tarafa dönmesine neden olan Kia Sorento, aslında sadece ülkemizde değil, Avrupa’da da aynı şekilde dikkatleri çekti. Sunduklarına göre uygun sayılabilecek fiyatı ile yollarda bolca görmeye başladığımız Sorento, şimdi yeni haliyle yine aynı başarıyı yakalamak istiyor. Fakat bu, ilk günlerdeki kadar bu kolay olmayacak gibi görünüyor. Çünkü neredeyse her firmanın bu savaşta bir hatta birden fazla aracının olması var. Bu savaşta Sorento’yu zorlayacak ikinci önemli etken ise fiyatı olacak gibi görünüyor. 55 bin Euro civarında dolaşan yüksek bir satış fiyatı ile boy gösteren  Sorento’nun, artık çok ciddi alternatifleri olduğunu görüyoruz. Tamam özellikleri fazla ve yeni görünümü daha iyi ama bu fiyat etiketi onun karşısına çok ciddi rakipler çıkaracak. Yeni Sorento’nun ilk olarak eskisi ile neredeyse hiçbir ortak bağının kalmadığını söylemek gerekiyor. Bu bir modelin yenileme operasyonu sırasında karşılaştığımız en radikal değişimlerden biri olması nedeniyle, fikir olarak beğenimizi kazandı. Görünüm karşısında yapacağımız açıklamalarda aslında bu aracın yeni halini sevdiğimizi düşündürecek. Ama bu sözlere başlamadan önce bizim için eski hali mi yoksa yeni hali mi daha iyi sorusunu ortak bir cevap bulamadığımızı söyleyelim. Eskiden biraz daha sportif ve biraz daha fazla SUV görünen araç, bu haliyle daha Avrupalı bir tasarım ve daha elit görünme çabası içine girmiş. Yani bu tip araçları görmeye alışkın olduğumuz pahalı caddelerin büyüsüne Sorento da kendini kaptırmış görünüyor. ~Bu tasarım kesinlikle kötü değil ama sportif detayların sayısı bir hayli azalarak sanki Sorento’ya atılan son ütü ile dinamik hatların yerini daha Avrupalı görünmesini sağlayan bir tasarım almış. Kaliteli ve güçlü detayları ile yine göz doldurmayı başaran Sorento’nun büyük sis farları, yüzünde en çok dikkat çeken yanlarından birisi olmuş. Çamurlukların içini işaret eden bir yönlendirme tabelası gibi görünün sis farlarının yuvaları biraz abartılı gibi duruyor. Çekik gözlü farları ile Japon otomobillere gönderme yapan Sorento’nun motor kaputunun üzerindeki hoş görünümlü kıvrımlarsa biraz daha belirgin olabilirmiş. Profili kapıların alt tarafına açılan oluklarla hareket kazanan Sorento’nun çamurluklarındaki belirgin yükseltiler de hoş bir görüntü oluşturuyor. Aynaların içinde yer alan sinyal lambalarıda iyi görünen detaylar arasında. Arkadan bakıldığında SUV vurgusunun yüzüne göre daha güçlü olduğu görülen aracın yeni tasarımı, alt kaplamalar ve petek dokulu hava girişlerinin de katkısıyla, yolların dikkat çeken ürünlerinden birisi olacağının habercisi. İç mekana geçtiğimizde ise tıpkı dışında olduğu gibi ilk olarak karşımıza daha kaliteli ve daha elit görünen bir araç çıktı. 4 bin 685 mm uzunluğunda, 1885 mm genişliğinde ve 1755 mm yüksekliğinde olan araçta 2 bin 700 mm’lik dingil mesafesi sunuluyor. Dingil mesafesi abartılı olmasa da yaşam alanı son derece geniş. Kumanda elemanlarının kolay kullanıldığı bir kokpit ve orta konsol tasarımına sahip olan araç, yüksek oturma pozisyonu ile ferah sürüşler vaat ediyor.~ İdeal sürüş pozisyonunu kolay bulduğumuz araçta, direksiyon simidinin yapısı daha iyi olabileceğini düşündük. Her türlü donanımla müzik dinlemeye imkan tanıyan sistemi de Sorento’nun beğeni kazanan özellikleri arasında. Kalite seviyesinin yükseldiği yaşam alanında arka tarafta sunulan diz mesafesi oldukça bonkör. Bazı yerlerde montaj hataları dikkat çekerken, kullanılan malzeme kalitesi bazı bölgelerde düşüyor. Koltukların kalitesi ve iç mekan sessizliği ile beklentilere çok rahat cevap veren Sorento’nun küçük bir bilgi ekranına sahip olması ve yaşam alanı aydınlatma renklerinin göz yorması ise negatif özelliklerinden olacak. Sorento’nun bagajı ise hem büyük hacmiyle şov yapıyor hem de kullanışlılığı ile göz dolduruyor. 2.2 lt’lik CRDI motoru ile en güçlü haline bürünen Sorento, 3800 d/d’de 197 HP güç üretirken, 435 Nm’lik tork da motorun sunduğu önemli verilerden biri 4 silindirli bir makine olmasına rağmen 2.2 lt hacmindeki bu motor kullanım sırasında altı silindirli bir üniteyi kumanda ediyormuşsunuz gibi başarılı bir izlenim uyandırıyor. Gaz pedalına her dokunduğunuzda gücü hissetmek Sorento’nun en önemli avantajlarından birisi. 6 ileri oranlı ve manuel olarak da kumanda edilebilin otomatik şanzımanla dizel ünitenin yaptığı işbirliği de son derece iyi. İlk tepki süresi biraz geç olsa bile ortaya çıkan performans değerleri çok başarılı. Pedalların kullanımı da kolay ama daha iyisi de olabilirmiş: Gaz pedalının olduğu bölümde ayağınız biraz yamuk kalabiliyor. Özellikle ayakları biraz büyük olanlar bundan daha çok şikayetçi olacaktır. Maksimum hız 190 km/s olarak açıklanırken, 0-100 km/s hızlanma için 10 sn’nin yeterli olduğu açıklanıyor. ~Yaptığımız test ölçümleri sırasında da Sorento’nun bu verilere yakın değerlere zorlanmadan ulaşabildiğini gördük. Yüksek diyebileceğimiz performans verilerine rağmen Sorento’nun yakıt tüketimi can yakmayacak seviyelerde. 7.4 lt olarak açıklanın fabrika verisinin 1.5 lt üzerinde bir sonuç bulmuş olsakda, bu rakamın bu performans seviyesi için kötü olmadığını söylememiz gerekiyor. Sevmediğimiz simitle ile kumanda edilen direksiyon sistemi aslında çok iyi değil: Boşluklar özellikle yüksek hızlarda rahatsız edici olabiliyor. Tamam, bu çok büyük bir problem değil ama daha iyi sistemlerin varlığını bildiğimiz için bununla yetinmek biraz garip geldi. Esneklik değerleri de iyi olan Sorento’nun sürüş karakteri bundan önceki neslinde de beğeni-mizi kazanmıştı. Uzun ya da kısa sürüşlerde çok iyi bir yol arkadaşı olan süspansiyon, sert sürüşler sırasında rahatsızlık verici salınımlara neden olabiliyor. Ancak genel anlamda sürüş karakteri iyi. Güven veren sürüş karakterini 4 tekerlekten çekiş sistemi ile destekleyen Sorento, asfalt üzerinde zorlanılmayacak araçlar listesinde yer alıyor. Hafif arazi şartlarında ve kaygan zeminlerde de güç aktarımının başarılı olması önemli bir avantaj. Performansıyla göz dolduran Sorento’nun sert duruşlar sırasında stabil yapısını koruması da başarılı.~SONUÇ
Kia Sorento’nun işi eskisi kadar kolay değil. Bunun farkında olan Kia yönetimi de rakiplerinin karşısına eskisine göre daha elit görünümlü, yaşam alanı daha kaliteli ve motor gücü ile en önemli iddiasını ortaya koyan bir araçla çıktı. Genel olarak başarılı bir sürüş karakteri olan Sorento’nun donanım seviyesi de beklentileri karşılıyor. Yüksek kalan fiyatı ise şimdilik onun en büyük sorunu olacak gibi. Fiyat kademesi biraz daha aşağıya çekilebilse şansı çok daha yüksek olabilir.

(+) Tasarım, yaşam alanı, motor, şanzıman, sürüş, süspansiyon, tüketim
(-) Direksiyon, fiyat, bilgi ekranı, aydınlatma renkleri


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.